Rolling türkçesi Rolling nedir

  • Haddeden geçirme.
  • Yuvarlama.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Sallantı.
  • Yalpa.
  • Yuvarlanış.
  • Yuvarlanan.
  • Ezme.
  • Yem parçacıklarının biçimi ve/veya irilikleri, gerektiğinde kıvama getirilmek veya tavlanmak suretiyle, merdaneler arasından geçirilerek düz, yassı partiküller durumuna getirilmesi.
  • İnişli yokuşlu (arazi).
  • Gümbürdeme.
  • Gürül gürül akma.
  • Yalpalama.
  • Yuvarlanma.
  • Gürleme.
  • Dalgalı (deniz).

Rolling ile ilgili cümleler

English: "A rolling stone gathers no moss" is a proverb.
Turkish: "Yuvarlanan taş yosun tutmaz" bir atasözüdür.

English: A rolling stone gathers no moss.
Turkish: Yuvarlanan taş yosun tutmaz.

English: Grandma sprinkled flour on the rolling pin so the dough wouldn't stick to it.
Turkish: Büyük anne hamur ona yapışmasın diye oklavanın üstüne un serpti.

English: That dude is rolling in dough.
Turkish: Şu arkadaş servet içinde yüzüyor.

English: What's your favorite Rolling Stones album?
Turkish: Favori Rolling Stone albümünüz nedir?

Rolling ingilizcede ne demek, Rolling nerede nasıl kullanılır?

Rolling back : Aşağı çekmek (fiyat). Tanıtma yazılarının altında yer alan döner yüzey. Düşürmek. Ucuzlatmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Döner diplik.

Rolling boil : Kjeldahl yöntemiyle ham protein analiz yönteminin birinci basamağı olup yem örneğinin konsantre sülfürik asit, katalizör ve ısı etkisiyle yakılması işlemi. Yaş yakma.

 

Rolling capitals : İşletme sermayesi. Döner sermeye. Döner sermaye. İşletme sermaye.

Rolling crusher : Silindirli kırıcı. Yuvgulu kırıcı.

Rolling friction : Haddeleme sürtünmesi. Yuvarlanma sürtünmesi.

Rolling stage : Kayar görünçlük. İleri-geri ya da sağa-sola ray üzerinde kaydırılabilen sahne. Antik yunan tiyatrosunda görülen, arkadan gelen, kimi oda içi sahnelerini sunmak amacıyla, oyun yerine itilerek tekerlek üzerinde getirilen sahne, küçük düzey. Antik tiyatrodaki, kimi oda içi sahneleri göstermek amacıyla, arkadan itilerek tekerlekler üzerinde oyun yerine getirilen sahne. Öne arkaya, sağa sola devindirilebilen görünçlük çeşidi. Sinema, televizyon, tiyatro alanlarında kullanılır. Tekerlekli sahne. Kayar sahne.

Rolling stock : Bir şirketin karayolu taşıtları. Katar. İşletme malzemesi. Lokomotif ve vagonlar. Hareketli demirbaş. Tren dizisi. Demiryolu araçları. Demiryolu levazımı. Demir yolu taşıtları. Demiryolu taşıtı.

Rolling wet : Yaş ezme. Tane yemlerin buhara tutulduktan sonra, 1-8 dakika çelik silindirler arasından geçirilerek ezilmesi, buğulama.

Rolling herd average : Dalgalı sürü ortalaması. Rha.

Rolling skater : Patenci. Tekerlekli paten üzerinde denge hareketleri yapan sanatçı.

İngilizce Rolling Türkçe anlamı, Rolling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rolling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Precessions : Devinme (astronomi terimi). Devinim. Takaddüm. Presesyon. Dönüşteki salınım veya titreşim. Devinim (astronomi terimi).

 

Rounding : Düz bir ünlünün, yanındaki dudak ünsüzünün veya söz içindeki yuvarlak bir ünlünün etkisiyle yuvarlak sıradan ünlüye dönüşmesi: bedük > böyük > büyük; biber > büber, savıl- > savul-, nevbet > növbet > nöbet, yabız > yavuz vb. yağmur, avuç, savur- (<sagur-), kavur- (<kagur-), kavuk (<kaguk (?) vb. sözlerdeki dudak benzeşmesine aykırı durum, bu sözlerin yanlarındaki dudak ünsüzlerinin etkisi ile eski türkçedeki yuvarlak biçimlerini korumuş olmaları ile ilgilidir. || dudak ünsüzlerinin yanlarında bulunmadıkları halde, düz ünlüsü yuvarlaklaşmış sözler serpintiler biçiminde anadolu ağızlarında vardır. çez-> çöz-, alış- > olış-, çeşme > çöşme, ek- > ök-, çekirge > çökürge, ertesi > örtesi, cep > cöp vb. bk. ünlü yuvarlaklaşması. Yuvarlaklaşma. Yuvarlaklaştırma. Kavrama kolaylığı sağlamak amacıyla ondalık sayıların ondalıklarını en yakın tam sayıya indirgeme. Kavislendirme. Ünlü yuvarlaklaşması. Yuvarlatma.

Wabbles : Tereddüt. Titretmek. Sarsak. Sendeleme. Titreme. Sallamak. Sallanmak. Sendelemek. Titremek.

Blanketing : Battaniyelik kumaş. Örtme. Sinyal ezme.

Wobbling : Sallanma. Tereddüd etmek. Sallanmak. Bocalamak. Titremek. Yalpalamak. Sendelemek.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Mushing : Pelte. Aşırı duygusallık. Lapa. Köpek kızağına binmek. Mısır unu lapası. Lapa gibi şey. Ağız.

Trundles : Yuvarlamak. Yuvarlayarak taşımak. Gitmek (tekerlekli taşıt). Çekmek (tekerlekli taşıtı). İtmek (tekerlekli taşıtı). Gelmek (tekerlekli taşıt). Yuvarlanmak. Ufak tekerlek. İterek sürmek (tekerlekli şey).

Quandaries : Tereddüt. Kararsızlık. Kuşku. Şüphe. İkircim. Tereddüd. Çıkmaz. Şaşkınlık. Hayret. İkilem.

Heeling : Yana yatma. Bayılma. Bir geminin rüzgardan eğilmesi (denizcilik).

Rolling synonyms : libration, trundler, wallows, grindings, a crochordon, grogginess, abdominal palpation, burnishing, wallow, robbery, trundled, hodgepodges, wabble, peal, abdominal pain, a band, crushing, mush, a amplitude mod, rollover, fulminated, gimbaling, hodgepodge, turning about, trundling, rolled, rollings, lurch, fulminate, mash, gimbal, precession, vibrato.

Rolling zıt anlamlı kelimeler, Rolling kelime anlamı

Unpronounceable : Telaffuzu mümkün olmayan. Telaffuz edilemeyen.

Rolling ingilizce tanımı, definition of Rolling

Rolling kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Turning over and over as if on an axis or a pivot. As, a rolling wheel or ball. Rotating on an axis, or moving along a surface by rotation.