Calf türkçesi Calf nedir

  • Buzdağından kopmuş buz parçası.
  • Baldır.
  • Fil.
  • Kocaman hayvan yavrusu.
  • Çorabın baldır kısmı.
  • Sersem genç veya çocuk.
  • [#dana Dana derisi].
  • Bacak baldırı.
  • Genç memeli veya memeli yavrusu.
  • Buzağı.
  • Doğumdan sütten kesilinceye kadar olan yaştaki her iki cinsiyetteki inek yavrusu.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Dana.

Calf ile ilgili cümleler

English: He tore his calf muscle playing basketball.
Turkish: Basketbol oynarken baldır kasını yırttı.

English: The calf muscle is located on the back of the lower leg.
Turkish: Baldır kası alt bacağın arkasında yer alır.

English: The cow gave birth to a calf with two heads.
Turkish: İnek, çift başlı bir buzağı doğurdu.

English: He has a torn calf muscle.
Turkish: Onun yırtık bir baldır kası var.

English: Night cramps in the calf muscles are particularly painful.
Turkish: Baldır kaslarındaki gece krampları özellikle acı vericidir.

Calf ingilizcede ne demek, Calf nerede nasıl kullanılır?

Calf crop : Buzağı verimi. Yetiştirmeye tabi tutulan ineklerin ve düvelerin sayısına bağlı olarak bir yıl içerisindeki sürüde doğan buzağıların sayısı veya yüzdesi.

Calf fattening : Pembe, gevrek et üretimi amacıyla süt veya sıvı yemlerle beslenerek 8-10 haftalık yaşta 150-200 kg canlı ağırlığa ulaşmak için buzağılara yapılan besi. Buzağı besisi.

 

Calf fattening meal : Buzağı karma yemi. Buzağı besi yemi.

Calf fever : Dana humması. Süt humması.

Calf leather : Dana derisi. Videla.

Unborn calf carcass by products : Kesilen ineklerden alınan doğmamış buzağıların bütün karkasından elde edilen, derisi hariç, bütün karkasın öğütülmüş, doğal durumu değiştirilmiş veya taze dondurulmuş biçimi. Doğmamış buzağı karkas ürünleri.

Calf length : Alt bacağın ortasına ulaşan (ör. bir palto, etek, vb.).

Calf leather videla : Dana derisi.

Japanese black calf cardiomyopathy : Kalpte sol karıncıkta yaygın dejenerasyon, nekroz ve genişlemeyle birlikte, hidroperikard, hidrotoraks, asites, akciğer ödemi ve solunum güçlüğü bulgularıyla seyreden japonya siyah buzağılarında görülen, otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. Japonya siyah buzağılarının kardiomiyopatisi.

Calf love : Gelip geçici aşk. Gençlik sevdası. İlk aşk. Geçici aşk. Gençlik aşkı. Çocukluk aşkı.

İngilizce Calf Türkçe anlamı, Calf eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Calf ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Calves : Danalar. Buzağılar. Dana sürüsü.

Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Kesimevi. Salhane. Mezbaha.

Achilles tendon : Ökçe kirişi. Ökçe veteri. Aşil kirişi. Asil kirişi. Aşil tendonu.

A c deformity : A-c kusuru. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdomen : Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Abdomen. Karın (böcek gövdesinde). Karnın altı. Böcek gövdesinin alt kısım. Batın.

 

Veal : Yalnız süt veya yapay sütle beslenen, canlı ağırlığı 140-160 kg gelen danalardan elde edilen açık pembe renkli et. Portör. Buzağı eti. Dana eti. Taşıyıcı. Vajina. Süt danası. Süt danası eti.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

A clay : Beyaz kil. Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

Bishoping : Piskopos. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Kaliforniya eyaletinde şehir.

Calf synonyms : veau, tendon of achilles, leppy, young mammal, gastrocnemius muscle, soleus muscle, mid calf, soleus, bos taurus, elephants, abaxial, a dna, calf leather, maverick, shank, calfskins, a c syndrom, cattle, a amplitude mod, shanks, gastrocnemius, a crochordon, elephant, tusker, skeletal muscle, abdominal pain, calfs, abdominal fat necrosis, abdominal distention, kine, dogie, dogy, calfskin.

Calf ingilizce tanımı, definition of Calf

Calf kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The young of the cow, or of the Bovine family of quadrupeds. Also, the young of some other mammals, as of the elephant, rhinoceros, hippopotamus, and whale.