Previse türkçesi Previse nedir

  • Peşinen uyarmak.
  • Uyarmak.
  • İkaz etmek.
  • Gelecek olayları önceden tahmin etmek.
  • Önceden uyarmak.
  • Önceden haber vermek.

Previse ingilizcede ne demek, Previse nerede nasıl kullanılır?

Prevision : Öngörüş. Sağduyu. Öngörü. Basiret. Önsezi. Önbiliş. Önceden görme.

Economic prevision : Ekonominin gelecekteki olası gelişme eğilimini tahmin edilmesi ve değerlendirilmesi. İktisadi öngörü.

Scientific prevision : Bilimsel öngörü. Daha gözlemlenmemiş ya da denenmemiş olan doğal ve toplumsal olayların, kuramsal ve deneysel verilere, gelişmenin nesnel yasalarına dayanılarak önceden kestirilmesi.

Preview : İlk oynatım. Önceden izletecek. Kısa çalma. Önceden izlensin mi. Ön oynatım ile genel oynatım arasında yer alan oynatım. Gala öncesi özel gösterim. Önizleme. Ön izleme. Yeni çevrilmiş bir filmin izleyici üzerindeki etkisini anlamak üzere gösterimi. Önceden görmek veya göstermek.

Preview font : Önizleme yazıtipi.

Preview window : Önizleme penceresi.

Previous cell : Önceki hücre.

Preview picture : Resim önizleme. Resmi göster.

Previous : Önceden olan. Önce. Eski. Evvelsi. Sabık. Geçmiş. Geçen seferki. Önceki. Daha önceki. Evvelki.

Preview of : Habercisi (muhtemel bir şeyin). Önizleme. Önizlemesi.

İngilizce Previse Türkçe anlamı, Previse eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Previse ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Give warning : İhtar çekmek. Feshini ihbar etmek. İkaz vermek. İhtar etmek.

Admonishing : Öğüt vermek. İhtar etmek. Nasihat vermek. İhtar vermek. Azarlamak. Tembih etmek. Kulağını çekmek. Nasihat etmek. Kulağını bükmek.

Alerted : Gözünü açmak. Alarma geçirmek. Alarma geçirilmiş.

Warn : İkazda bulunmak. Öğütlemek. İhtarda bulunmak. İhtar vermek. Haber vermek. Tembih etmek. İhtar etmek. İhbar etmek. İkaz yapmak.

Foreshown : Belirtisi olmak. Tahminde bulunmak. Kehanette bulunmak. İlahi ilham vasıtasıyla önceden haber vermek. Önceden göstermek.

Caution : İhtar etmek. Olası sakınca ya da kaçınılar karşısında önlem alma yeteneği. Korunu. Temkin. Dikkatini çekmek. İhtar. Tembih etmek. Uyarı. Tembihlemek.

Admonished : Azarlanmış. Fırça yemiş. Azarlamak. İhtar etmek. Tembih etmek.

Foretelling : Gaipten haber verme. Geleceğini haber vermek. Kehanette bulunmak. Gaipten haber vermek. Önceden bilmek. Önceden bildirmek. Kestirimde bulunmak.

Alerting : Gözünü açmak. Alarma geçirmek. Uyarma.

Previse synonyms : advise somebody of something, cautions, foreshow, foretell, foreknow, awaken, forewarn, foreran, awarn, awakens, foreshows, admonishes, forebodes, admonish, cautioning, anticipate, awakened, alerts, waken, foreboded, foretells, forewarns, apprised of, forewarning, alert, forerun, advise, foreshowed, know, advise against, foretold, expostulate with, foresee.

Previse ingilizce tanımı, definition of Previse

Previse kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To foresee.