Fil nedir, Fil ne demek
Fil; bir hayvan bilimi terimidir. kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Filgillerin hortumlular takımından, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok iri, kalın derili hayvan (Elephas)

- Satrançta çapraz hareket ettirilen taş.
Yerel Türkçe anlamı:
1.bk. fili.
Kapı, pencere ve dolabın sürgüsü ya da mandalı.
Kapı zembereği.
Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: Afrika fili, Hindistan fili]
Yunanca seven anlamına gelen ön ek.
Fransızca'da Fil ne demek?:
élephant
Fil hakkında bilgiler
Fil, hortumlular takımının filgiller (Elephantidae) familyasını oluşturan memeli bir hayvandır. Geleneksel olarak Asya fili (Elephas maximus) ve Afrika fili (Loxodonta africana) olmak üzere iki türü tanınır; ancak bazı kanıtlara dayanarak Afrika savan fili (L. africana) ile Afrika orman filinin (L. cyclotis) de iki ayrı tür olduğu öne sürülür. Filler, Sahra altı Afrika ile Güney ve Güneydoğu Asya'da bulunur. İçinde mamutlar ve mastodonlar gibi soyu tükenmiş türleri de barındıran hortumlular takımından günümüzde soyunu sürdüren bir tek filler kalmıştır. Karada yaşayan en büyük hayvan olan Afrika filinin erkeği 4 m boya ve 7.000 kg ağırlığa ulaşabilir. Fillerin dikkat çekici ve ayırt edici özellikleri arasında, nesneleri yakalamak gibi çeşitli amaçlar için kullanılan uzun hortumları başta gelir. Çok uzun ve sivri olan kesici dişlerini nesneleri taşımak, yeri kazmak için kullanırlar. Fildişinin kaynağı olan bu kesici dişler aynı zamanda dövüşürken silah olarak da kullanılır. Filin büyük ve geniş kulakları vücut ısısını kontrol etmeye yarar. Afrika fillerinin kulakları daha büyük olur ve sırtları içbükeydir. Asya fillerinin ise kulakları daha küçük olur ve sırtları dışbükey ya da düzdür.
Otçul olan filler; savan, orman, çöl ve bataklık gibi doğal yaşam alanlarında bulunur. Genellikle su kenarlarında kalmayı tercih eder. Çevrelerinde bıraktıkları etki yüzünden kilittaşı türlerden biri sayılır. Diğer hayvanlar fillerden uzak durur ve aslan, kaplan, sırtlan ile yabani köpekler gibi yırtıcılar yalnızca yavru fillere saldırır. Dişi filler, genellikle bir dişi ve yavruları ya da akraba dişiler ve yavrularından oluşan aile grupları hâlinde yaşar. Birkaç dişi ve yavrularından oluşan grubun lideri en yaşlı dişidir. Fillerin oluşturduğu aile grupları zaman zaman bir araya gelerek daha büyük topluluklar oluşturabilir. Ergenliğe ulaşan erkek filler aile gruplarını terk eder veya yalnız ya da diğer erkek fillerle birlikte bir grup oluşturabilir. Erişkin erkekler çiftleşmek için eş aradıklarında aile grupları ile bir araya gelir. Testosteron salgılanmasının arttığı ve aşırı saldırgan davranışların görüldüğü mest adı verilen durum erkek fillerin baskın olmalarına olanak verir ve üreme başarısını artırır. Aile gruplarında ilgi odağı yavru fillerdir ve anneleri tarafından üç yıl kadar bakılırlar. Filler doğal ortamlarında 70 yıl kadar yaşar; dokunma, görme ve işitme yolu ile iletişim kurar. Uzun mesafelerde, filler insanın duyamayacağı kadar düşük frekanslı sesler ve sismik iletişim yolu ile haberleşir. Fillerin zekâsı primatlar ve balinalar ile kıyaslanacak düzeydedir. Kendilerinin farkında oldukları ve kendi cinslerinden ölmekte olan ya da ölmüş hayvanlara karşı empati gösterdikleri gözlemlenmektedir.
Afrika filleri Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından soyunun tükenme riski yüksek olan hassas türler arasında listelenirken, Asya filleri soyunun tükenme riski çok yüksek olan tehlikedeki türler arasında listelenmiştir. Fil popülasyonları için en büyük tehditlerden birisi kaçak olarak avlanan hayvanların dişleri ile yapılmış olan fildişi ticaretidir. Diğer tehditler arasında doğal yaşam alanı kaybı ve yerel halk ile olan çıkar çatışmaları sayılabilir. Filler, Asya'da yük hayvanı olarak kullanılmaktadır. Geçmişte savaşlarda da kullanılan filler günümüzde hayvanat bahçeleri ve sirklerin üyelerindendir. Çok kolay tanınabilen filler sanat, folklor, din, edebiyat ve popüler kültür alanlarında sıklıkla kullanılmıştır.
