Pratik nedir, Pratik ne demek

Pratik; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

"Pratik" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Çok görmüş halk adamlarına mahsus pratik bir zekâsı vardı." - R. N. Güntekin

Pratik kısaca anlamı, tanımı:

Pratika : Kıyı sağlık idaresi tarafından gemilere verilen giriş çıkış izni.

Pratikleşme : Pratikleşmek işi.

Pratikleşmek : Pratik duruma gelmek.

Pratiklik : Pratik olma durumu.

Pratikte : Günlük yaşayışta, uygulamada.

Kolaylık : Bir işi yapabilme durumu veya imkânı. Kolay duruma getiren. İşlerin kolayca yapılmasını sağlayan şey. Kolay olma durumu.

Kullanışlı : Rahatça kullanılabilen, ergonomik.

Kişi : Eş, koca. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer. Erkek.

Deneyim : Bir kimsenin belli bir sürede veya hayat boyu edindiği bilgilerin tamamı, tecrübe, eksperyans.

Beceri : Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet.

 

Eğilim : Bir şeyi sevmeye, istemeye veya yapmaya içten yönelme, meyil, temayül. Para piyasalarında zamanla oluşan değişim, alım satım işlemleriyle ilgili iniş çıkış seyri. Belirli bir siyasi görüşe veya düşünceye yakın olma durumu, tandans.

Bulunma : Bulunmak işi.

Kolaylıkla : Sıkıntı çekmeden, güçlüklere uğramadan, kolayca.

Uygulamalı : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Yürütüm.

Pratikleştirme : Pratikleştirmek işi.

Pratikleştirmek : Pratik duruma getirmek.

Pratik ile ilgili Cümleler

  • Pratik değil.
  • Pratik yapalım.
  • Tom'un pratik zekası var.
  • Ali yetenek gösterisi için bütün hafta pratik yaptı.
  • Başkan pratik olmadığı için fikirden vazgeçti.
  • Pratik yapacak zamanım vardı.
  • Pratik için geç kaldım.
  • Teori ve pratik el ele gitmeli.
  • Pratik yapacak çok zamanım oldu.
  • Pratik misin?
  • Ali eğer isterse benim evime uğrayabilir ve benim piyanomda pratik yapabilir.
  • Pratik bir şeye ihtiyacın var.
  • Artık pratik yapmıyorum.
  • Bu şehirdeki ulaşım araçları çok pratik.

Diğer dillerde Pratik anlamı nedir?

İngilizce'de Pratik ne demek? : adj. practical, handy, convenient, applied, businesslike, rough and ready

n. practice, praxis, experience

Fransızca'da Pratik : pratique

Almanca'da Pratik : adj. praktisch

Rusça'da Pratik : n. практика (F), опыт (M), навык (M)

adj. практический, деловой, практичный