Specify türkçesi Specify nedir

  • Özgülleştirmek.
  • Nitelendirmek.
  • Bilgisayar alanında kullanılır.
  • Dakikleştirmek.
  • Belirtmek.
  • Spesifize etmek.
  • Ayrıntıları ile belirtmek.
  • Açıkça belirtmek.
  • Belirlemek.
  • Maddeler halinde sıralamak.

Specify ile ilgili cümleler

English: They didn't specify the year.
Turkish: Onlar yılı belirtmedi.

English: He didn't specify when he would return.
Turkish: O, ne zaman döneceğini belirtmedi.

English: Ali didn't specify how many pencils to buy.
Turkish: Ali kaç tane kurşun kalem alacağını belirtmedi.

English: Ali didn't specify what he wanted.
Turkish: Ali ne istediğini açıkça belirtmedi.

Specify ingilizcede ne demek, Specify nerede nasıl kullanılır?

Specify directory : Dizin belirleyin.

Specify external data source : Dış veri kaynağı belirt.

Specify geographic data : Coğrafya verisini belirle.

Specifying : Belirtme. Maddeler halinde sıralamak. Ayrıntıları ile belirtmek. Açıkça belirtmek. Spesifize etmek. Belirlemek. Belirtmek.

Overspecifying : Aşırı belirginleştirme.

Specific action : Spesifik etki.

Specific : Özgül. Özgü. Özel. Özel ilaç. Kendine özgü. Bir türe özgü. Belirli. Özdeşleşmiş. Belli. Kesin.

Specific address : Özel adres.

Specific aim : Belirli amaç. Belli maksat. Belirli maksat.

Respecify : Tekrar belirtmek.

İngilizce Specify Türkçe anlamı, Specify eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Specify ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Set : 800 metreye dek düzenlenen koşularda, çıkış çizgisinde yerlerini alan yarışçıları dikkat durumuna getirmek için, çıkışçının kendi ana dilinde verdiği uyarı komutu. Bir odayı ya da kapalı bir alanı gösteren dekor. Sonucu belirtmede birim olan 15 sayılık bölüm. Bir takımyıldızın adı. Önce taslakta, sonra da makette hazırlanan dekoru sahne üzerinde gerçekleştirmek. Alışılmış. Dediğim dedik. Küme. Basmakalıp. Dekor kurmak.

Deliver oneself of : Açıklamak. Konuşma haline dökmek.

Denominate : Göstermek. Adlandırmak. İsim koymak. Demek. İsimlendirmek. İsim vermek. Ayırmak. Ad vermek.

Limit : Sınır koymak. Son sınır. sorumluluk sınırı. en çok eder. saygınlık sınırı. bir niceliğin, hiçbir zaman erişemeden atlamasız olarak yaklaştığı başka nicelik. Hasretmek. Olaylar ve süreçlerde kimi niteliklerin ulaşacağı düşünülen son nicellik değeri. (ing. boundary) evreleri birbirinden ayıran yüzey. Limitlemek. Sınırlamak. Limit koymak. Daraltmak. Erey.

Accelerator key : İvmelendirme tuşu. Hızlı erişim tuşu. Kısayol tuşu. Hızlandırma tuşu. Belirli işlemler yapmak için hızlı erişim sağlayan tuş dizisi. Hızlandırıcı tuş.

Accent bar : Vurgu çubuğu.

Decide : Hüküm vermek. Hükme bağlamak. Karar verdirmek. Azmetmek. Karar kılmak. Sonuçlandırmak. Karar vermek. Sonuca varmak. Seçim yapmak.

Provide : Temin etmek. İhtiyacını karşılamak. Koşul olarak koymak. Vermek. Vazetmek. Önlem almak. Bulmak. Donatmak. Hazırlıklı olmak. Karşılamak.

 

Ac adapter : Da bağdaştırıcısı. Ac bağdaştırıcısı. Aa bağdaştırıcısı.

Decides : Hükme bağlamak. Hüküm vermek. Karar vermesini sağlamak. Sonuca varmak. Karar kılmak. Karar verdirmek. Karar vermek. Aklı kesmek. Azmetmek.

Specify synonyms : brought out, assign, denotes, quantify, particularise, appointing, undertake, adjusts, characterizes, abnormal end, name, appoints, choose, bring, characterizing, enouncing, select, denote, contract, absolute device, pick out, declare oneself for something, enounces, specifies, acception, ascertains, defines, particularizes, access control, particularize, accounters, accounter, itemize.

Specify zıt anlamlı kelimeler, Specify kelime anlamı

Generalize : Yaygınlaştırmak. Genellemek. Genelleştirmek. Genelleştirilmek. Genelleme yapmak.

Contract : Yanların ilintisiz isteklerini açığa vurarak anlaşmaları. kişilerin, yandaş olarak bir hakkı değiştirmek, ortaya çıkarmak ya da düşürmek amacıyla yasalar çerçevesinde iç güdülerine dayanarak imzaları altında yaptıkları karşılıklı ve yazılı bildirim. Mukavele. Sözleşme. Kasmak. Kasılmak. Buruşturmak. Bağıtlaşmak. Bir oyuncunun tiyatro yönetimiyle yaptığı yazılı anlaşma. Daraltmak. Kontrat yapmak.

Specify ingilizce tanımı, definition of Specify

Specify kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To specify articles purchased. To designate in words so as to distinguish from other things. To mention or name, as a particular thing. As, to specify the uses of a plant.