Elephant türkçesi Elephant nedir
- Fil.
Elephant ile ilgili cümleler
English: Ali sketched a picture of an elephant for Mary.
Turkish: Ali Mary için bir fil resmi çizdi.
English: An elephant has a long nose.
Turkish: Bir filin uzun bir burnu vardır.
English: Ali had never seen an elephant before.
Turkish: Ali daha önce hiç fil görmedi.
English: An elephant is a strong animal.
Turkish: Bir fil güçlü bir hayvandır.
English: An elephant is an enormous animal.
Turkish: Filler iri bir hayvandır.
Elephant ingilizcede ne demek, Elephant nerede nasıl kullanılır?
Elephant in the room : Kimsenin hakkında konuşmak istemediği aşikar sorun. Görmezden gelinen aşikar gerçek. Salondaki fil. Odadaki fil. Apaçık bir şekilde ortada olan ancak ondan kaçınmak daha kolay olduğu için diğer taraflarca görmezden gelinen ciddi sorun veya tartışmalı mesele. Porselen dükkanındaki fil.
Elephant seal : Deniz fili. Etçiller (carnivora) takımının, fokgiller (phocidae) familyasından, 4-7 m kadar uzunlukta, yağı ve postu için avlanan bir tür. İri ayıbalığı. Fil foku. Denizfili. Fokbalığı.
Elephant search : Filler hakkında bilgi aramak.
Elephant shrew : Memeliler (mammalia) sınıfının, böcekçiller (ınsectivora) takımının, sıçrarhortumlugiller (macroscelididae) familyasından, 14 cm kadar boyda, 12 cm kadar kuyruğu olan, ağzı uzamış, kanguru gibi sıçrayan, fare renginde, afrika kıyılarında yaşayan bir tür. kısa kulaklı fil faresi. Fil faresi.
Elephant shrews : Fil faresi.
Sea elephant : İri ayıbalığı. Denizfili. Deniz fili.
Elephantiasic : Elefantiyazisle ilgili. Elefantiyazik.
Indian elephant : Beyaz hindistan fili. Hortumlu memeliler (proboscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, 3 m kadar yükseklikte, kulak kepçesi fazla uzun olmayan, erkeklerinde uzun dişler bulunan, hindistan'da sık ormanlarda yaşayan bir memeli türü. asya fili. Hindistan fili. Asya fili.
Elephantiac : Elefantiyak.
White elephant : Büyük boy kağıt. Gereksiz şeyler. Artık sahibinin işine yaramayan bir şey. Vaktiyle işe yarayan fakat şimdi dert olan bir şey. Kimseye yar olmayan şey. Değerli ama işe yaramayan mülk. Gereksiz eşya. Lüzumsuz şeyler. Beyaz hindistan fili. Ivır zıvır.
İngilizce Elephant Türkçe anlamı, Elephant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Elephant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Proboscidian : Hortumlu.
Indian elephant : Asya fili. Hindistan fili. Beyaz hindistan fili. Hortumlu memeliler (proboscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, 3 m kadar yükseklikte, kulak kepçesi fazla uzun olmayan, erkeklerinde uzun dişler bulunan, hindistan'da sık ormanlarda yaşayan bir memeli türü. asya fili.
Trunk : Gövde. Kolsuz. Telefon hattı. Sandık. Araba bagajı. Anayol. Bağlantı noktası. Büyük eşya kutusu. Yolcu taşıyan araçlarda yolcu yükünün konduğu kapalı ya da açık bölüm. Ç.erkek mayosu.
Mammoth : Devasa. Dev gibi. Arizona eyaletinde şehir. Hortumlu memeliler (probiscidea) takımının, filgiller (elephantidae) familyasından, derisi sık kıllarla örtülü, uzun dişleri yukarı doğru kıvrık olan soyu tükenmiş bir tür. Muazzam. Kocaman. Mamut.
Tusker : Uzun dişli yabandomuzu. Uzun dişli yaban domuzu. Uzun dişli fil.
Pachyderm : Kalınderili. Kalın derili hayvan. Fil gibi kalın derili memeli hayvan.
Tusk : Diş. Fildişi. Uzun diş. Savunma dişi. Uzun sivri diş. Azı dişi. Mors veya yaban domuzunun köpek dişi.
Bishoping : Kaliforniya eyaletinde şehir. Piskopos. Georgia eyaletinde yerleşim yeri.
Allegory : Orunlama. Alegori. Yerine. Kinaye. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Dokundurma.
Proboscis : Hortum. Proboskis. Hortum (zooloji terimi). Fil hortumu. (hayvanlarda) hortum. Böceklerde (ınsecta), halkalı solucanlarda (annelida), nemertinlerde (nemertina) beslenme için kullanılan, başın önünde boru şeklindeki yapı. memelilerde, fildeki gibi uzamış olan burun. probosis. Dil. Genellikle vücudun ön kısmında ve ağız yakınında bulunan veya tamamen ağız yapısını teşkil eden, üzerinde kancalar bulunan hortum. Akantosefalaların ön kısmında ileri geri hareket edebilen ve üzerinde çengeller bulunan yapı. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Elephant synonyms : elephas maximus, rogue elephant, proboscidean, gomphothere, family elephantidae, loxodonta africana, bishop, calf, phile, african elephant, emblem, calfs, elephants, elephantidae.
Elephant ingilizce tanımı, definition of Elephant
Elephant kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A mammal of the order Proboscidia, of which two living species, Elephas Indicus and E. Africanus, and several fossil species, are known. They have a proboscis or trunk, and two large ivory tusks proceeding from the extremity of the upper jaw, and curving upwards. The molar teeth are large and have transverse folds. Elephants are the largest land animals now existing.

Bu kısımda Elephant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Elephant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Elephant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Elephant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.