Pronounceable türkçesi Pronounceable nedir

  • Telaffuz edilir.
  • Telaffuzu mümkün.

Pronounceable ile ilgili cümleler

English: I heard that one way to stay healthy is to avoid eating any food with unpronounceable ingredients.
Turkish: Sağlıklı kalmanın tek yolu telaffuz edilemeyen maddelerden yapılmış bir yiyeceği yemekten kaçınmaktır.

Pronounceable ingilizcede ne demek, Pronounceable nerede nasıl kullanılır?

Unpronounceable : Telaffuzu mümkün olmayan. Telaffuz edilemeyen.

Pronounce absolution : Bir günahkarın allah tarafından affedildiğini söylemek (papaz).

Pronounce : Bildirmek (kararı). İleri sürmek. Resmen bildirmek. Fikrini söylemek. İlan etmek. Resmi eda ile söylemek. Bildirmek. Duyurmak. Tefhim etmek. Söylemek.

Pronounced : Bariz. Kati. Belirgin. Güçlü. Kesin. Sert. Belli. Etkili. Aşikar. Göze çarpan.

Pronouncedly : Göze çarpar biçimde. Vurgulanmış bir biçimde.

Pronounces : İleri sürmek. Resmen bildirmek. Söylemek. Tefhim etmek. Fikrini söylemek. İlan etmek. Resmi eda ile söylemek. Bildirmek. Bildirmek (kararı). Duyurmak.

Pronouncements : Beyan. Kararın bildirilmesi. Resmi bildiri.

Unpronounced : Telaffuz edilmemiş. Söze dökülmemiş. Söylenmemiş.

Mispronounces : Yanlış söylemek. Yanlış telaffuz etmek.

Mispronounce : Yanlış telaffuz etmek. Yanlış söylemek.

İngilizce Pronounceable Türkçe anlamı, Pronounceable eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pronounceable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rolled : Bir silindir şekline dönüşmüş. Yuvarlanmış. Dönmüş. Bir makara veya bobine sarılmış. Etrafında döne döne hareket etmiş. Silindirlenmiş. Çekme. Sarılmış. Haddelenmiş.

Trilled : Titrek ünsüz. Titrek. Şakımak. Sesini titretmek. Dil sırtını geriye doğru kabarıp, kenarlarının diş- ön damak sınırında yer aldığı sırada, dil ucunun diş etine hafifçe çarpması ve aradan geçen havanın titremesi ile oluşan akıcı r ünsüzü. Sesi titremek.

Rolling : Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi. Gümbürdeme. Sallantı. Yalpa. İnişli yokuşlu (arazi). Haddeden geçirme. Gürül gürül akma. Ezme. Yuvarlanış. Yuvarlanma.

Pronounceable zıt anlamlı kelimeler, Pronounceable kelime anlamı

Unpronounceable : Telaffuzu mümkün olmayan. Telaffuz edilemeyen.

Pronounceable ingilizce tanımı, definition of Pronounceable

Pronounceable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Capable of being pronounced.