Prepuce türkçesi Prepuce nedir

Prepuce ingilizcede ne demek, Prepuce nerede nasıl kullanılır?

Diverticulitis prepuce : Prepusyum divertikülümünün yangısı. Domuzların prepusyum bölgesinde hiperkeratozis, parakeratozis ve diskeratozisle birlikte 2-4 mm çapındaki beyaz-gri renkli plakların biçimlenmesiyle belirgin deri yangısı.

Prepuces : Guffe. Penis uç derisi. Gulfe. Sünnet derisi. Prepüs.

Prepuberal : Seksüel olgunluğa ulaşmamış, erginlik öncesi hayvan, prepubertal, prepuberte. Prepuberal.

Prepubertal : Prepuberal. Prepubertal.

Prepuberty : Prepuberte. Prepuberal.

Preputial inflammation : Prepusyum yangısı. Penis başını örten derinin yangısı, postitis.

Frenulum preputii : Frenulum prepusi. Sünnet derisinden glans penis'in alt yüzüne atlayan dürüm.

Preputial eversion : Prepusyum mukozasının prolapsusu. Prepusyum mukozasının ters dönmesi.

Preputial urolithiasis : Prepusyum ürolitiyazisi. Prepusyumda taş oluşması veya taş bulunması, postolitiyazis. genç tosunlarda deliğinin tıkanmasına ve göbeğin etrafındaki karın duvarına idrar sızmasıyla belirgindir.

Prepupa : Uzanmış larva. Bazı böceklerde pupadan hemen önceki kısa devre. Pup öncesi larvanın dikey hali. Kimi böceklerde pupadan önceki kısa devre. Prepupa. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

 

İngilizce Prepuce Türkçe anlamı, Prepuce eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prepuce ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Preputium : Prepusyum. Kapçık. İstirahat durumundaki penisin glansını tamamen saran deriden kın, prepusyum. Prepüsyum.

Foreskins : Prepuce. Penisin ucundaki deri.

Phallus : Penis. Erkeklik organı. Çük (argo sözcük). Kamış. Çük. Falus. Cinsel güç sembolü. Fallus. Bızır.

Tegument : Bir oluşumu dıştan örten tabaka. İçerisinde dev bir çekirdek veya çekirdek fragmentlerinin oluşabildiği sinistiyal sitoplazmik tip vücut örtüsü. tegument yassı solucanların (monogenea, digenea, cestoda) ve akantosefalaların larvalarının ve erişkinlerin yüzeyini kaplar, ancak erişkin paraziter yassı solucanların tegumentinde çekirdek bulunmaz. Kabuk. Tohum zarı. Zar. Tegument. Deri.

Clit : Klitoris. Bızır.

Cutis : Derinin ikinci katmanı. Kutis. Cildin ikinci tabakası. Dermis. Kütis. Altderi. Deri. Derma. Omurgalı hayvanlarda derinin epidermisinin altında bulunan, epidermisten bazal lamina ile ayrılmış bağ dokusundan yapılmış, kollagen tellerce zengin olan alt tabaka. kutis, koryum, dermis.

Button : Namlu düğmesi. Buton. İliklemek. Düğmelemek. Tomurcuk. Tuş. Puan. Sayı. Düğmelenmek. Filiz.

Skin : Bir hayvan ya da bitkinin vücudunu, meyvenin, tohumun üzerini örten en dış örtü. omurgasız hayvanlarda silindir biçiminde hücrelerden oluşmuş epidermisten, memelilerde keratinli çok tabakalı yassı epitel kapsayan epidermis ile bağ dokusunca zengin dermiş tabakalarından oluşur. Yüzmek. Cezalandırmak. Sıyırmak. Derisini soymak. Derisini yüzmek. Kabuk. Ten. Soymak. Cilt.

 

Member : Organ. Eleman. Mensup. Taraf (denklem). Ört.penis. Çubuk. Üye. Uzuv. Özdeş bir oluşumun içinde bulunan, altında ve üstünde kendi kayaç özellikleriyle ayrılarak oluşumun bir parçası olan kayaç katman birimi. Bilgisayar, hukuk, jeoloji alanlarında kullanılır.

Clitoris : Dilak. Dılak. Bızır. Dilcik. Klitoris. Vajinanın küçük dudaklarının birleşme yerinde bulunan, erektil özelliğe sahip küçük ve duyarlı, kısraklarda oldukça gelişmiş, erkeklerdeki glans penisin dişilerdeki karşılığı organ, klitoris.

Prepuce synonyms : prepuces, penis, foreskin.

Prepuce ingilizce tanımı, definition of Prepuce

Prepuce kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The foreskin.