Polytechnical school türkçesi Polytechnical school nedir

  • Uygulamalı fen bilimleri ile kılgılı sanatların türlü dallarında öğretim yapan okul.
  • Politeknik okul.
  • Eğitim alanında kullanılır.

Polytechnical school ingilizcede ne demek, Polytechnical school nerede nasıl kullanılır?

School : Tiyatroda yeni bir görüş, başka bir duyuş, anlayış ve heyecan getiren ve bunları birtakım kurallara bağlayan çığır. Balık sürüsü. Tarz. Bilimyurdu. Türlü bilgi, beceri ve alışkanlıkların belli amaçlara göre düzenli bir biçimde öğretildiği ve kazandırıldığı eğitim kurumu. öğrenci, öğretmen ve yöneticilerden oluşan eğitim topluluğu. bir bilim, felsefe ve sanat kolunda belirli nitelik ve özellikleri bulunan akım, biçim ve görüşe verilen ad. Mektep. Yetiştirmek. Okutmak. Ders vermek. Eğitim, tiyatro alanlarında kullanılır.

Absence from school : Dersi asma. Okulda olmama.

Active school : Eğitim ve öğretim etkinliklerinin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi konularında öğrencilere geniş çapta katılma olanağı sağlayan okul. program, yöntem ve insan ilişkileri bakımından işe ve etkinliğe önem veren okul. Etkin okul.

Administration school : İşletme fakültesi. Yönetim ve iş yetenekleri eğitimi veren fakülte.

Agricultural boarding school : Zirai eğitim ve beceriler öğreten yatılı okul. Yatılı ziraat okulu.

 

Agricultural school : Tarım okulu. Zirai eğitim ve beceriler öğreten okul.

İngilizce Polytechnical school Türkçe anlamı, Polytechnical school eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Polytechnical school ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Academic intelligence : Soyut kavramları kolayca kavramaya yatkın zeka. Akademik zeka.

Accustoming : Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Alıştırmak. Yetiştirim. Ülfet. Ünsiyet.

Abstract reasoning : Soyut akıl yürütme. Somut veriler yerine, simge ya da genellemelerden yararlanarak sonuçlara varma işlemi. Soyut usavurma.

Achievement tests : Bir öğrencinin ya da bir öğrenci topluluğunun belli bir konuda, genellikle belirli bir öğretim sonunda elde ettiği bilgi, beceri ve anlayışı ölçen testler. Başarı testi. Başarı testleri.

Abulia : İrade kaybı. İstenç yitimi. Karar verme, dikkat, devinme gibi zihin ve beden etkinliğiyle ilişkili işleri yapamamak biçiminde kendini gösteren ve sinir yorgunluğu sonucu ortaya çıkan durum. Abuli. Kayıtsızlık. Abulya. İstem yitimi. İrade yitimi. İrade gücünün kaybolmasıyla tanımlanan sinir hastalığı.

A priori knowledge : A priyori bilgi. Gözlem ve deney dışında anlıksal çıkarsama yolu ile edinilen bilgi. doğuştan var olan bilgi. deney öncesi bilgi. Önsel bilgi.

Abstract intelligence : Düşünme ve yeni durumlara uyma konularında soyut kavramlar ile simgelerden başarılı biçimde yararlanma yeteneği. Soyut zeka.

Achromatopsia : Akromatopsi. Renk körlüğü. Nesnelerin renksiz algılanması ya da kimi renklerin algılanmamasından ileri gelen bir görme bozukluğu.

 

Academic preparation : Akademik hazırlık. Belli bir bilim ya da meslek dalında çalışmak için gerekli öğrenimi tamamlamış olma. yüksek öğretimin herhangi bir dalında öğrenim yapmak için gereken ön hazırlık.

Academy : Akademi. Plato'nun kurduğu felsefe okulu. Bilim adamları topluluğu. Yüksekokul. Okul. Bilim dallarında, güzel ya da uygulamalı sanatlarda orta ve yüksek öğretim yapan kimi okullara verilen ad. üyeleri bilginlerden, yazarlardan, sanatçılardan oluşan bilim ve sanat kuruluşu. Medrese. Yüksek okul.

Polytechnical school synonyms : active school, achievement age, academy of economic and commercial sciences, abnormal child, academic year, ability group.