Precensor türkçesi Precensor nedir

  • Sansür uygulamak.
  • Sansür koymak.
  • Sansür etmek.

Precensor ingilizcede ne demek, Precensor nerede nasıl kullanılır?

Precensorship : Bazı ülkelerde oyunu halka göstermeden önce oynanmasında sakınca olup olmadığını anlamak için görevlinin yaptığı denetleme. Kimi ülkelerde oyunu halka sunmadan önce oynanmasında yasaca sakınca olup olmadığını anlamak için sorumluların yaptığı denetleme. Sıkıdenetim. Ön denetleme.

Precentor : Kilise korosu şefi.

Precentors : Kilise korosu şefi.

Precede : Üstün olmak. -den üstün olmak. -den önce gelmek. Önünde gitmek. Önce davranmak. Önde olmak. -den önde yer almak. Önce olmak. Önce gelmek. Önünde olmak.

Preceded : Üstün olmak. Önce davranmak. -den önce gelmiş. Önde olmak. Önce olmak. -den önce gelen. Önce gelmek. Önünde gitmek.

Precedential : Evvelce olmuş. Emsal niteliği taşıyan.

Precedes : Önünde gitmek. Önde olmak. Önce olmak. Üstün olmak. Önce gelmek. Önce davranmak.

Precedency : Öncelik.

Preceding : Mukaddem. Önceki. Önde bulunan. -den önceki. Önce gelme. Önce gelen.

Precedented : Örneğine rastlanmış. Benzeri yaşanmış. Eşi görülmüş.

İngilizce Precensor Türkçe anlamı, Precensor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precensor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Business : Faaliyet. İş. Görev. Alım satım. Mesele. İş yazışması. Olay. İşletme. Ticaret. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri.

Bowdlerize : Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürden geçirmek. Sansürlemek. Islah etmek. Uygunsuz kısımları çıkarmak. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak.

Concern : Sorun. Ait olmak. Endişelendirmek. İş. İlişkisi olmak. Etkilemek. İlgilenmek. Endişe. Karışmak. Firma.

Bowdlerizing : Sansürden geçirmek. Uygunsuz kısımları çıkarmak. Islah etmek. Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürlemek. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak.

Censoring : Sansürlemek. Sansürleme. Sansürcülük. Sansürleyen.

Bowdlerising : Uygunsuz kısımları çıkarmak. (britanya ingilizcesi) edebi bir eseri sansürlemek. Arındırmak (zararlı içerik vb). Sansürlemek. Bir eserin açık saçık görülen yerlerini çıkarmak. Sansürden geçirmek. Islah etmek. Yazılı bir eserin tarz veya içeriğini değiştirmek (adını shakespeare'in bir çalışmasını sansürleyerek yayımlayan thomas bowdler'den alır).

Blue pencil : Sansür. Sansürden geçirmek. Bir yazıyı sansürlemek. Makaslamak.

Business organization : İş organizasyonu. İş örgütleme. İş örgütlenmesi. İşletme ortaklığı. Şirketlerin ortaklığı. Ticarethane. Ticari teşebbüs. Ticari kuruluş. Firma. İşletme.

Censor : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eleştirici. Denetçi. Sansürlemek. Yasaklamak. Sansür memuru. Denetlemek. Denetleyici. Sansür.

Censors : Denetçi. Sansür. Sansür memuru. Eleştirici. Sansürden geçirmek. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Sansürlemek. Sansürcü.

 

Precensor synonyms : business organisation, business concern, bowdlerizes, censored, worker.

Precensor zıt anlamlı kelimeler, Precensor kelime anlamı

Nonworker : Çalışmayan. İşsiz güçsüz. Çalışmayan kimse. İşsiz olan kimse.

Software : Program. Bir bilgi işlem dizgesinin işleyişi ile ilgili bilgisayar izlencelerinin, yordamların, kuralların ve gerektiğinde belgelemenin tümü. Yazılım. Bilgisayarlı yazılım sistemi. Bilgisayar programı. İzlence. Yazılım programları. İletişim araçlarıyla oluşturulan bilgilerin, izlencelerin tümü. bir sinemanın bir gösterimindeki filmlerden oluşan, belirli bir süre sonunda yerini başka filmlere bırakan gösterisi. belirli tarihlerde ve gösterimlerde hangi filmlerin yer alacağını, bu filmlerle ilgili kısa bilgileri veren yazı. tv. belirli bir televizyon yayacının bir gün içinde değişik bölümlerden oluşan yayınlarının tümü. bu yayın içinde kendi başına bir bütün oluşturan bölümlerden her biri. bu bölümlerin sıralanış ve saatlerini gösteren, bunlarla ilgili kısa bilgiler veren yazı. Bilgisayar, bilişim, ekonomi, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yazılım programı.