Holds türkçesi Holds nedir

  • Devam etmek.
  • Gözaltına almak.
  • Geçerli olmak.
  • Tutmak.
  • Kaldırmak.
  • Çekmek.
  • El koymak.
  • Almak.
  • Durmak.
  • Kavramak.
  • Tıkamak.
  • Alıkoymak.
  • Dayanmak.
  • Karara bağlamak.
  • Barındırmak.
  • Sadık kalmak.
  • Muhafaza etmek.

Holds ile ilgili cümleler

English: He holds a lot of land.
Turkish: O çok fazla arazi tutuyor.

English: Ali currently holds the school record for the 100 yard dash.
Turkish: Ali şu anda 100 yarda hızlı koşmada okul rekorunu elinde tutuyor.

English: Dr. Valeri Polyakov, a Russian cosmonaut, was in space from January 8, 1994 to March 1995. He holds the record for the longest continuous stay in space.
Turkish: Dr. Valeri 8 ocak 1994 ten Mart 1995 e kadar uzayda kalan bir Rus kozmonottur. Uzayda en uzun süre kalma rekorunu elinde bulunduruyor.

English: He holds a high position at the company.
Turkish: Şirkette yüksek bir pozisyona sahiptir.

English: Determine the range of values of the constant k to which the quadratic inequality x² + kx - 3k > 0 holds for any real value of x.
Turkish: x bir reel sayı olmak üzere, x² + kx - 3k > 0 eşitsizliğinde k sabitinin alabileceği değer aralığını bulunuz.

Holds ingilizcede ne demek, Holds nerede nasıl kullanılır?

Queue holds : Kuyruk.

The promise still holds : Vaat hala yürürlükte. Verilen söz hala geçerli.

Beholds : Dikkat etmek. Dikkatle bakmak. Bakmak. Farkına varmak. Gözlemlemek. Görmek. Seyretmek.

 

Footholds : Köprübaşı. Tutunma noktası. Ayak basacak sağlam yer. Ayak basacak yer.

Freeholds : Mülkiyet. New jersey eyaletinde yerleşim yeri. Mal. İyelik hakkı. Mülk. Mülkiyet hakkı.

Thresholds : Asgariler. Eşik. Eğik. Eşikler.

Leaseholds : Kiralanmış mal. Kiralamaktan doğan hak. Kiracı. Uzun süreli kiralanan varlıklar. Sözleşme ile kiralanmış emlak. Sözleşme ile kiralanmış mal. Kiralanmış. Kira ile tutma hakkı. Kiralanmış şey.

Upholds : Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi). Kaldırmak. Onaylamak. Yukarı kaldırmak. Tarafını tutmak. İdame etmek. İltizam etmek. Muhafaza etmek. Uygun bulmak. Desteklemek.

Hold a child back a year : Çocuğa okulda aynı sınıfı tekrarlatmak.

Households expenditure : Tüketici harcamaları. Bir ülkede belli bir dönemde tüketicilerin mal ve hizmetlere yapmış oldukları harcamaların toplamı.

İngilizce Holds Türkçe anlamı, Holds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Holds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take hold : Yerleşmek. Kök salmak. Tutunmak. Kökleşmek. Ele geçirmek.

Bung : Tıpa. Savurmak. Fıçı tapası. Tapa. Tıpalamak. Hırpalamak. Atmak. Fırlatmak. Tıkaç.

Choke : Bastırmak. Boğulmak. Boğma. Boğulma. Boğazını sıkmak. Tıkabasa doldurmak. Ölmek. Baskılamak.

Bind : Yapışmak. Sarmak (çimento) tutmak. Bilgisayar, eskrim alanlarında kullanılır. Tutturmak. Engel olmak. Yarayı sarmak. Ciltlemek. Zorunlu bırakmak. Menetmek. Fazla sıkmak.

Apprehend : Korkuyla beklemek. İdrak etmek. Endişe etmek. Yakalamak. Tevkif etmek. Korkmak. Anlamak. Tutuklamak.

 

House : Kendi evine almak. Kodak. İskan etmek. -de bulunmak. Barınmak. Meclis. Ev sağlamak. Evde oturmak. Ev. Yerleştirmek.

Conserve : Konserve. Koruma altında tutmak. Korumak. Konserve yapmak. Konservesini yapmak. Reçel.

Axe : Balta ile kesmek. İşten kovma. Çalgı. Kısmak. Atmak. Kovma. Kısma. İptal etmek. Kovmak.

Bung up : Gelişigüzel bırakmak (araba vs.). Kapamak.

Harbored : Saklamak. Yataklık etmek. Korumak. Beslemek. Barınmak. Barındırmak (gemi vb). Liman. Demir atmak. Limanda demirlemek.

Holds synonyms : hold close, hold tight, housekeep, be true to, came home, come to rest, bear, abolishes, abrogate, harboring, accommodate, clod, book, be valid, attract, continues, commandeered, borrows, abut, bear on, adhibit, discontinued, obtain, harbour, apply to, allured, appreciates, bespoken, affect, harbors, abide by, bite, grasp.

Holds zıt anlamlı kelimeler, Holds kelime anlamı

Discontinue : Kullanımdan kalkmak. Arkası kesilmek. Kesmek. Devam etmemek. Vazgeçmek. Sona ermek. Durdurmak. Son vermek. Bırakmak. Durmak.

Holds antonyms : let go of.