Preserving türkçesi Preserving nedir

Preserving ile ilgili cümleler

English: We don't need a formal institution for preserving peace.
Turkish: Barışı korumak için resmi bir kuruma ihtiyacımız yok.

Preserving ingilizcede ne demek, Preserving nerede nasıl kullanılır?

Angle preserving map : Açı koruyan dönüşüm.

Area preserving transformation : Alan koruyan dönüşüm.

Preservable : Korunabilir. Korunabilen. Konservesi yapılabilir. Saklanabilir. Saklanabilen.

Preservation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Saklama. Filmin bozulmasını önlemek amacıyla alınan önlemlerin tümü. Korunma. Kentlerin belli kesimlerinde yer alan çağbilimsel ve yapıtasarcılık değerleri yüksek yapıtlarla, anıtların ve doğa güzelliklerin -kentte bugün yaşayanlar gibi- gelecek kuşakların da yararlanması için her türlü yıkıcı, saldırgan ve dokuncalı eylemler karşısında güvence altına alınması. bk. çevre korunması. Korunum. Konserve yapma. Muhafaza. Saklanma. Koruma.

Preservation of environment : Çevre korunması. Doğa değerlerinin, çağbilim ve yapıtasarcılık yapıtlarının ekinsel ve ekonomik değerini artırdığı yerlerin, kamu kuruluşlarının koruyucu ve geliştirici yönelti ve izlencelerine konu yapılması. bk. çevrel denetim.

 

Preserve formatting during updates : Güncelleştirirken biçimlendirmeyi sürdür.

Preserve : Reçel. Konserve yapmak. Reçelini yapmak. Konservesini yapmak. Sürdürmek. Şekerleme. Zarardan korumak. Esirgemek. Korumak. Muhafaza etmek.

Preservation of monuments : Anıtların ve çevresinin bakım, onarım ve değerlendirilmesine ilişkin kuralları ve yöneltileri uygulamaya geçirme eylemi. Anıtların korunması.

Preservation of old works : Eski eserlerin korunması.

Preservative : Gıdaların bozulmasını önleyerek raf ömürlerinin uzamasını sağlayan madde, konservatif, protektif. Yiyeceklerin bozulmasını önleyici kimyasal madde. Koruyucu. Bozulmayı önleyici. Katkı maddesi.

İngilizce Preserving Türkçe anlamı, Preserving eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Preserving ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Holds : Kaldırmak. Karara bağlamak. Geçerli olmak. Devam etmek. Dayanmak. Çekmek. Sadık kalmak. Barındırmak. Durmak. Tıkamak.

Armoring : Zırhlama. Zırhla kaplamak. Tahkimat.

Bodyguard : Bar fedaisi. Yakın koruma. Koruma görevlisi. Muhafız. Fedai. Koruyucu.

Asylum : Melce. Politik sığınma. Devlerin, cinlerin, büyücülerin, alkarılarının giremeyeceklerine inanılan kutsal yerler; oda, ocak, eşik vb. ev bölümleri; zararlı etkilerden korunmak amacıyla çizilmiş büyüsel değirmiler. Sığınacak yer. Tımarhane. Himaye. Sığınmak. Akıl hastanesi. İltica.

Convoying : Katar. Yol arkadaşlığı. Eşlik etmek. Yoldaşlık etmek. Birlikte gitmek. Refakat etmek. Konvoy.

Preserved : Korunmuş. Masun. Korunan.

Conserving : Konservesini yapmak. Koruyucu. Koruyan.

Conserves : Şeker ile saklanan meyve. Reçel. Konservesini yapmak. Konserve. Koruma altında tutmak.

 

Bodyguards : Koruma görevlisi. Korumalar. Fedai. Muhafız.

Convoy : Eşlik. Yoldaşlık etmek. Eşlik etmek. Birlikte gitmek. Kafile. Katar. Refakat etmek. Konvoy.

Preserving synonyms : worthy, asylums, chokidar, forfended, forfends, armouring, aegis, forfending, worth, forfend, embower, convoyed, body guard, auspices, buffer, conservations, hold, cocooned, bring through, care, charm, caretaking, preserve, cocoons, advocate, conserve, be a father to, conserved, conservancy, held, advocated, protect, conservation.

Preserving zıt anlamlı kelimeler, Preserving kelime anlamı

Unworthy : Layık olmayan. Aşağılık. Yakışmaz. Değersiz. Değimsiz. Alçakça. Değmez. Hak etmeyen. Uygunsuz.