Potentiometry türkçesi Potentiometry nedir
- Özdek niceliği, denge durganı değerlik gibi büyüklüklerin belirlenmesi amacıyla, bir elektrot potansiyelinin ya da eşdeğerleyim sırasında potansiyel değişiminin ölçümü.
- Potansiyelölçüm.
- Kimya alanında kullanılır.
- Potansiyometri.
Potentiometry ingilizcede ne demek, Potentiometry nerede nasıl kullanılır?
Chronopotentiometry : Belirli ve saptanmış akım altında seyreltik çözeltilerin karıştırılmaksızın elektrikle ayrışımında özdevimsel çizilen süre-potansiyel eğrilerinden özdeklerin nitelik, nicelik ve değerliklerini belirleme yöntemi. Kronopotansiyometri. Sürelpotansiyelölçüm.
Potentiometric : Potansiyometrik. Gerilimölçerli. Gerilim ölçümüne ilişkin.
Potentiometric titration : Potansiyometrik titrasyon. Gerilimölçerli eşdeğerlenim.
Potentiometer : Kıvıl gerilimi ölçen araç. Potansiyelölçer. Bir devreden akım geçmeyen durumda iki uç arasındaki potansiyel ayrımını ölçen ve ölçeğinde potansiyeli volt biriminde gösteren aygıt. Gerilim ölçer. Gerilimölçer. Ayarlı direnç. Voltmetre. Elektrik akımına karşı koyabilme oranı ayarlanabilen direnç türü. Fizik, kimya, gitar alanlarında kullanılır. Potansiyometre.
Potentiometers : Voltmetre. Gerilim ölçer. Gerilimölçer. Potansiyometre.
Cosine potentiometer : Kosinüs potansiyometresi.
Capacitive potentiometer : Kapasitif potansiyometre.
Dual potentiometer : Çift potansiyometre.
Magnetic potentiometer : Manyetik potansiyometre.
İngilizce Potentiometry Türkçe anlamı, Potentiometry eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Potentiometry ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Alisiklik bileşik. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.
Measuring instrument : Ölçme aygıtı. Ölçme cihazı. Ölçü aleti. Ölçme aleti. Ölçü aygıtı. Ölçüm malzemeleri.
Aldehydes : Aldehitler. Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit.
Voltage divider : Ardışık bağlı direnç, sığaç ve inkilteçlerden oluşan ve tüm dizinin uçlarına uygulanan gerilimin küçük bir bölümünü alarak kullanmaya yarayan düzenek. Gerilim bölücü. Voltaj bölücü. Elektronik direnç. Voltaj ayırıcı. Gerilimbölen. Gerilim düşürücü. Voltajı ayırmak ve bölümlemek için kullanılan şey.
Alcohols : İçki. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, roh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). Alkol. Alkoller. İspirto.
Acidimetry : Asidimetre. Asitölçüm. Asit ölçümü. Asidimetri. Asitimetre. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme.
Measuring system : Ölçme sistemi. Ölçüm sistemi. Ölçüm dizgesi. Ölçme dizgesi.
Measuring device : Ölçü aleti. Ölçek. Ölçü tesisi. Ölçme aygıtı. Ölçüm cihazı. Ölçme aleti.
Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.
Activated coal : Aktif kömür. Çözeltilerden renk giderme ya da gaz karışımlarından kimi gazlan ayırma amacıyla yüze yutma özelliği geliştirilmiş kömür. Etkinleştirilmiş kömür. Etkin kömür.
Potentiometry synonyms : potential divider, alabaster, active metals, acid salt, acid radical, aliphatic compounds, additive properties, active passive metal, additive, pot, alcoholometry, aliphatic saturated compounds.

Bu kısımda Potentiometry kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Potentiometry ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Potentiometry anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Potentiometry ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.