Censoring türkçesi Censoring nedir
- Sansürleme.
- Sansürleyen.
- Sansür uygulamak.
- [#sansürleme Sansürlemek].
- Sansürcülük.
- Ekonomi alanında kullanılır.
Censoring ingilizcede ne demek, Censoring nerede nasıl kullanılır?
Censoring and truncation : Sansürleme ve budama.
Censoring applications : Sansürleme uygulamaları.
Censoring unbiased : Sansürleme yansızlığı.
Symmetric censoring : Bakışımlı sansürleme.
Censorial : Kamu denetçisi (kamusal malzemeleri inceleyen ve sansürleyen kimse) ile alakalı. Sansürle alakalı. Sansüre ait.
Censor : Denetleme kurulu üyesi. Sansürcü. Sansürden geçirmek. Denetleme işini gerçekleştirmek. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Denetçi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi. Sansür memuru. Sansür uygulamak.
Censoriousness : Tenkitçilik. Onaylamama. Beğenmeme. Aşırı eleştirel olma durumu.
Censorable : Silinebilir veya bloke edilebilir. Sansürlenebilir.
Censor print : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Denetleme kurulunun denetleme işini yapmakta kullandığı eşlem. denetlemeden sonra öbür eşlemlere örnek olarak kullanılacak eşlem. Denetlenmiş eşlem.
Censoriously : Tenkitçi biçimde. Eleştirerek. Devamlı kusur bularak.
İngilizce Censoring Türkçe anlamı, Censoring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Censoring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Expurgates : Arıtmak. Temizlemek. Müstehcen veya sakıncalı bölümlerini çıkarmak (bir kitap, oyun vb'nin). Sansürden geçirmek. Makaslamak.
Censors : Eleştirici. Denetçi. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Sansür memuru. Sansür. Sansür etmek. Sansürcü. Sansürden geçirmek.
Censor : Sansür etmek. Sansürden geçirmek. Denetleme kurulu üyesi. Sansür memuru. Denetleyici. Sansürcü. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Eleştirici. Sanat, yazın yapıtlarının yayımından önce denetlenmesi.
Expurgators : Sakıncalı malzemeleri kaldıran kimse (özellikle kitaplardan). Arıtma sistemi. Terbiye eden. Arıtıcı. Temizleyici. Arıtan. Ayıklayan.
A posteriori analysis : A posteriyori analiz. Ardıl çözümleme.
Aalens linear regression model : Aalen doğrusal bağlaşım modeli.
A priori probability : Öncül olasılık.
A b model : Abel-blanchard modeli. A-b modeli.
A priori analysis : Öncül çözümleme. A priyori analiz.
Censored : Sansürlenmiş. Sansüre uğramış. Sansürlü. Sansür edilmiş.
Censoring synonyms : national censorship, comstockery, precensor, a priori information, security review, castigating, aalen estimator, military censorship, a posteriori probability, a posteriori information, bowdlerism, abc method, a posteriori criteria, abel blanchard model, expurgate, bowdlerize, a level, a error, censorship, bowdlerising, counterintelligence, abadir test, deletion, a priori theoretical criteria, bowdlerizing, expurgator, bowdlerizes.

Bu kısımda Censoring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Censoring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Censoring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Censoring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.