Blue pencil türkçesi Blue pencil nedir

Blue pencil ingilizcede ne demek, Blue pencil nerede nasıl kullanılır?

Blue : Kederli. Muhafazakar partili. Umutsuz. Çarçur etmek. Üzgün. Canı sıkkın. Müstehcen. Sınav. Blue.

Pencil : Karataş. Işın demeti. Kurşunkalem. Kalem. Küçük resim fırçası. Karakalem ile çizmek. Karakalem. Kaş kalemi. Kalem ile makyaj yapmak. Kurşunkalemle yazmak.

Blue and black : Mavi ve siyah.

Blue and the grey : İç savaş'taki birlik (mavi üniforma giyen) ve müttefik (gri üniforma giyen) orduları. Mavi ve gri.

Blue andalusian hen : Mavi endülüs tavuğu. Yumurta veriminin yüksekliğinden ziyade vücut tüylerinin rengindeki kalıtım şeklinin özelliğinden dolayı yetiştirilen, değişik tonlarda görülen mavi tüyleriyle tanınan, ana vatanı ispanya olan yumurtacı bir tavuk ırkı.

Blue annealing : Mavi tavlama.

İngilizce Blue pencil Türkçe anlamı, Blue pencil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blue pencil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Expurgating : Temizlemek. Temizleme. Arıtmak.

Censors : Sansürlemek. Sansür memuru. Sansür uygulamak. Eleştirici. Denetçi. Sansürcü. Mektup ve yazışmaları okuyan görevli (ordu, okul vb'de). Sansür etmek.

 

Bowdlerizations : (amerikan ingilizcesi) edebi sansürleme (adını shakespeare'in bir çalışmasını sansürleyerek yayımlayan thomas bowdler'den alır).

Bowdlerisation : (britanya ingilizcesi) edebi sansürleme. Sansürlenmiş yazılı eser (adını shakespeare'in bir çalışmasını sansürleyerek yayımlayan thomas bowdler'den alır).

Snip : Çırpma. Kırpmak. Abraş. Zımbayla delmek (bilet). Önemsiz kimse. Çırpmak. Kolay kazanılan şey. Makasla kırpmak. Atlarda burun ucunda görülen beyazlık. Makasla kesilmiş parça.

Expurgates : Sansürlemek. Arıtmak. Müstehcen veya sakıncalı bölümlerini çıkarmak (bir kitap, oyun vb'nin). Temizlemek.

Snipping : Makasla kesmek. Zımbayla delmek (bilet). Makas ile kesme. Kesme.

Cut with scissors : Makasla kesmek.

Censorship : Denetleme. Sansür işleri. Sansürlük. Yayından kaldırma. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin, yürürlükteki yasalara aykırı yönü ya da sakıncaları olup olmadığını anlamak amacıyla, kamuya sunulmadan önce, ilgililerce yapılan inceleme. Sansürcülük. Denetim. Ön denetim. Sıkıdenetim.

Censor : Denetlemek. Sansür uygulamak. Sansür etmek. Sansürcü. Ön denetim. Sansür memuru. Denetleme kurulu üyesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sansürlemek.

Blue pencil synonyms : bowdlerization, expurgated, snipped, bowdlerising, bowdlerizing, censur, expurgate, news blackout, expurgation, bowdlerize, precensor, bowdlerizes, expurgations.