Precipitations türkçesi Precipitations nedir
- Çökeltme.
- Temel direk.
- Tersip.
- Düşme.
- Yağış.
- Acelecilik.
- Yağan yağmur veya kar miktarı.
- Yağış miktarı.
- Telaş.
- Çökelme.
- Aşağı düşme.
- Çöküntü.
Precipitations ingilizcede ne demek, Precipitations nerede nasıl kullanılır?
Precipitation area : Yağış alanı. Yağış sahası.
Precipitation hardening : Çökelimli sertleşme. Çökelim sertleşmesi. Çökertme sertleştirmesi. Çökelmeyle sertleşebilen. Çöktürme-sertleştirme. Çökelterek sertleştirme. Çökelme sertleşmesi. Çökelti sertleştirmesi.
Precipitation heat treatment : Çökeltme ısıl işlemi.
Precipitation titration : Çöktürme titrasyonu.
Acid precipitation : Asit yağmuru. Asidin çökelmesi.
Annual precipitation : Senelik yağış. Yıllık yağış.
Area of precipitation : Yağış alanı.
Ethanol precipitation : Etanol ve tuz yardımı ile dna moleküllerinin yoğunlaştırılması. Alkolle çökeltme.
Continuous precipitation : Sürekli çökelme.
Electrostatic precipitation : Elektrostatik çökeltim. Elektrostatik çökeltme. Elektrostatik çökelme. Yüksek voltaj uygulamak suretiyle sigara dumanında bulunan partiküllerin çöktürülmesi.
İngilizce Precipitations Türkçe anlamı, Precipitations eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Precipitations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Declinations : Yatma. Sukut. Reddetme. Açılım. Zayıflama. Sapma. Eğim. Geri çevirme. Meyil.
Precipitation : Çökelim. Bir çözeltide çözünmüş özdeğin katı halde ya da havadaki nemin sıvı ya da katı halde ayrılma süreci. Bir çözeltiye belirli bir ayıraç katarak, çözünmeyip dibe çöken yeni bir bileşik elde etme. Havadaki su buğusunun yoğunlaşma sonunda sıvı ya da katı durumda yere düşmesi, bk. yağmur, kar, dolu. Coğrafya, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Alarms : Korku. Alarm. Uyarılar. Tehlike işareti. Dehşet.
Degradations : İndirgeme. Degradasyon. Tenzil. Yozlaşma. Rütbe indirme. Rezalet. Bozulma. Alçalma. Azalma.
Precipitating : Çökeltmek. Yoğunlaşıp yağmak. Çökelten. Düşürmek. Başlatıcı. Yüksekten atmak. Tetikleyici. Hızlandırmak. Çökelmek.
Sinkhole : Su toplanan alçak yer. Subatan. Obruk. Depresyon. Ponor.
Depressions : Kasvet. Çökme. Daralma. Bastırma. Depresyon. Bunalım. Bunalımlar. Değerini düşürme. Buhran.
Dropping : Gübre. Sarkma cam biçimlendirme. Damlayan. Birikinti. Düşürme. Atma. Damlama. Sızıntı. Damlatma.
Commotion : Velvele. Zürzavar. Keşmekeş. Karışıklık. Kargaşa. Hareket. Koşuşturma. Heyecan. Karmaşa.
Ados : İnsanı yoran hazırlıklar. Patırtı. Gürültü. Koşuşmalar. Gürültü patırtı. Tantana.
Precipitations synonyms : breakdowns, precipitateness, snowfalls, dwindling, descent, incaution, sedimentary, rainfalls, ebbing, deposits, excitements, soul, subsidence, bustle, ado, lacune, degradation, bustles, decantation, dither, chemical change, brashness, chemical process, sinkholes, flocculation, snowing, rains, hotheadedness, disturbance, headlongness, impetuosity, precipitantness, declination.
Precipitations zıt anlamlı kelimeler, Precipitations kelime anlamı
Deceleration : Hızını azaltma. Hız kesme. Yavaşlama. Yavaşlama şeridi. Hız azaltma. Hız azalması. İvmenin tersi. Yavaşlatma.
Noncausative : Nedensel olmayan. Sebep veya mantık belirtmeyen (gramer). Sebep teşkil etmeyen. Etki üretmeyen.

Bu kısımda Precipitations kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Precipitations ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Precipitations anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Precipitations ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.