Prologs türkçesi Prologs nedir

Prologs ingilizcede ne demek, Prologs nerede nasıl kullanılır?

Prolog : Öndeyiş. Giriş. Girizgah. Bkz.prologue. Önsöz. Başlangıç. Giriş bölümü.

Prologing : Başlangıç. Giriş. Giriş bölümü. Öndeyiş. Önsöz. Prolog. Girizgah.

Prologue : Prolog. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Ön oyun. Oyunun eylemi başlamadan önce serimi ya da açıklamaları kapsayan kesim. bk. prologos. Giriş. Girizgah. Oyundan önceki bölüm. antik tiyatro döneminde euripides'in, tra- gedya'ya; plautus'un da komedyaya getirdikleri söz. oyuna konu olan olaydan önce geçenleri özetler. modern tiyatroda oyunun anlamı üzerinde bilgi verir. Giriş kesimi. Önsöz. Öndeyiş.

Prologues : Önsöz. Prolog. Girişler. Başlangıç. Giriş bölümü.

Coprology : Koproloji. Dışkı incelemesi. Dışkı inceleme. Pornografi araştırması. Parazitolojide dışkının parazitlerin tanısı amacıyla değişik tekniklerle incelenmesi işlemlerine verilen genel ad.

Prolongation : Uzatma. Geciktirme. Uzama. Devam ettirme. Uzantı. Vadenin uzatılması. Uzatılma. Sürdürme. Temdit.

Prolonged diestrus : Uzayan diöstrüs. Siklik kısraklarda özellikle geçiş dönemlerinde gebe olmamasına rağmen siklik korpus luteumun kalıcı duruma geçmesi sonucu biçimlenen diöstrüs süresinin uzaması.

 

Prolongable : Uzatılabilir.

Prolocutor : Hatip.

Prolong : Süreyi uzatmak. Devam ettirmek. Savsaklamak. Süresini uzatma. Sürdürmek. Süresini, belirli koşulları yerine getirerek yenileme. Uzatmak. Temdit etmek.

İngilizce Prologs Türkçe anlamı, Prologs eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Prologs ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Lengthen : Uzatmak. Daha uzun yapmak. Sulandırmak. Uzanmak. Uzamak.

Sustain : Onaylamak. Katlanmak. Sürem. Dayanmak. Devam ettirmek. Çekmek. Uğramak. Doğrulamak. Taşımak. Maruz kalmak.

Protract : (süresini) uzatmak. Uzatmak. Ölçekli çizmek. Uzatmak (süreyi). İletki ile çizmek. Dışarıya uzatmak. Süresini uzatmak. Temdit etmek. Küçük ölçekle planını çizmek.

Preserve : Esirgemek. Konservesini yapmak. Korumak. Şekerleme. Zarardan korumak. Konserve yapmak. Saklamak. Reçelini yapmak. Muhafaza etmek. Reçel.

Doorways : Antre. Kapı aralığı. Giriş. Başlangıç.

Uphold : Tutmak. Sürdürmek (ingiliz ingilizcesi). Devam ettirmek (ingiliz ingilizcesi). Tarafını tutmak. Muhafaza etmek. Yukarı kaldırmak. Tasdik etmek. İltizam etmek. Onaylamak. İdame etmek.

Carry : Kabul edilmek. (toplama ve çarpmada sayıyı sonuncu basamağa) geçirmek. Sevketmek. Sağlamak. Nakletmek. Bulundurmak. Satışa sunmak. Bulaştırmak. Çakmak. Çekmek.

Spin : Fırıl fırıl dönmek. Fırıl. Kaybettirmek (seçim, sinav). Dönmek. Çevirmek. Örmek (ağ, koza vb). Bir temel parçacığın devinim süresi. Dönü. Uydurmak. Vril yapmak.

Keep : Saklamak. Bakım. İşletmek (otel vb). Tutmak. Himaye. Konumunda tutmak. Geçim. İç kale. Bakmak. Yönelmek.

Continue : Uzamak. Devamı gelmek. İdame etmek. Olagelmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Ertelemek. Sürmek. Devam ettirmek. Kalmak. Uzatmak.

 

Prologs synonyms : extend, retain, exordia, prologues, carry on, keep up, keep on, approaches, draw out, temporise, spin out, bear on, temporize, entries.

Prologs zıt anlamlı kelimeler, Prologs kelime anlamı

Shorten : Kasılmak. Azalmak. Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Kısalmak. Yelkeni sarıp küçültmek. Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Kısmak. Kısaltmak. Azaltmak.

Discontinue : Ara vermek. Bitmek. Sona ermek. Arkası kesilmek. Kesmek. Vazgeçmek. Devam etmemek. Son vermek. Durdurmak. Bırakmak.