Encouraging türkçesi Encouraging nedir
- Umut verici.
- Özendirici.
- Yüreklendirici.
- Umut veren.
- Teşvik edici.
- Cesaretlendirici.
- Suça yataklık etmek.
- Cesaret verici.
- Teşvik etme.
- Ümit verici.
Encouraging ile ilgili cümleler
English: Ali keeps encouraging Mary to do things on her own.
Turkish: Ali Mary'yi işleri kendi başına yapması için cesaretlendiriyor.
English: Ali is encouraging his students.
Turkish: Ali öğrencilerini teşvik ediyor.
English: That's encouraging news.
Turkish: O cesaret verici haber.
English: Dad's always encouraging him.
Turkish: Babam her zaman onu teşvik ediyor.
English: I am encouraging my brother.
Turkish: Erkek kardeşimi teşvik ediyorum.
Encouraging ingilizcede ne demek, Encouraging nerede nasıl kullanılır?
Encouraging piece of news : Cesaretlendirici bilgi. Ferahlatıcı bilgi. İç rahatlatıcı haber.
Encouragingly : Teşvik ederek. Umutlandırarak. Ümitlendirerek. Cesaret verecek şekilde. Teşvik edici bir şekilde. Teşci edecek şekilde. Cesaret edici olarak. Teşvik edici biçimde. Cesaretlendirerek. Destekleyerek.
Unencouraging : Cesaret verici olmayan.
Encourage : Cesaretlendirmek. Desteklemek. Cesaret vermek. Özendirmek. Teşvik etmek. Korumak. Yüreklendirmek. Gayretlendirmek. Takviye etmek.
Encourage streamlining : Verimliliği teşvik etmek. Etkinliği desteklemek.
Encouragements : Özendirme. Yüreklendirme. Cesaret verme. Teşvik. Teşvik etme. Cesaretlendirme.
Encouraged : Korumak. Yüreklendirilmiş. Teşci edilmiş. Yüz verilmiş. Teşvik edilmiş. Cesaretlendirmek. Himaye edilmiş. Özendirmek. Cesaret verilmiş. Desteklemek.
Encouragement price for agriculture : Tarımı özendirme ödülü. Gelir vergisi yasasında belirtilen ve açıklanan yargılara göre tarımı özendirme çabası gösteren ve olumlu sonuçlar alan kişilere ilişkin kazançlara yasasındaki temellere göre sağlanan vergi bağışıklığı.
Encouragers : Yüz veren. Teşci eden. Yüreklendiren. Himaye eden. Teşvik eden. Umutlandıran. Ümitlendiren. Teşvikçi. Cesaret veren. Cesaretlendiren.
Encouragement : Teşvik etme. Cesaret verme. Teşvik. Cesaretlendirme. Bir gözlem sürecinde kendisinden bilgi istenen kişilerin istemli katılımını sağlamak üzere yapılan güdüleme, bk. özendirme. Özendirme. Yüreklendirme.
İngilizce Encouraging Türkçe anlamı, Encouraging eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Encouraging ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Exhortation : Tavsiye. Teşvik. Teşvik edici söz. Uyarı. Nasihat. Tembih. Vaız. Şiddetli tavsiye.
Stimulus : Isırgan otu tüyü. Biyoloji, eğitim, fizik, kimya, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireylerin ya da toplumsal kümelerin herhangi bir tepkide bulunmalarına yol açan bir nesne, bir olay. Bir eğilime yol açan etki. Bir gözlem ya da deneylemede etkileri gözlenmek üzere duruma sokulan ve bireylerin yanıt ve tepkide bulundukları denetimli ve ölçünlü doğal ya da yapay etken. Teşvik edici şey. Hücre, doku veya organların etkinliğini etkileme kapasitesine sahip herhangi bir dış değişiklik, durum veya ajan. Teşvik. Dürtü. Uyarıcı.
Hortative : Öğütleyici.
Bright : Parlayan. Uyanık. Şanlı. Şeffaf. Neşeli. Aydınlık. Akıllı. Görkemli. Parlak.
Exhortations : Teşvik edici söz. Tavsiye. Tembih. Şiddetli tavsiye. Vaız. Teşvik. Uyarı.
Hortatory : Tahrik edici. İstek kipi. Nasihat verici. İlham verici.
Promising : Söz verme. Geleceği parlak. Ümit veren. Gelecek vaadeden. Yetenekli. Gelecek için bir şeyler vadeden. Gelecek vaat eden.
Heartening : Neşelendirici. İç rahatlatıcı.
Incentives : Özendirme tedbirleri. Teşvik tedbirleri. İsteklendirme. Güdü. Dürtü. Özendirme.
Exhortatory : Son derece cesaret verici. Kuvvetli şekilde teşvik edici. Teşvik niteliğinde.
Encouraging synonyms : promotive, prod, rallying, cheering, rosy, incitation, inducing, rewarding, roseate, inspirers, emboldening, hopefuls, gladdening, inspiriting, helpful, encouragement, rosier, inciting, reassuring, galvanizer, hopeful, fostering, incentive, exhortative, supporting, incitations, goading, galvanizers, supportive, inspirer, rosiest, exhorting, furthering.
Encouraging zıt anlamlı kelimeler, Encouraging kelime anlamı
Unsupportive : Desteksiz.
Unhelpful : Yardım etmeyen. Yardımcı olmayan.
Hopeless : Yararsız. Yeteneksiz. Umarsız. Kötü. Umut vermeyen. Adam olmaz. Umutsuz. İşe yaramaz. Boşuna. Meyus.
Encouraging antonyms : unreassuring, discouraging.
Encouraging ingilizce tanımı, definition of Encouraging
Encouraging kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Furnishing ground to hope. Inspiriting. Favoring.

Bu kısımda Encouraging kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Encouraging ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Encouraging anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Encouraging ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.