Pomegranate türkçesi Pomegranate nedir
- Nar.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Nargiller (punicaceae) familyasından, meyvesi için kültürü yapılan, yan ağaçsı, kırmızı çiçekli bir bitki.
Pomegranate ile ilgili cümleler
English: Kashgar's pomegranates are the most famous.
Turkish: Kaşgar narları en ünlüsüdür.
English: Ali told me where I could buy pomegranates.
Turkish: Ali bana nereden nar alabileceğimi söyledi.
English: Did you buy the pomegranate juice?
Turkish: Nar suyu satın aldın mı?
English: I have a pomegranate.
Turkish: Benim bir narım var.
English: Mommy, I want you to buy me a pomegranate!
Turkish: Anne, bana bir nar almanı istiyorum!
Pomegranate ingilizcede ne demek, Pomegranate nerede nasıl kullanılır?
Pomegranates : Nargiller. Yaprakları karşılıklı ya da kümeler halinde, basit ve stipulasız, çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı, taç yaprakları 5-7 parçalı, çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda, hermafrodit, ışınsal simetrili, bakka tipi meyvesi olan, meyvesi için kültürü yapılan, dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle, ülkemizde de nar (punica granatum) türü ile temsil edilen familya. Nar.
İngilizce Pomegranate Türkçe anlamı, Pomegranate eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pomegranate ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abramis zone : Abramis zonu. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Yer domuzugiller.
Abiotic factor : Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen, iklim faktörleri, toprağın özellikleri ve suyun kimyasal yapısı gibi faktörler. Abiyotik faktör. Canlı varlıkların hayatlarını önemli derecede etkileyen iklim faktörleri, toprağın özellikleri, suyun kimyasal yapısı gibi faktörler.
Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A protein : A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein.
Fruit tree : Meyve ağacı.
Pomegranates : Nargiller. Yaprakları karşılıklı ya da kümeler halinde, basit ve stipulasız, çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı, taç yaprakları 5-7 parçalı, çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda, hermafrodit, ışınsal simetrili, bakka tipi meyvesi olan, meyvesi için kültürü yapılan, dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle, ülkemizde de nar (punica granatum) türü ile temsil edilen familya.
Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.
Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Karınca yiyen. Yer domuzu. Yerdomuzu. Borudişli.
Pomegranate synonyms : punica granatum, pomegranate tree, genus punica, edible fruit, punica, a cell, acacia, a chromosome, abductor muscle, a cells, abacus bodies, a site, abiotic environment.
Pomegranate ingilizce tanımı, definition of Pomegranate
Pomegranate kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The fruit of the tree Punica Granatum. Also, the tree itself ([Bakınız: Balaustine]), which is native in the Orient, but is successfully cultivated in many warm countries, and as a house plant in colder climates. The fruit is as large as an orange, and has a hard rind containing many rather large seeds, each one separately covered with crimson, acid pulp.

Bu kısımda Pomegranate kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pomegranate ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pomegranate anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pomegranate ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.