Precensorship türkçesi Precensorship nedir

  • Kimi ülkelerde oyunu halka sunmadan önce oynanmasında yasaca sakınca olup olmadığını anlamak için sorumluların yaptığı denetleme.
  • Sıkıdenetim.
  • Bazı ülkelerde oyunu halka göstermeden önce oynanmasında sakınca olup olmadığını anlamak için görevlinin yaptığı denetleme.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Ön denetleme.

Precensorship ingilizcede ne demek, Precensorship nerede nasıl kullanılır?

Precensor : Sansür uygulamak. Sansür koymak. Sansür etmek.

İngilizce Precensorship Türkçe anlamı, Precensorship eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precensorship ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Office : İş. Atölye. Bölüm (orun). Kiler. Dini tören. Bakanlık. Vazife. Kalem. Şirket veya kuruluş adına birtakım etkinlikler yapmakla görevlendirilen kurum veya kuruluş. Devlet dairesi.

Amateur theater : Para karşılığında olmaksızın oynanan tiyatro; meslekten oyuncu olmayan, istekli, hevesli kişilerin kurduğu tiyatro topluluğu. Özenci tiyatro. Amatör tiyatro. Profesyoneller tarafından yapılmayan tiyatro eserleri.

Situation : Görev. Kişiler arasındaki ilişkide önemli bir durumu getiren ve seyirciyi etkileyen görünüm. tema, uygun bir durum üzerine oturtularak işlenir. Vazife. Ekmek kapısı. Konum. İş. Halet. Oyunda seyirciyi etkileyen görünüş. vaziyet. Yer.

 

Position : Sav. Mevki. Bilgisayar, bilişim, fizik, kimya, jimnastik, voleybol, veterinerlik alanlarında kullanılır. Duruş. Taneciğin yeri, bunu veren konsayılar. Durum. Oyuncuların alanda yer alış durumu. Statü. Yer. Konumlanmak.

Acting manager : Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli. Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili.

Place : Mahal. Hane. Mekan. Ev. Basamak. Statü. Kutsal olarak nitelenen, içinde ya da çevresinde dinsel, büyüsel, geleneksel, törensel işlemler yapılan, toplantılar düzenlenen alan, düzlük, dağ, tepe, orman vb. her biri. bk. adak, kurban. Kim olduğunu çıkarmak. Makam. Yazdırmak.

Abstractionism : Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutlama. Soyutçuluk. Abstraksiyonizm.

Alto : Pes uzamda kalın kadın sesi. Alto sesli sanatçı. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Alto. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. En kalın kadın sesi. En kalın ve tok tonlu kadın sesi.

Spot : Yerini saptamak. Bir parlak yüzeyde (ay tekeri, güneş tekeri) görülen kara benek. Peşin işlem. Kısa tanıtı. Beneklemek. Değerlendirmek. Benek benek olmak. Lekelenmek. Saçmak. Nokta.

Berth : Gemici ranzası. Görev. Rıhtıma bağlamak. Rıhtıma yanaşmak. Yatak. Yatak yer vermek. Yatacak yer bulmak. Palamarla bağlamak. Açıklık. Limana girmek.

Precensorship synonyms : censorship, analyze, acting style, absurd theatre, actor manager, allegory, billet, active hero, adaptability, act drop, acrobacy, after piece, abstract theatre, alley theme, post.