Pomegranates türkçesi Pomegranates nedir

  • Nargiller.
  • Yaprakları karşılıklı ya da kümeler halinde, basit ve stipulasız, çanak yaprakları 5-8 loplu ve kırmızı, taç yaprakları 5-7 parçalı, çiçekleri uçta tek ya da kimoz durumlarda, hermafrodit, ışınsal simetrili, bakka tipi meyvesi olan, meyvesi için kültürü yapılan, dünyada punica cinsi ve bu cinse ait iki türle, ülkemizde de nar (punica granatum) türü ile temsil edilen familya.
  • Nar.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Pomegranates ile ilgili cümleler

English: Ali told me where I could buy pomegranates.
Turkish: Ali bana nereden nar alabileceğimi söyledi.

English: Kashgar's pomegranates are the most famous.
Turkish: Kaşgar narları en ünlüsüdür.

Pomegranates ingilizcede ne demek, Pomegranates nerede nasıl kullanılır?

Pomegranate : Nargiller (punicaceae) familyasından, meyvesi için kültürü yapılan, yan ağaçsı, kırmızı çiçekli bir bitki. Nar.

İngilizce Pomegranates Türkçe anlamı, Pomegranates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pomegranates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

 

Abacus bodies : Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri. Abacus cisimcikleri.

A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.

Aardvarks : Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Yerdomuzu. Damarlı dişliler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas. Abdüktör kas.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.

 

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik ortam. Cansız çevre.

A site : Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri. A yeri.

Pomegranates synonyms : punica, edible fruit, punica granatum, pomegranate tree, genus punica, pomegranate, a protein, a cell, abiotic factor, aardvark, a cells, acacia, fruit tree.