Pencil türkçesi Pencil nedir

  • Karakalem ile çizmek.
  • Kalem ile makyaj yapmak.
  • Kurşunkalemle çizmek.
  • Kalem.
  • Çizmek.
  • Karakalem.
  • Küçük resim fırçası.
  • Kaş kalemi.
  • Kurşunkalemle yazmak.
  • Işın demeti.
  • Kurşunkalem.
  • Karataş.

Pencil ile ilgili cümleler

English: He stuck his pencil behind his ear.
Turkish: O, kurşun kalemini kulağının arkasına sıkıştırdı.

English: A pencil is sticking out of your pocket.
Turkish: Cebinden bir kalem sarkıyor.

English: Can I borrow your pencil for a bit?
Turkish: Kısa bir süre için kalemini ödünç alabilir miyim?

English: Ali wanted a pencil with a softer lead.
Turkish: Ali daha yumuşak uçlu bir kurşun kalem istedi.

English: Ali took out a pencil and started to write.
Turkish: Ali bir kalem çıkardı ve yazmaya başladı.

Pencil ingilizcede ne demek, Pencil nerede nasıl kullanılır?

Pencil box : Kalemlik. Kalem kutusu.

Pencil case : Kalem kutusu. Kalem kutu. Kalemlik.

Pencil drawing : Kurşunkalem çizim. Kara kalem çizim.

Pencil holder : Kalemlik.

Pencil lead : Kurşunkalem ucu.

Colored pencil : Renkli kalem.

Blue pencil : Sansür. Sansürden geçirmek. Bir yazıyı sansürlemek. Sansür koymak. Makaslamak.

I would like a pencil sharpener : Kalemtıraş rica ediyorum.

Pencil pusher : Katip. Yazman.

Can i borrow your pencil : Kurşunkaleminizi alabilir miyim.

 

İngilizce Pencil Türkçe anlamı, Pencil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pencil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scions : Aşılık filiz. Çocuk. Evlat. Kalemaşısı. Ağaç piçi. Oğul. Aşı. Çelik (dal). Aşı kalemi.

Item : Bir veri kümesinin öğesi, örn.bir kütük, tutanak adı verilen belli bir sayıda öğeden oluşur, bir tutanak da başka öğelerden oluşur. Sınar. Çeşit. Bilgisayar, bilişim, eğitim alanlarında kullanılır. Bent. İşlem maddesi. Öğe. Bir testte yer alan soru ya da alıştırmalardan her birine verilen ad. Bir bütünü oluşturan alt öğelerden, bir dizelgenin alt başlıklarından her biri.

Constructing : İnşa etmek. İnşaat. Kurmak. İnşa etme. Dikmek. Bloklama. Düzenlemek.

Iteming : Haber. Madde. Hesapta tek rakam. Bent. Parça. İşlem maddesi. Poz. Öğe. Adet.

Bradawl : Biz. Delen cisim. Delici. Delen şey. Kaçaburuk. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Delici cisim.

Drawing pencil : Resim kalemi. Teknik resim kalemi.

Bradawls : Kaçaburuk. Delici cisim. Delen şey. Küçük delikler açmak için kullanılan sivri uçlu gereç. Delici. Delen cisim.

Delete : Çıkarmak. Çizip çıkarmak (harf veya kelime). Silmek. Bozmak. Kazımak. Silme. Del.

Penciling : Kurşunkalem ile çizme.

Entry : Yarışmacı. Girme. Sahneye çıkma. Küçük bağlantı odası. Bildirge. Yazılım. Antre. Katılma. Kapı.

Pencil synonyms : writing implement, rubber eraser, pencil eraser, light beam, eyebrow pencil, pencil of rays, zinc blende, pen, office, bundle of rays, items, slate pencil, charcoal, describes, tip, pencils, penciled, lead pencil, pens, entries, construct, depicts, dash off, charcoal pencil, penciller, cross out, depicture, peak, describe, cosmetic, depicting, cancel, scion.

 

Pencil ingilizce tanımı, definition of Pencil

Pencil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To write or mark with a pencil. To paint or to draw. A small, fine brush of hair or bristles used by painters for laying on colors.