Bright türkçesi Bright nedir
- Neşeli.
- Akıllı.
- Umut verici.
- Şaşaalı.
- Muhteşem.
- Şanlı.
- Parlak.
- Işıltılı.
- Şeffaf.
- Canlı.
- Zeki.
- Aydın.
- Parlayan.
- Aydınlık.
- Görkemli.
- Uyanık.
- Berrak.
Bright ile ilgili cümleler
English: Ali is a bright young man.
Turkish: Ali parlak genç bir adam.
English: A bright idea occurred to me.
Turkish: Aklıma parlak bir fikir geldi.
English: Ali is a bright student.
Turkish: Ali parlak bir öğrencidir.
English: Ali's a bright boy.
Turkish: Ali zeki bir çocuk.
English: Ali turned bright red.
Turkish: Ali kıpkırmızı oldu.
Bright ingilizcede ne demek, Bright nerede nasıl kullanılır?
Bright and early : Sabah erkenden. Sabahın çok erken saatinde. Sabahın köründe.
Bright annealing : Parlak tavlama. Parlak ısıl işleme.
Bright bessemer wire : Parlak bessemer teli.
Bright color : Canlı veya neşeli renk. Parlak renk. Sıcak renk. Açık yada parlak renk.
Bright dipping : Parlak daldırma.
Bright enough : Yeterince aydınlık.
Bright lights : Parlak ışık. Otomobil farlarına ait uzunlar.
Bright plating : Parlak kaplama.
Bright green : Açık yeşil. Parlak yeşil. Limon rengi. Filizi.
Bright red : Kıpkırmızı. Tavşankanı.
İngilizce Bright Türkçe anlamı, Bright eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Bright ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
As sharp as a needle : Zehir zemberek. Zehir gibi.
Self luminous : Kendiliğinden ışık veren.
Encouraging : Cesaret verici. Teşvik etme. Suça yataklık etmek. Yüreklendirici. Cesaretlendirici. Ümit verici. Teşvik edici. Özendirici. Umut veren.
Resplendent : Göz kamaştırıcı. Işıl ışıl. Pırıl pırıl. Göz alıcı.
Gauzes : Gazlı bez. Tül. Gaz bezi. Tülbent. Bürümcük. Pus. Sargı bezi. Şilebezi. Şile bezi.
Brain : Kafa yarmak. Dimağ. Omurgalı hayvanların sinir sisteminin kafatası içinde bulunan merkez bölgesi. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan ganglion. serebrum. Omurgalılarda kafatası içindeki merkezi sinir sisteminin bir bölümü. omurgasız hayvanlarda yutağın ve sindirim borusunun üzerindeki büyük sinir düğümü olan gangliyon, serebrum. Zeki kimse. Beynini patlatmak. Kafalı kimse. Kafasına patlatmak. Akıl. Beynini dağıtarak öldürmek.
Airier : Kendine bir hava veren. Havai. Havadar. Hayali. Çevik. Gevşek. Çalım satan. Hafif.
Achromatic colour : Akromatik renk.
Luxurious : Lüks. Rahatlık. Konforlu. Gösterişli. İhtiyaç fazlası seçenekleri ve pahalı olan. Rahat. Şatafatlı. Çok rahat.
Fulgor : Görkem. İhtişam. Parlaklık.
Bright synonyms : bright as a new penny, buttonlike, silklike, buttony, beady, coruscant, glimmery, brightness level, beadlike, pearlescent, gauziest, rosy, shiny, luminousness, awakes, acutes, radiants, pompous, clever, twinkling, argents, sheenful, astute, promising, flashing, alive to, satiny, bouncier, enlightened, august, flamboyant, glazy, scintillating.
Bright zıt anlamlı kelimeler, Bright kelime anlamı
Dull : Tatsız. Ağır. Duygusuz. Körelmek. Soluk. Matlaştırmak. Donuk. Körleşmek. Sersem. Kalın kafalı.
Colorless : Renksiz. Solgun. Tekdüze. Donuk. Yansız. Tarafsız. Silik. Soluk. Cansız. Anlamsız.
Bright ingilizce tanımı, definition of Bright
Bright kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not dark. Brightness. Radiating or reflecting light. Shining. Brightly. Luminous. Splendor. Shedding or having much light. [Bakınız: Brite].

Bu kısımda Bright kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Bright ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Bright anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Bright ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.