Promising türkçesi Promising nedir

  • Gelecek vaadeden.
  • Ümit veren.
  • Gelecek vaat eden.
  • Gelecek için bir şeyler vadeden.
  • Umut verici.
  • Söz verme.
  • Geleceği parlak.
  • Umut veren.
  • Yetenekli.
  • Ümit verici.

Promising ile ilgili cümleler

English: He is a promising student.
Turkish: O, geleceği parlak bir öğrenci.

English: Don't misunderstand me, we aren't promising you anything.
Turkish: Beni yanlış anlama, sana hiçbir şey için söz vermiyoruz.

English: Ali is a promising student.
Turkish: Ali gelecek vaadeden bir öğrenci.

English: Ali is a promising young man.
Turkish: Ali gelecek vaadeden genç bir adamdır.

English: He invested two hundred dollars in a promising business.
Turkish: O umut verici bir işte iki yüz dolarlık yatırım yaptı.

Promising ingilizcede ne demek, Promising nerede nasıl kullanılır?

Promisingly : Umut verici bir şekilde. Yetenekli bir biçimde.

Compromising : Gölge düşürmek. Ara bulmak. Uzlaştırmak. Riske atmak. Sosyal uzlaşma. Uzlaşmak. Anlaşmak.

Compromising emanations : Gizliliği bozan elektromanyetik yayılım.

Uncompromising : İnatçı. Kesin. Sert. Anlaşmaya yanaşmaz. Tavizsiz. Uzlaşmaz. Uyuşmaz. Eğilmez. İlke veya kararlarından vazgeçmez. Kararından dönmez.

Unpromising : Gelecek vaadetmeyen. Ümitsiz. Umut vermeyen. Ümit verici olmayan. Ümit vermeyen.

 

Promise give : Adamak. Nezretmek.

Promiscuous : Herkesle yatan. Önüne gelenle yatıp kalkan. Rasgele cinsel ilişkide bulunan. Karışık. Karmakarışık. Dağınık. Gelişigüzel. Rasgele. Ayırım gözetmeyen. Önüne gelenle yatan.

Promised : Söz verilmiş. Temin etmek. Umutlu olmak. Vaat etmek. Adaklı. Söz vermek. Söz verilen. Umut vermek. Benzemek ( ceğe).

Promise to pay : Ödeme sözü. Borçlunun alacaklısına, alıcının satıcısına parayı gelecek bir günde ya da belirli bir sürenin bitiminde ödeyeceğine dair söz vermesi. Ödeme taahhüdü. Ödeme vaadi.

Promise the moon : Dünyaları vaadetmek. Dünyaları vadetmek.

İngilizce Promising Türkçe anlamı, Promising eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Promising ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Promotive : Destekleyici. Cesaret verici. Yüreklendirici. Özendirici. Teşvik edici.

Comer : Gelen kimse. Fark edilen bir potansiyeli olan kişi. Gelen. Gelecek vaadeden kimse. Georgia eyaletinde şehir.

Encouraging : Cesaretlendirici. Yüreklendirici. Özendirici. Suça yataklık etmek. Teşvik etme. Cesaret verici. Teşvik edici.

Rewarding : Karlı. Ödüllendirici. Değerli. Ödüllendirme. İleriye yönelik. Tatminkar. Taltif. Yapmaya değer. Denemeye değer.

Accomplished : Usta. Hünerli. Başarılmış. Tam. Mükemmel. Başarılı. Kusursuz. Yapılmış. İşini iyi bilen.

Likely : İnanılır. Galiba. Büyük ihtimalle. İyi. Güzel. Olası. Muhtemel. Olması muhtemel. Önemsiz.

Bright : Şeffaf. Canlı. Uyanık. Şanlı. Muhteşem. Işıltılı. Aydınlık. Berrak. Aydın. Şaşaalı.

Rosier : Gül biçiminde. Güllü. Gül rengi. Gül renkli. Gül şeklinde. Güzel. Güllük gülistanlık. Al.

 

Adept : Usta. Mütehassıs. Uzman. Ehil. Çok yetenekli kimse. Hünerli. Mahir. Üstat. Becerikli.

Auspicious : Uğurlu. Kutlu. Talihli. Şanslı. Hayırlı. Elverişli. Tekin.

Promising synonyms : comers, competent, roseate, hopefuls, committing, hopeful, white hope, efficient, able, aptest, capable of, abler, rosy, apt, daedalian, up and coming, cleverer, rosiest, capable, facultative, ables, cleverest, feebleness, clever.

Promising zıt anlamlı kelimeler, Promising kelime anlamı

Unlikely : İhtimali olmadan. Pek mümkün olmayan. Olası olmayan. Mümkün görünmeyen. Uzak. Beklenilmeyen. Olasısız. Beklenilmedik. İhtimali olmayan. Alışılmadık.

Inauspicious : Talihsiz. Menhus. Uğursuz. Kutsuz. Şanssız. Meşum. Meymenetsiz.

Promising ingilizce tanımı, definition of Promising

Promising kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A promising day. As, promising person. Affording hope or assurance. Making a promise or promises.