Makaslamak nedir, Makaslamak ne demek

  • Makasla kesmek.
  • Makas almak.
  • Yazı, film vb.ni sansür amaçlı kısaltmak, kesmek

Makaslamak anlamı, kısaca tanımı:

Makas : Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Çalma, kırpma. Dirsek. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Birbirini kesen demir yolu kavşağı. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni.

Kesmek : Oyuncuyu takım kadrosuna almamak. Rüzgâr, soğuk vb. çok etkili olmak. Birini yermek, kötülemek. Hayvanın başını gövdesinden ayırmak, boğazlamak. Dibinden ayırmak. Ucunu almak. Son vermek, gidermek. Düzgün parçalara ayırmak. Akımı durdurmak. Bir şeyden yoksun bırakmak, vermemek. Belirtmek, kararlaştırmak. Susmak. Bölmek, ayırmak. Yazıyı, filmi kısaltmak. Geçişi önlemek. Kesici bir araçla yaralamak. Azaltmak, güçleştirmek. İskambil kâğıtlarında destenin üzerinden bir bölümünü kaldırıp öte yana koymak. Vahşice öldürmek. Hasta organı ameliyatla almak. Bıçak, makas vb. bir araçla bir şeyi ikiye ayırmak, parçalamak, doğramak. Uydurmak, yalan söylemek. Verilecek şeyin bir bölümünü alıkoyup vermemek. Ara vermek. Karşı cinsten birisini sürekli olarak süzmek, dikkatli bir biçimde bakmak. Para basmak.

 

Film : Bir oyunun bütününü taşıyan şerit veya şeritlerin bütünü. Sinemalarda gösterilen eser. Camlara yapıştırılarak içerinin görünmesini engelleyen bir tür ince yaprak. Fotoğrafçılıkta, radyografide ve sinemacılıkta resim çekmek için kullanılan, selülozdan, saydam, bükülebilir şerit.

Sansür : Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin yayınının ve gösterilmesinin izne bağlı olması, sıkı denetim. Her türlü yayının, sinema ve tiyatro eserinin hükûmetçe önceden denetlenmesi işi, sıkı denetim.

Amaçlı : Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.

Kısaltmak : Kısa duruma getirmek. Kısa gibi göstermek.

Makas almak : Birinin yanağını orta parmak ile işaret parmağı arasına alıp sıkıştırmak, makaslamak.

Almak : Satın almak. Yutmak, kullanmak. Soldurmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Temizlemek. İçecek veya sigara içmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Gidermek, yok etmek. Göreve, işe başlatmak. Yer değiştirmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Erkek, kadınla evlenmek. Bürümek, sarmak, kaplamak. Başlamak. Görevden, işten çekmek. Tat veya koku duymak. Çalmak. Yolmak, koparmak. Kazanmak, elde etmek. İçeri girmesini sağlamak. Kazanç sağlamak. Örtmek, koymak. Ele geçirmek, fethetmek. Kabul etmek. Birlikte götürmek. Kısaltmak, eksiltmek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. İçine sığmak. Sürükleyip götürmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak.

 

Diğer dillerde Makaslamak anlamı nedir?

İngilizce'de Makaslamak ne demek? : v. snip

Almanca'da Makaslamak : v. scheren