Precentors türkçesi Precentors nedir

  • Kilise korosu şefi.

Precentors ingilizcede ne demek, Precentors nerede nasıl kullanılır?

Precentor : Kilise korosu şefi.

Precensor : Sansür koymak. Sansür uygulamak. Sansür etmek.

Precensorship : Kimi ülkelerde oyunu halka sunmadan önce oynanmasında yasaca sakınca olup olmadığını anlamak için sorumluların yaptığı denetleme. Bazı ülkelerde oyunu halka göstermeden önce oynanmasında sakınca olup olmadığını anlamak için görevlinin yaptığı denetleme. Ön denetleme. Sıkıdenetim.

İngilizce Precentors Türkçe anlamı, Precentors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Precentors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Don : Bey. Tekbiçimli hızlanıra. Uzman. İspanyol efendisi. Giydirmek. Giyinmek. Kuşanmak veya giyinmek. Öğretmen. Hızını her zaman, biriminde eşit tutarda arttığı devinim; değişmez ivmeli devinim. Giymek.

Musician : Müzisyen. Bir tiyatroda, orkestrada herhangi bir çalgıyı çalan sanatçı. Bandocu. Çalgıcı. Sazende. Müzikçi. Şarkıcı.

Cantor : (kilise) koro şefi. Koro şefi. Kantor.

Teacher : Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Öğretmen. Muallim. Hoca.

 

Choirmaster : Koro yönetkeni. Koro yönetmeni.

Instructor : Eğitmen. Üniversitelerde öğretim üyesi bulunmayan dersler için geçici olarak görevlendirilen kimse. Resmi ya da özel bir eğitim kurumunda çocukların, gençlerin ya da yetişkinlerin istenilen öğrenme yaşantıları kazanmalarına kılavuzluk etmek ve yön vermekle görevlendirilmiş kimse. bilgi, görgü ve yaşantısı ile belli dal ve alanlarda başkalarının yetişme ve gelişmesine yardım eden kimse. 3-öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği öğrenimi bitirerek ya da yeterlikleri kazanarak öğretmenlik yapma yetkisini elde etmiş olan kimse. Okutman. Arıcılık eğitimcisi. Asistan. Öğretim elemanı. Öğretmen. Eğitici.

Precentors synonyms : precentor.