Prima türkçesi Prima nedir

  • Eskiden yazmalarda, bugün genellikte ansiklopedi ve sözlüklerde kullanılan, bir sayfanın son satırının sağ alt köşesine yazılan bir sonraki sayfanın ilk sözcüğü.
  • Kılavuz söz.

Prima ile ilgili cümleler

English: Electronic news media is our primary source of information.
Turkish: Elektronik haber medya temel bilgi kaynağımızdır.

English: Honesty is the primary reason for his success.
Turkish: Dürüstlük onun başarısı için temel nedendir.

English: His primary reason for going out was to see Patty.
Turkish: Onun dışarı çıkmak için ana nedeni Patty'yi görmekti.

English: Ali has memorised so many kanji that he can read books for primary school children.
Turkish: Ali ilkokul çocuklarının kitaplarını okuyabilecek kadar çok kanji ezberlemiş.

English: He is a primary school teacher, so he is used to dealing with children.
Turkish: O bir ilkokul öğretmeni bu yüzden o çocuklarla ilgilenmeye alışkın.

Prima ingilizcede ne demek, Prima nerede nasıl kullanılır?

Prima ballerina : Baş balerin. Balede başrolde dans eden kadın sanatçı. Yıldız dansçı. Baş katta dansçı. Bale sanatında yıldız düzeyine erişmiş sanatçı.

Prima donna : Baş kadın oyuncu (opera). Primadonna. Opera'da başrolde oynayan kadın sanatçı. Baş kadın şarkıcı. Kaprisli. Nazlı kimse. Kendini beğenmiş kişi. Zor beğenen kimse.

 

Prima facie : Vehleten. İlk izlenime göre değerlendirilen. İlk izlenime göre. İlk bakışta. İlk intiba üzerine. Dış görünüşe göre. İlk bakışta olan.

Alla prima : Resmin tek seferde boya uygulamasıyla tamamlandığı yağlı boya resim tekniği (sanat).

Fissura prima : Fissura prima. Beyincikte, culmen ile declive'yi birbirinden ayıran sığ oluk.

Primacies : Önde gelme. Papalık. Öncelik. Üstünlük. Başpiskoposluk. Önce gelme.

Primaries : Ön seçimler. Uçucu kanat tüyü. Ana renk.

Primal : Başlıca. Baş. Ana. Temel. Asal. İlkel. Birincil ya da primer. İlk.

Primary : Başyıldız. Öncelikli. Baş. İlk, en yalın, en önemli olay , biçim ya da küme. örn. karmaşık tepkimeler dizgesindeki en önemli ya da en hızlı tepkime. Birinci. sentetik olarak sentezlenmiş kısa, tek iplikli nükleotit dizisi. İlksel. Birincil. Temel. Başlıca. Birinci.

Primage : Ek gemi ücreti. Primaj. Kaptan aidatı. Çıkış limanında, yüklemede gösterilen dikkat ve çabaya karşılık olarak navlun dışında yapılan ek ödeme. Kaptan ücreti. Özenli yükleme veya boşaltma ücreti.

İngilizce Prima Türkçe anlamı, Prima eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prima ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Leading : Satır aralığı. Yol gösteren. Yol gösterme. Başlıca. Kurşun çerçeve. Temel. Kılavuzluk eden. Yöneten. İleri gelen. İma.

Starring : Yıldız yapmak. Başrolde oynatmak. Yıldızlarla süslemek. Yıldız olmak. Başrolde oynamak. Yıldızlamak. Katılanlar.

Major : Ana. Binbaşı. Bir uzmanlık alanında eğitim görmek. Branşı doğrultusunda yoğunlaşmak. Büyük. Bir alanda uzmanlaşmak. Majör. Yetişkin. Asıl. Branş.

 

Stellar : Yıldız ile ilgili. Gösterişli. Mükemmel. Yıldız gibi. Yıldızlarla ilgili. Yıldızlara ait. Cafcaflı.

Star : Karagöz, matiz ve külhanbeyi tiplerince "mum" ya da "ışık" anlamında kullanılan sözcük. oynanışta, oyunu uzun süre afişte tutan, kısacası sanatı yönünden üstün, ünlü sanatçı. Başrolde oynamak. Başrolde oynatmak. Filmin yıldızı olmak. Büyük bir sanat yeteneği göstermeyen, fakat bir filmde oynayışı bu filmin gelirini artırabilen gözde oyuncu. Yıldız yapmak. Yıldız dansçı. Baş rolü oynamak. Talih. Kümeölçümde küme üyelerinin anlamlı bir kesiminden çekim alan birey.

Prima synonyms : dessert apple, eating apple.

Prima zıt anlamlı kelimeler, Prima kelime anlamı

Minor : Reşit olmayan kimse. Minor. İkincil. Ergin olmayan çocuk. Ufak. Küçük. Bilgisayar, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Daha az. Ergin olmayan kimse. Önemsiz.

Cooking apple : Pişirmelik elma.