Fildişi nedir, Fildişi ne demek

Fildişi; Zooloji alanında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimsıfat olarak kullanılır.

  • Fil dişinin kırık beyaz rengi
  • Bu renkte olan.

Zooloji'deki anlamı:

Dişkemiği.

Fillerin uzamış olan kesici dişleri.

Fildişi ile ilgili Atasözü veya Deyim

fildişi gibi : donuk, beyaz (ten).

Fildişi anlamı, kısaca tanımı

Fildişi karası : (Resim) Yağlı boyada parlak kara renk, boya. Fildişi ya da hayvan kemiklerinin yakılması ile elde edilen kemik karası. a. bk. kara

Fildişi katmanı : Dentin.

Fildişi kemik hastalığı : Osteopetrozis.

Fildişi rengi : Fildişi.

Kesici dişler : Alınan besinleri kesmeye yarayan ön dişler. Geviş getirenlerde üst çene kesici dişleri bulunmaz, dentes insisivi.

Kesici diş : Alt ve üst çenenin ön tarafında bulunan, yiyecekleri kesmeye yarayan, yassı, keskin ön dişlerden her biri.

Fil dişi : Filin kendini korumakta veya karşısındakine saldırmakta kullandığı hortumunun iki yanında bulunan uzun ve eğri dişi. Diş tacında mine, köklerde ise seman denilen ve dişin sert bölümünü oluşturan doku. Bu dişten yapılmış.

Kesici : Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.

 

Uzamış : Uzamaya uğramış olan.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir.

Kırık : Kırılmış olan. Fay. Tavla oyununda oyun dışı bırakılan pul. Tam nota göre düşük olan (not). Kemiğin bir etki ile kırılması. Saf renkten hafif uzaklaşmış. Kırıntı. Kırılmış bir şeyden ayrılan parça. Kadının veya erkeğin yasalara ve törelere aykırı olarak ilişki kurduğu erkek veya kadın. Gücenmiş, üzgün. Bir şeyin kırılan yeri. Melez.

Fille : Hayvana yük sarmak için ip ya da urgandan yapılan askı. Kapı mandalı.

Reng : Renk.

Kırı : Eşek yavrusu, sıpa.

Kesi : Kesilmiş yer. Ortaklık, yarıcılık : Tarlayı kesiye verdim. Çamaşır. Giysi, elbise. Ucu eğik baston, sırık.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Uzam : Algılanan nesnelerin temel niteliği. Bir nesnenin uzayda kapladığı yer, vüsat.

Beya : Bayağı.

Renk : Cisimler tarafından yansılanan ışığın gözde oluşturduğu duyum. Nitelik. Çeşitlilik.

Dişi : Yumurta oluşturan veya yavru doğuran (birey). Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden girintili olan. Yumuşak, kolay işlenen (maden). Kadın. Şuh, işveli, çekici. Verimli, doğurgan. Erkeği tarafından döllenecek biçimde oluşmuş (hayvan veya bitki).

Diğer dillerde Filato anlamı nedir?

Osmanlıca Filato : flato