Poppycock türkçesi Poppycock nedir

Poppycock ingilizcede ne demek, Poppycock nerede nasıl kullanılır?

Poppy family : Yaprakları almaşlı, genelde tek çiçekli ve ışınsal simetrili, taç ve çanak yaprakları gösterişli, erkek organları çok sayıda ve bir ya da birkaç sıra dizili, meyveleri kapsül, lomentum ya da ince uzun kapsül şeklinde olan, bir ya da çok yıllık, otsu, çalmışı bazen de ağaçsı türleri olan, dünyada 28 cins ve 250 kadar türle, ülkemizde ise 5 cins ve 45 kadar türle temsil edilen bir familya. Gelincikgiller.

Poppy seed : Afyon tohumu. Haşhaş tohumu.

Opium poppy seed cace : Haşhaş küspesi. Haşhaş tohumundan yağın çıkarılmasıyla elde edilen, üretim sırasında tohumla birlikte bir miktar kabuk kalmışsa küspede bir miktar afyon (opium alkoloidi) içerebilen proteince zengin yem maddesi.

California poppy : California gelinciği. Acemlalesi. Turuncudan sarıya çiçekleri ve mavimsi renkte yaprakları olan ve yıllık yetişen bir gelincik ailesi. Güneştopu. Acem lalesi.

Corn poppy : Gelincik. Gelincik çiçeği. Gelincikgiller (papaveraceae) familyasından, kırmızı çiçekli, kapsül tipi meyvesi olan, yol kenarlarında, çayırlıklarda yetişen, tek yıllık, otsu bitki.

Opium poppy : Afyon. Haşhaş. Afyon çiçeği.

 

Field poppy : Gelincik.

Poppy : Afyon. Haşhaşgiller (papaveraceae) familyasından, 1-1,5 metre boyunda, tek yıllık, otsu, beyaz ya da mor çiçekli, kapsül meyvesinden afyon elde edilen, tohumlan yağ imalinde kullanılan bir kültür bitkisi. haşeş, haşgeç, afyon. Afyon çiçeği. Haşhaş. Kokulikot. Gelincik. Pavot. Gelincik kırmızısı. Gelincik rengi.

Oriental poppy : Doğuhaşhaşı.

İngilizce Poppycock Türkçe anlamı, Poppycock eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Poppycock ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trash : Çöp. Ayağının altına almak. Budamak. Döküntü. Adi şey. Saçmalık (argo sözcük). Kırıp dökmek. Tahrip etmek. Değersiz şey.

Bullshit : Boş şey. Hassiktir!. Deli saçması. Saçmalamak. Palavra sıkmak. Bok (argo terim). Değersiz şey.

Trivialities : Önemsizlik. Değersizlik. Abeslik.

Claptraps : Hikaye. Göstermelik. Zırva. Yağcılık. Palavra.

Buncombe : Palavra. Kitle iletişim araçlarına yönelik verilen demeç. Değersiz şey. Boş şey. Zırva. İllinois eyaletinde yerleşim yeri.

Empty words : Palavra. Balon. Boş laflar. Laf. Önemsiz sözler.

Nonsense : Ivır zıvır. Anlamsız. Fasafiso. Anlamsız söz. Hava gazı. Aptalca davranış. Kuru gürültü. Safsata.

Empty rhetoric : Boş konuşma. Anlamsız konuşma. Anlamsız sözler. Safsata. Manasız lakırdı. Boş lakırdı. Boş konuşma veya söylem.

Vain promise : Aldatma. Bel bağlanamayacak vaatler. Boş söz. Yalanlar. Aslı olmayan vaatleri. Boş vaatler.

Airy fairy : Nazik (ingiltere ingilizcesi). Hayal ürünü. Maval. Hayali. Pratik olmayan. Hikaye. Gerçeğe dayanmayan (resmi olmayan ).

Poppycock synonyms : nonsensicality, hooeys, palavers, bosh, bunkum, palavered, falderal, bilge, bafflegab, hot air, bunkums, applesauce, hokum, trashes, boloneys, apple sauce, meaninglessness, claptrap, empty promise, absurd, abracadabra, asinine, bathetic, stuff and nonsense, boloney, bunk, absurdism, empty talk, absurdity, farcical, blather, fine words, bilgewater.