Mine nedir, Mine ne demek
Mine; kökeni farsça dilinden gelmektedir.
- Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı.
- İnce ve parlak nakış.
- Dişlerin taç kısmını kaplayan beyaz ve sert doku.
- Saat kadranı

Yerel Türkçe anlamı:
İncik kemiği.
Ekine zarar veren kanatlı bir böcek.
Biyoloji'deki anlamı:
Dişlerin ve pulların üstünü örten ve Ca, Mg kapsayan çok sert ve parlak koruyucu örtü.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Süsleme) Maden eşya üzerine vurulan renkli sırça kaplama.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Dişin dentin tabakasını saran ve onu koruyan, beyaz, sıkı ve çok sert bir madde.
Zooloji alanındaki anlamı:
Diş ve pulların üstünü örten ve Ca, Mg kapsayan çok sert ve parlak bir örtü.
Mine isminin anlamı, Mine ne demek:
Kız ismi olarak; Metal eşya üzerine vurulan renkli cam katmanı. İnce ve parlak nakış. Çiçekleri başak durumunda, alacalı, mavi veya menekşe renginde, ıtırlı bir bitki.
İngilizce'de Mine ne demek? Mine ingilizcesi nedir?:
enamel
Osmanlıca Mine ne demek? Mine Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
mînâ
Mine hakkında bilgiler
Diş minesi (Latince: Substantia adamantinea, İngilizce: Enamel) vücudun en sert ve en yoğun mineralleşmiş maddesidir, ve dentin, sement ve pulpa ile beraber dişi oluşturan dört ana dokudan biridir. Normal olarak dişin görünür dental kısmıdır ve ve mutlaka alttan dentin ile desteklenmelidir.Minenin yüzde doksanaltısı mineralden geri kalanı ise su ve organik maddeden oluşur. Minenin normal rengi açık sarıdan grimsi beyaza kadar çeşitlilik gösterir. Minenin altında dentin bulunmayan dişin uç kısımlarında renk bazen hafif bir mavi tona dönebilir. Mine yarısaydam olduğu için, dentinin rengi ve mine altındaki herhangi bir dolgu maddesi bir dişin fiziksel görünümünü güçlü bir şekilde etkiler. Mine dişin yüzeyinde farklı kalınlıklarda bulunur ve en kalın olarak tüberkül denilen tepe çıkıntılarında 2.5 mm; en ince olarak ise klinik açıdan mine-sement sınırında bulunur. Minenin temel minerali bir kristalize kalsiyum fosfat olan hidroksiapatittir. Minedeki minerallerin büyük çoğunluğu yalnızca gücü açısından değil kırılganlık açısından da değerlendirilmektedir. Diş minesi, Mohs sertlik skalası açısından 5 ile değerlendirildiğinden insan vücundaki en sert maddedir.Dentin, 3-4 sertlik derecesi ile, daha az mineralize ve daha az kırılgan olarak, mineyi desteklemektedir ve sağlamlık için gereklidir. Dentin ve kemiğin tersine, mine kollajen içermez. Bunun yerine amelogenin ve enomelin adında iki benzersiz protein içermektedir. Bu proteinlerin işlevleri tamamen anlaşılmamış olsa da, bunların, diğer işlevlerinin yanı sıra, bir iskelet desteği gibi işlev görerek minenin gelişimine yardım ettikleri düşünülmektedir.
Minenin temel birimi mine çubuğudur. Daha önce mine prizması denilen, çapı yaklaşık olarak 4 μm - 8 μm uzunluğunda olan mine çubuğu, düzenli bir yapı içinde sıkıca biraraya getirilmiş bir hidroksiapatit kristalleri paketidir. Enine kesiti alındığında en güzel bir anahtar deliğine benzetilebilecek olan bu yapının üst kısmı ya da başı dişin taç kısmına doğru,ve alt kısmı veya kuyruğu diş köküne doğru durmaktadır.
Her bir mine çubuğundaki kristallerin düzeni oldukça karmaşıktır. Hem ameloblastlar (mine oluşumunu başlatan hücreler) hem de Tomes lifleri kristallerin düzenlerini etkiler. Mine çubuğunun baş tarafındaki mine kristalleri çubuğun uzun eksenine paralel olarak durmaktadır. Kristallerin yönlenmesi mine çubuğunun kuyruk kısmında uzun eksenden hafifçe uzaklaşır.
Minenin organik kısmı, hidroksiapatit kristallerine gömülmüş kollagen fibrillerden oluşmuştur. Minenin organik yapısı içerisinde başlıca metionin ve histidin olmak üzere 16 değişik aminoasit bulunur. Ayrıca organik kısımda, kalsifikasyona yardımcı olan fosfor yüksek oranda bulunur. Minenin yapısındaki en önemli proteinler "Enomelin ve Amelogenin" dir. Bunlar, organik bölümün organizasyonunu sağlar. Ayrıca "Lösin" de diş minesinin organik yapısındaki önemli bir proteindir. Minedeki suyun %25 lik kısmı apatit kristallerine bağlıdır. Diğer kısmı ise apatit kristallerini bir kabuk gibi sarar.
Mine ile ilgili Cümleler
- Pazı, vitaminler, mineraller, protein ve diyet lifi açısından zengindir.
- Ali oyuncak ayıları, kartpostal ve pulları, eski paraları, taş ve mineralleri, trafik plakaları ve jant kapaklarını yani kısacası hemen hemen her şeyi toplar.
- Normal su kullanmak zamanla buhar deliklerini tıkayacak mineral birikmesine sebep olacağı için buharlı ütülerde her zaman damıtılmış su kullan.
