Dentines türkçesi Dentines nedir

Dentines ingilizcede ne demek, Dentines nerede nasıl kullanılır?

Dentine : Dantin. Mine. Fildişi. Diş kemiği. Dentin.

Hyalodentine : Keski solungaçlıların (elasmobranchii) pullarında, kalsiyum tuzlarından oluşmuş kemiksi, ince, üst tabaka. Hiyalodentin.

Hylodentine : Hiyalodentin. Kemikli balıklarda pulların fibrilar tabakasında biriken kalsiyum tuzlarının oluşturduğu kemiksi bir madde.

Vitrodentine : Vitrodentin. Plakoyit ve kozmoyit pulların, diş minesine benzeyen , ince ve sert olan dış tabakası. Plakoyit ve kozmoyit pulların diş minesine benzeyen, ince ve sert olan dış tabakası.

Dentin : Dantin. Diş kemiği. Bir dişin ana parçasını oluşturan sert ve kalın doku. Mine. Fildişi.

Denting : Çökertme. Oyuk yapma. Bastırma. Bir yüzey üzerine bastırma.

Denticular : Küçük diş benzeri çıkıntıları olan. Dişleri olan. Dentikül.

Denticulate : Dişli. Diş benzeri çıkıntıları olan. Ufak dişlere sahip olan.

Denticulated : Dişli. Çıkıntılı. Çentikli.

Dentinogenesis : Dantinojenez.

İngilizce Dentines Türkçe anlamı, Dentines eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dentines ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mina : Çekirgekuşu veya sığırcıkgillerden insan seslerini taklit edebilen güneydoğu asyaya özgü bir kuş. Sığırcık familyasına ait asya'ya özgü kuş türü. Mina kuşu. New york eyaletinde yerleşim yeri.

 

Direct : Yolu tarif etmek. Doğrudan. Aydınlatmak. Yönetim işi. Tereddütsüz. Yöneltmek. Atfetmek. Düz. Dolaysız. Direkt.

Intend : Kastetmek. Düşünmek. Niyetlenmek. Seçmek. Niyet etmek. Demek istemek. Tasarlamak. Amaçlamak. Hedeflemek. Azmetmek.

Verbena : Güvercinotu. Beş yapraklı çiçekleri ve bazı türlerinin yapraklarından elde edilen limon parfümlü yağı için yetiştirilen bitki veya bitkiler. Mor mine. Mine çiçeği. Mineçiçeği.

Tusks : (ayı balığı, fil gibi hayvanların) uzun azı dişleri. Uzun diş.

Designate : Atamak. İsimlendirmek. Adlandırmak. Seçmek. Tanımlamak. Düzenlemek. Görevlendirmek. Uygulamak. Belirlemek. Tayin etmek.

Specify : Belirtmek. Dakikleştirmek. Belirlemek. Nitelendirmek. Özgülleştirmek. Spesifize etmek. Ayrıntıları ile belirtmek. Maddeler halinde sıralamak. Açıkça belirtmek.

Enamelling : Füzyon yoluyla metal yüzeylere veya çömleklere uygulanan cam benzeri madde. Emaye eşyalar. Mineleme. Emaye. Mine işi. Mineyle kaplama. Emaylama. Emaye malzemeler. Emayeleme. (dişçilik) bir diş kaplamasının üzerine giydirilen sert ve cam gibi kalkerli bir madde.

Doom : Kötü kader. Kaderi kötü olmak. Ölüm. Yazgı. Hüküm vermek. Mahkum etmek. Son bulmak. Lanet. Zeval. Son.

Slate : Coğrafya, madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Kayağantaş. Geçmişteki hatalar. Arduaz kaplamak. Taş tahta. Film çekim tahtası. Önermek (aday). Arduvaz kaplamak. Killerin başkalaşımı ile olmuş, ilkel katmanlanma düzlemine göre herhangi bir açı ile özel olarak dilinebilen, yoğun, ince taneli bir kayaç (kayağa taşı). Koyu maviye çalar kurşun rengi.

 

Dentines synonyms : dentinum, calculate, dentine, ordain, ivory, eburnean, glazing, ebur, enamel, tusking, dentins, tush, fate, design, dentin, plan, mean, verbenas, tusk, tushing, aim.

Dentines zıt anlamlı kelimeler, Dentines kelime anlamı

Uncertain : Belirsiz. Bellisiz. Değişken. Kuşkulu. Tereddütlü. Emin olmayan. Bir öyle bir böyle olan. Değişebilir. Güvenilmez. Kararlaştırılmamış.

Dentines antonyms : unoriented.