Price control türkçesi Price control nedir

  • Fiyat kontrolü.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Fiyatlar genel düzeyinin büyük oranda ve sürekli olarak yükselmesinin hükümet tarafından önlenmesi için belirli mallarda fiyat artışlarının sınırlandırılması veya fiyat dondurulması biçiminde uygulanan bir gelirler politikası aracı. tekelci işletmeyi tam rekabet koşullarındaki gibi çalışmaya zorlamak ve tekelci fiyatı önlemek için hükümetin fiyatı marjinal maliyete eşit olarak belirlemesi.
  • Fiyat denetimi.

Price control ingilizcede ne demek, Price control nerede nasıl kullanılır?

Price : Paha biçmek. Değer biçmek. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyat koymak. Fiyatlandırmak. Fiyatını belirlemek. Paha. Ücretlendirmek. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kıymet.

Control : Hakim olmak. İşletmek. Kontrolü sağlamak. Güdüm. Dışarıya gidip gelen taşıtları gümrükçe denetleme işi. Veri derleme sürecinde güvenirlik ve geçerlik gerekçeleriyle araçların ölçünlenmesi ve değişkenlerin egemenlik altına alınmasına ilişkin gözlem ya da ölçüm önlemlerinin tümü. Kontrol etmek. Kontrol. Denetlemek. Kumada etmek.

Price controller : Fiyat denetimi. Satak ederlerini izlemek ve denetlemek üzere yasasına göre kurulmuş olan örgütlerin bu amaçla görevlendirdiği kişi. Eder denetçisi. Fiyat kontrolü.

 

Price and support information : Ücret ve destek bilgisi.

Price appreciation : Fiyat biçme. Fiyat takdiri. Eder biçme. Satağa yeni sürülen bir mala satış ederi koyma, satılacak mala, tümdeğer göz önünde tutularak değer biçme.

Price awareness : Alıcıların satın alacakları mallar ve bu mallara alternatif malların fiyatları hakkında sahip oldukları bilgi düzeyi. Fiyat bilinci.

İngilizce Price control Türkçe anlamı, Price control eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Price control ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ability to pay approach : Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı. Güç yaklaşımı.

A change in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Ability rent : Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı. Yetenek rantı.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı.

Price controller : Satak ederlerini izlemek ve denetlemek üzere yasasına göre kurulmuş olan örgütlerin bu amaçla görevlendirdiği kişi. Eder denetçisi.

Abnormal budget : Olağan bütçeden ayrı bir belge olarak hazırlanan ve kabul edilen, her yıl tekrarlanmayan ve olağanüstü nitelik taşıyan harcama ve gelirleri gösteren özel bir bütçe. Olağanüstü bütçe.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Price control synonyms : a group shares, abolition of forced labour convention, a pass through certificate, abnormal budget expenditures, a shift in supply, a change in supply, a change in demand.