- Paracelsus tıpta kimyasal ve mineral kullanımının öncülüğünü yaptı.
- Minecraft oynamayı bırak.
- Güneş tutulur tutulmaz, Güneşin iç içe mineraller halkasının ayın etrafında bütün yönlere parladığı görülebilir. Güneşin koronasının görülebileceği tek zaman toplam güneş tutulması sırasında olduğu için bu muhteşem bir manzaradır.
- Haydi Minecraft oynayalım!
- Türkiye birçok mineral üretir.
Mine tanımı, anlamı:
Beyaz : Beyaz ırktan olan kimse. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Ak, kara, siyah karşıtı.
Sert : Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan. Gönül kırıcı, katı, ters. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Güçlü kuvvetli. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde.
İnce : Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. Hafif, gücü az. Ayrıntılı. Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Zayıf. Taneleri ufak, iri karşıtı.
Mine çiçeği : Mine çiçeğigillerden, yaprakları karşılıklı ve oymalı, çiçekleri başak durumunda alacalı, mavi veya menekşe renginde, sapı dört köşeli olan güzel kokulu bir bitki (Verbena). Bu bitkinin çiçeği.
Ağaç minesi : Mine çiçeğigillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kırmızı, mor çiçekli bir ağaççık (Lantana).
Mine çiçeğigiller : Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, mine çiçeği vb. türleri içine alan bir bitki familyası.
Mineci : Mine yapan sanatçı.
Minelemek : Mine ile süslemek.
Mineli : Mine ile süslenmiş.
Mineral : İçinde inorganik maddeler bulunan. Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.
Mineral bilimci : Mineral bilimi ile uğraşan kimse, minerolog minerolog.
Mineral bilimi : Mineral ve billurlarla, onların fiziksel ve kimyasal özelliklerini inceleyen bilim, maden bilimi, mineroloji.
Mineral bilimsel : Mineral bilimi ile ilgili, minerolojik.
Mineralleştirici : Bir madenle birleşerek onu mineral duruma dönüştüren madde.
Mineralleştirme : Mineralleştirmek işi.
Mineralleştirmek : İçinde mineral maddeler eritilerek suyu, maden suyu niteliğine getirmek. Bir metali mineral duruma getirmek.
Mineralli : İçinde mineralleşmiş tabakalar ve cevherler bulunan (kaya veya arazi parçası). İçinde mineral bulunan.
Mineralsiz : İçinde mineral bulunmayan.
Minerolog : Mineral bilimci.
Mineroloji : Mineral bilimi.
Minerolojik : Mineral bilimsel. Maden bilimsel.
Metal : Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Bu maddeden yapılmış. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı.
Eşya : Türlü amaçlarla kullanılan, insan yapısı, taşınabilir cansız nesneler.
Renkli : Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan.
Katman : Birbiri üzerinde bulunan yassıca maddelerin her biri, tabaka. Altında veya üstünde olan kayaçlardan gözle veya fiziksel olarak az çok ayrılabilen, kalınlığı 1 santimetreden az olmayan tortul kayaç birimi, tabaka. Bir toplum içinde makam, şöhret, meslek vb. bakımdan ayrılan topluluklardan her biri, tabaka.
Kadran : Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam veya başka işaretler bulunan düzlem. Ölçek.
Parlak : Göze çarpacak kadar başarılı. Temiz ve ışıklı. Parlayan, ışıldayan. Yüzü güzel (oğlan).
Adama : Adamak işi.
Saat : Vakit, zaman. Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası. Günün hangi anı olduğunu gösteren alet. Bir işin yapıldığı belli bir zaman. Sayaç.
Ve : İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz. Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu.
Nakış : Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan biçimde. Özrü, kusuru olan. Eksi. Eksik, tam olmayan, bitmemiş, noksan.
Mine hipoplazisi : Dişte, minenin tam olmayan veya eksik gelişimi. Köpeklerde oldukça sık görülür.
Minecik : Çok küçük, mini mini.
Minecilik : Minecinin yaptığı iş.
Mineçiçeğigiller : (botanik)
Minehüyük : Kahramanmaraş kenti, Türkoğlu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Minek : Derisi sarı pullu, tatlı su balığı.
Minekop : Mart ayından hairan sonuna kadar Karadeniz'de bulunan beyaz pullu bir çeşit balık.
Miner hastalığı : Avrupa ve Amerika kancalı kurtlarının neden olduğu hastalık.
Mineral blokları : Çiftlik hayvanlarının ahır veya daha çok mera beslenmesinde kullanılan, mineral madde eksikliklerini gidermek amacıyla yapılan ve çeşitli yapıştırıcı maddeler yardımıyla kalıp durumunagetirilen ek yem maddeleri.
Mineral damarı : İçinde bir mineral bulunan çatlak dolgusu.
Diğer dillerde Mine anlamı nedir?
İngilizce'de Mine ne demek? : n. excavation in the earth for the purpose of digging out certain substances (i.e. precious stones, minerals, coal, etc.), diggings; treasure, abundant source; explosive planted in the earth that is detonated by touch or remote control
v. extract certain substances (minerals, precious stones, etc.) from the ground, dig out; make tunnels, burrow; plant explosive mines in the ground; search and make use of an abundant source of information; undermine, attack underhandedly
pron. belonging to me
Fransızca'da Mine : [la] yüzün havası; görünüş, çehre, beniz; maden ocağı; mayın
Almanca'da Mine : n. Email, Schmelz
Rusça'da Mine : n. эмаль (F), глазурь (F), циферблат (M)

Bu kısımda Mine nedir? Mine ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Mine tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Mine hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.