Ponying türkçesi Ponying nedir

  • Likör kadehi.
  • Midilli.
  • Midilli atı.
  • Yirmibeş dolarlık fiş.
  • Küçük at.
  • Kitapçık.
  • Yirmibeş pound.

Ponying ingilizcede ne demek, Ponying nerede nasıl kullanılır?

Pony engine : Manevra lokomotifi.

Pony tail : At kuyruğu.

Shetland pony : Shetland midillisi. Midilli.

Welsh pony : Gal midillisi.

Pony : Kitapçık. Midilli. Poni. Küçük araba. Yirmibeş dolarlık fiş. Küçük at. Likör kadehi. 142 cm yüksekliğini aşamayan küçük at ırkı, midilli. Likör kadehi (amerikan ingilizcesi).

Ponytails : Atkuyruğu. At kuyruğu. At kuyruğu (saç).

Toponym : Bir yerin isminden türetilen isim veya kelime. Toponim. Yer ismi.

Eponyms : Bir yere adını veren kimse. Soyuna adını veren kimse. Eponimler.

Eponym : Eponim. Soyuna adını veren kimse. Kişi kökenli. Kendi adını taşıyan. Bir yere adını veren kimse. Bir şeye (kendi) adını vermiş. Kavim. İsim babası.

Eponychium : Eponişiyum. Eponikyum. Tırnak kökünde yer alan tırnağın deriyle birleşen boynuzumsu katmanı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Tırnak kökünü örten deri katlanmaları. Kısmen el ve ayak tırnaklarını kaplayan zar (embriyoloji).

İngilizce Ponying Türkçe anlamı, Ponying eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ponying ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cob : Koçan. İri fındık. Tanesiz koçan. Taneleri alınmış, selüloz bakımından zengin, öğütülerek geviş getiren hayvanlara dolgu maddesi olarak yedirilebilen mısır koçanının bir parçası, somak, sömek. Kerpiç. Küçük yuvarlak ekmek. Mısır koçanı. Erkek kuğu.

Booklet : Risale. Cep kılavuzu. Bröşür. Broşür. El broşürü.

Pop : Patlamak. Bas gitarda, telleri tınlatan elin genellikle işaret veya orta parmağı ile bir telin asılınması ve genellikle hemen ardından susturulması yöntemi. Patlatmak (mısır). Patlatmak. Çabucak giymek. Çıtçıtla iliklemek. Patlatma. Ağzına atmak. Rehine koymak (ingiliz ingilizcesi). Bumlamak.

Brochures : Broşürler. Broşür.

Manual : Manüel. Kılavuz. Elbetiği. Herhangi bir donanım ya da yazılım dizgesinin kullanımı sırasında kullanıcının duraksamalarını gidermek üzere başvurabileceği biçimde düzenlenmiş belgeleme öğesi. El. El kılavuzu. Ele ait. Elkitabı. Manuel.

Brochure : Tanıtıcı kitapçık. Broşür. Föy. Risale.

Bibelot : Biblo. Kimi zaman yazısı, minyatürü ya da bezemesiyle değer kazanan olağanüstü küçüklükteki kitap. Biblo (fransızca terim). Süslük.

Ponies : Küçük araba. Likör kadehi (amerikan ingilizcesi).

Sound : Etki bırakmak. Yoklamak (düşünce veya fikir). Derine dalmak (balina). İyi. Deliksiz (uyku). Muayene etmek. Sapasağlam. Selen odası. Öttürmek. Ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim: a, m, n, y, s.

Pamphlet : El kitabı. Bir tanıma göre 48, bir tanıma göre 100 sayfadan az olan ciltsiz yayın türü. Pamplet. Bröşür. El ilanı. Risale. Kitapcık. Broşür. Küçük kitap. Hiciv.

 

Ponying synonyms : musical performance, piping, leaflet, bowing, leaflets, transposition, pamphlets, lesbian, lesbos, booklets, manuals, leafleting, pony, palfreys, lesbians, stopping, vade mecum, shetland pony, palfrey.

Ponying zıt anlamlı kelimeler, Ponying kelime anlamı

Contentment : Kanaat. Gönül ferahlığı. Ferahlık. Gönül rahatlığı. Rahatlık. Gönül hoşluğu. Hoşnutluk. İktifa. Razı olma. Memnuniyet.

Finished : Mükemmel. Hazır. Sona ermiş. Tamam. Bitirilmiş. Bitmiş. İşlenmiş. Tükenmiş. İmalatı tamamlanmış. Mafiş.