Prelates türkçesi Prelates nedir

Prelates ingilizcede ne demek, Prelates nerede nasıl kullanılır?

Prelatess : Piskopos. Yüksek rütbeli papaz.

Prelate : Piskopos. Başrahip. Yüksek rütbeli papaz.

Prelature : Başrahiplik. Piskoposluk.

Prelacies : Piskoposlar. Piskoposluk.

Prelacy : Piskoposlar. Piskoposluk.

Prelimed : İlk kireçlenmiş.

Prelector : Hoca. Okutman. Hoca (üniv.). Öğretim görevlisi. Konferansçı.

Preliminaries : Başlangıç işleri. Ön hazırlıklar.

Preliminary balance sheet : Sayışımların ilkel durumunu göz önünde tutup kesin sonuçlara dayanak olacak aktarmalar yapılmak amacıyla düzenlenen geçici dengelem. Geçici bilanço. Geçici dengelem. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gerçek bilanço hazırlanana kadar bir işletmenin belirli bir tarihteki mali durumunu gösteren bilanço. Ön bilanço.

Preliminarily : Başlangıç olarak. Başlangıçta. Hazırlayıcı bir şekilde.

İngilizce Prelates Türkçe anlamı, Prelates eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prelates ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pontiff : Baş rahip. Papa. Dini lider. Başpiskopos. Ruhani lider.

Patriarch : Yaşlı ve saygın kimse. Aile reisi. Aile reisi sayılan adam. Kabile reisi. Cet. Pir. Başpapaz. Patrik. Ata.

 

Affiliated : Bağlı. Bağlı olunan.

Cognate : Kökteş. Soydaş. Hısım. Ayni kökten. Kökü aynı olan. Aynı kökten. Akraba. Kandaş. Akraba olan. Aynı türden.

Corresponding : Benzer. Uyumlu olan. Mektuplaşan. Uyan. (bir şeye) eş. Yazışan. Tekabül eden. Uygun. Karşılıklı. Denk.

Hold : Kavramak. El koymak. Gözaltına almak. Devam etmek. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi alanlarında kullanılır. Kaldırmak. Günlük çekimler arasından asıl filmde kullanılmak üzere ayrılmış başarılı çekim. Sahip olmak. Barındırmak. Muhafaza etmek.

Side by side : Yan yana. Başa baş gitmek. Başabaş gitmek. Kenar kenara.

Center on : (bir film) (bir konunun veya karakterin) çevresinde dönmek. Merkez tutmak. Merkezine oturmak.

Bear on : İlgilenmek. Topa tutmak. İle ilgili olmak. Etkisi olmak. Ateş etmek. İle ilgisi olmak. İlişki kurmak. İlgili olmak. İlgisi olmak. Bağlantısı olmak.

Center : Ortasını almak. Kemer inşaat desteği. Merkezde toplamak. Odak. Orta. Ortaya yerleştirmek. Ilımlı politik görüş. Kubbe inşaat desteği. Ortalamak. Orta alan.

Prelates synonyms : revolve about, have to doe with, age related, related to, bound up, matter to, coreferent, correlative, apply, come to, concentrate on, advert, regard, abbot, bishop, focus on, go for, bishoping, allude, prelatess, involve, connate, pertain, attached, interest, connected, correlated, touch, concern, archpriest, refer, patriarchs, abbots.

Prelates zıt anlamlı kelimeler, Prelates kelime anlamı

Unrelated : İlişkilendirilmemiş. İlişkisiz. Akraba olmayan. İlgisiz. Akraba dışı. Bağlantısız. Namahrem. Birbiri ile ilişkisi olmayan. Na-mahrem. Alakasız.

Dissociate : Çözüşmek. Çözünmeye uğramak. Ayrıştırmak. Ayrı olarak düşünmek. Birbirinden ayrılmak. Ayırmak. Ayrı tutmak. Ayrışmak.