Kitapçık nedir, Kitapçık ne demek

Kitapçık; Kitaplık alanında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.

  • Küçük kitap
  • Genellikle bir şeyi tanıtmayı amaçlayan, sayfa sayısı az,küçük kitap, risale, broşür.

Teknik terim anlamı:

Kimi zaman yazısı, minyatürü ya da bezemesiyle değer kazanan olağanüstü küçüklükteki kitap.

Kitapçık ile ilgili Cümleler

  • Öğretmen kitapçıkları dağıttı.
  • Bu kitapçık ücretsizdir.
  • Bahçecilik üzerine bir kitapçık okuyor.

Kitapçık anlamı, kısaca tanımı

Kitap : Ciltli ve ciltsiz olarak bir araya getirilmiş, basılı veya yazılı kâğıt yaprakların bütünü. Herhangi bir konuda yazılmış eser. Kutsal kitap

Kitapçı : Kitap satan kimse. Kitap bastırıp satan kimse.

Kitapçık yazarı : Kitap biçiminde olup 48 sayfadan küçük olan bir yapıtın yazarı.

Kimi zaman : Ara sıra.

Olağanüstü : Alışılmıştan, benzerlerinden farklı olan, fevkalade. Harikulade. Beklenmedik bir zamanda yapılan, önceden tasarlanmamış olan, fevkalade.

Küçüklük : Küçük olma durumu. İnsana yakışmayacak, insanın değerini azaltacak davranış.

Minyatür : Çoğunlukla eski yazma kitaplarda görülen, ışık, gölge ve hacim duygusu yansıtılmayan küçük, renkli resim sanatı. Bu biçimde yapılmış küçük resim. Bir şeyin küçük ölçekte kopyası veya benzeri.

 

Küçüklü : Antalya şehrinde, Gazipaşa ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Antalya şehrinde, Kızılcadağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Etili bucağına bağlı bir bölge. Çankırı ilinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Gaziantep ili, Araban ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Giresun kenti, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Malatya şehri, Doğanşehir belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

Tanıtma : Tanıtmak işi, takdim, prezantasyon.

Risale : Kitapçık.

Bezeme : Süsleme. Süs, süsleyen şey.

Broşür : Kitapçık.

Olağan : Sık sık olan, olagelen, doğal, tabii, olmadık karşıtı. Alışılmış olan, normal.

Zaman : Bir işin, bir oluşun içinde geçtiği, geçeceği veya geçmekte olduğu süre, vakit. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler, vakit. Çağ, mevsim. Dönem, devir. Bu sürenin belirli bir parçası, vakit. Yer kabuğunun geçirdiği gelişimde belirlenen ve fosillere göre dörde ayrılan geniş evrelerden her biri. Olayların oluş ve akış sırasını belirleyen, düzenli ve dönemli gök olaylarını birim olarak kullanan sanal bir kavram. Belirlenmiş olan an. Fiillerin belirttikleri geçmiş zaman, şimdiki zaman, gelecek zaman, geniş zaman kavramı.

 

Sayfa : Üzerine yazı yazılan veya basılan bir kâğıt yaprağın iki yüzünden her biri, sahife. Gazete, dergi vb. yayınlarda özel bir alan için ayrılmış bölüm. Konu.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Kazan : Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Buhar makinelerinde, kalorifer tesisatında, suyun kaynatıldığı büyük derin kap.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Diğer dillerde Kitapçık anlamı nedir?

İngilizce'de Kitapçık ne demek ? : bibelot