Fil adı Türkçeye, Arapçada aynı anlama gelen فيل (fil) kelimesinden geçmiştir. Arapçaya Aramice פיל (pīl), Aramiceye de Sanskritçe "fildişi" anlamına gelen पीलु (pīlu) kelimelerinden geçiş olmuştur. Asya filinin cins adı Elephas Latincede "fil" anlamındadır ve Latinceye, Antik Yunancada "fil" anlamına gelen ἐλέφας (elephas) kelimesinden geçmiştir. Afrika filinin cins adı Loxodonta Antik Yunancada "verev yanlı diş" anlamına gelmektedir.
Fil ile ilgili Cümleler
- Bu virüs nedeniyle birçok fil hayatını kaybetti.
- Onun fil olduğundan oldukça eminim.
- Fil, bir inç hareket etmeyecektir.
- Afrika'da kaç tane fil kaldı?
- Bu şimdiye kadar gördüğüm en büyük fil.
- Ali daha önce hiç fil görmedi.
- Fil avcı tarafından öldürüldü.
- Fil en büyük kara hayvanıdır.
Fil kısaca anlamı, tanımı:
Fil gibi : Çok şişman (kimse). çok yemek yiyen (kimse).
Fildişi : Bu renkte olan. Fil dişinin kırık beyaz rengi.
Fil dişi : Filin kendini korumakta veya karşısındakine saldırmakta kullandığı hortumunun iki yanında bulunan uzun ve eğri dişi. Bu dişten yapılmış. Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku.
Fil elması : Bu ağacın yenilen meyvesi. Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç (Feronia elephantum).
Fil faresi : Memeliler sınıfından, burun bölümü hortum gibi uzun olan, uzun kuyruklu, kanguru gibi sıçrayabilen bir hayvan (Macroscelides proboscideus).
Fil hastalığı : Çoğunlukla bacakların şişip fil ayağı biçimini almasıyla beliren bir hastalık.
Filkulağı : Yılan yastığıgillerden, ana yurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi (Caladium). Pazarlarda satılan bir sünger türü.
Fil yürüyüşü : Ellerin ve ayakların gergin bir biçimde birbirine çok yakın basarak yapılmış olan bir yürüyüş biçimi.
Çapraz : Eğik bir biçimde. Kopça, düğme. Bir tür olta iğnesi. Eğik olarak birbiriyle kesişen. Güreşte rakibin koltuk altından kol geçirip sarma oyunu. İki taraflı, karşılıklı. Karşı tarafın yanı.
Hareket : Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Deprem. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Davranış, tutum. Devinim. Yola çıkma. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri.
Taş : Genellikle içine sulu şeyler konulan metal vb.nden yapılmış kap. Başa giyilen metal koruyucu. Bu kabın alacağı miktarda olan.
Fil ayaklılık : Fil hastalığı.
Fil biti : Fil sırtında yaşayan sokucu bit türü.
Fil çomağı : Filleri hareket ettirmede kullanılan, ucunda çengeli olan çomak.
Fil derisi hastalığı : Besnoitiozis.
Fil dişi kuleden bakmak : herkesi küçümseyip kendini farklı görmek.
Fil dişi kuleye çekilmek : herkesi küçümseyip kendisine özgü dünyasına çekilmek. İlgili cümle: "Çöküşün ve çöküşten kaçışın, fil dişi kuleye çekilişin yarattığı isyanlar kitaplaşmamıştır." S. İleri.
Fil eğiticisi : Filleri eğiterek gösteriye hazırlayan kişi.
Fil sofrası : Genellikle ağırlığı yüksek olması gereken güreşçiler için uygulanan sınırsız beslenme.
Diğer dillerde Fil anlamı nedir?
İngilizce'de Fil ne demek? : [Fil] n. cord, line, string, thread; floss silk, yarn
n. leapfrog, children's game which is played by jumping one by one over the backs of kneeling players
n. elephant
Fransızca'da Fil : [le] iplik; tel; (kesici alet) ağız; kablo, tel; akış, seyir
Almanca'da Fil : n. Elefant, Rössel
Rusça'da Fil : n. слон (M), дело (N), поступок (M), глагол (M)
adj. слоновый

Bu kısımda Fil nedir? Fil ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Fil tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Fil hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.