Pragmatic türkçesi Pragmatic nedir
- İşgüzar.
- Pragmacı.
- Uygulamacı.
- Bilgiçlik taslayan.
- Her şeye karışan.
- Pratik.
- Öğretici.
- Eğitici.
- Faydacı.
- Pragmatik.
- Dogmacı.
Pragmatic ile ilgili cümleler
English: I have been told that I am pragmatic, and I am.
Turkish: Bana pragmatik olduğum söylendi, ve öyleyim.
English: I agree on an emotional level, but on the pragmatic level I disagree.
Turkish: Duygusal bir düzeyde katılıyorum ama pragmatik düzeyde katılmıyorum.
Pragmatic ingilizcede ne demek, Pragmatic nerede nasıl kullanılır?
Pragmatic historiography : Yararcı tarihçilik. Geçmiş olayların gelecek olaylar için örnek alınması amacını güden tarih yazıcılığı.
Pragmatic test : Edim sınavı.
Pragmatical : Pratik. İşgüzar. Dogmacı. Her şeye karışan. Öğretici. Pragmatik. Faydacı. Bilgiçlik taslayan. Eğitici.
Pragmatically : Pragmatik olarak.
Pragmatics : Kullanımbilim. Edim bilgisi. Pragmatik. Edimbilim. Pragmatikler. Edimbilgisi.
Pragmatize : Gerçek gibi göstermek. Mantığa göre açıklamak. Rasyonelleştirmek.
Pragmatist : Pragmacı. Bilgiç. Faydacı. Uygulamacı. İşgüzar.
Pragmatists : İşgüzar. Bilgiç. Pragmacı. Uygulamacı. Faydacı. Pragmatist.
Pragmatism : Yalnız insanın kendisine yararlı olarak kullanabileceği şeyi gerçek sayan, gerçeğin ve doğrunun değerini, onun uygulamada sağladığı yarara göre saptayan öğreti. Uygulayıcılık. Pragmatist. İşgüzarlık. Uygulamacılık. Bir bilgi ya da işlemin değerini denenceli kullanım vè uygulanma yeteneğinde bulan yaklaşım. Pragmatizm. Bir düşüncenin doğruluğunun ancak o düşüncenin sonucuyla ölçülebileceğini ve düşünmenin, eyleme götürücü görevsel bir süreç olduğunu ileri süren; bilgiyi insanın hizmetinde bir araç biçiminde değerlendiren ve kılgılı başarıyı gerçeğin tek ölçütü olarak benimseyen öğreti. Faydacılık. Yararcılık.
İngilizce Pragmatic Türkçe anlamı, Pragmatic eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pragmatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Handier : El altında. Elinden her iş gelen. Kullanışlı. Kolay kullanımlı. Mahir. İşe yarayan. Hünerli. Eli işe yatkın. Yakın. Yararlı.
Instructor : Arıcılık eğitimcisi. Öğretmen. Öğretim elemanı. Eğitmen. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Asistan. Doçent (amerikan ingilizcesi). Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse.
Officious : Her işe burnunu sokan. Yarı resmi. Her şeye burnunu sokan. Yılışık. Çokbilmiş. Ukala.
Priggish : Kendini beğenmiş. Ukalaca. Ukala.
Kibitzers : Karışan kimse. Araya giren kimse. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse. Sohbet eden kimse.
Inkhorn : Hayvan boynuzundan yapılan mürekkep kabı. Ukala. Boynuz hokka. Bilgiç. Mürekkep kabı. Mürekkep boynuzu. Hayvan boynuzundan yapılma mürekkep kabı (geçmişte yazma mürekkebini koymak için kullanılırdı).
Hardheaded : Mantıklı. Kurnaz. Makul düşünüşlü. İnatçı. Direngen. Zeki. Açıkgöz. Dik başlı. Makul düşünen.
Smart aleck : Bilgiç. Zeki geçinen tip. Ukala dümbeleği. Sivri akıllı. Çokbilmiş. Bilmiş. Çok bilmiş. Kendini bir şey zanneden kimse. Her şeyi bildiğine inanan insan.
Kibitzer : Karışan kimse. Araya giren kimse. (konuşma dili) burnunu sokan kimse. Başkalarının işine burnunu sokan kimse. Karıştırıcı. Sohbet eden kimse. İstenmediği halde öğüt veren kimse.
Instructional : Eğitim. Eğitime ait.
Pragmatic synonyms : utilitarian, dogmatist, meddler, baalebos, busybodies, convenient, drillers, meddlesome, dogmatic, busybody, clever dick, applicative, functional, pragmatics, preceptive, practical, handlers, educational, donnish, pragmatists, appl, exercitation, matter of fact, pragmatist, didactical, pedantic, inkhorns, meddlers, bookish, educative, businesslike, interfering, educators.
Pragmatic zıt anlamlı kelimeler, Pragmatic kelime anlamı
Impractical : Saçma. Yapılamaz. Kullanışlı olmayan. Pratikten yoksun. Kullanışsız. Mantıksız. Pratik olmayan. Elverişsiz. Uygulanamaz. Beceriksiz.
Unrealistic : Hayali. Gerçekçi olmayan. Gerçek dışı.
Pragmatic ingilizce tanımı, definition of Pragmatic
Pragmatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Material. Businesslike in habit or manner. Of the nature of business. Of or pertaining to business or to affairs. One skilled in affairs. Practical.

Bu kısımda Pragmatic kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pragmatic ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pragmatic anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pragmatic ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.