Pronounced türkçesi Pronounced nedir

Pronounced ile ilgili cümleler

English: Ali carefully pronounced the words.
Turkish: Ali kelimeleri dikkatlice telaffuz etti.

English: He was pronounced dead after he had been taken to the hospital.
Turkish: O, hastaneye götürüldükten sonra öldüğü duyuruldu.

English: Many words are pronounced according to the spelling, but some are not.
Turkish: Birçok kelimeler hecelerine göre telaffuz edilirler fakat bazıları değil.

English: Is the 't' pronounced in this word?
Turkish: Bu kelimedeki "t" telaffuz ediliyor mu?

English: Have you ever pronounced this word?
Turkish: Hiç bu kelimeyi telaffuz ettin mi?

Pronounced ingilizcede ne demek, Pronounced nerede nasıl kullanılır?

Pronouncedly : Göze çarpar biçimde. Vurgulanmış bir biçimde.

Mispronounced : Yanlış söylemek. Yanlış telaffuz etmek.

Unpronounced : Telaffuz edilmemiş. Söylenmemiş. Söze dökülmemiş.

Pronounce absolution : Bir günahkarın allah tarafından affedildiğini söylemek (papaz).

Pronounce : Söylemek. İlan etmek. Bildirmek. Tefhim etmek. Bildirmek (kararı). Ayıtmak. Duyurmak. Fikrini söylemek. Resmen bildirmek. Telaffuz etmek.

Unpronounceable : Telaffuz edilemeyen. Telaffuzu mümkün olmayan.

 

Mispronounce : Yanlış telaffuz etmek. Yanlış söylemek.

Pronounces : Fikrini söylemek. Resmen bildirmek. Resmi eda ile söylemek. İleri sürmek. Söylemek. Telaffuz etmek. İlan etmek. Bildirmek. Duyurmak. Tefhim etmek.

Mispronounces : Yanlış söylemek. Yanlış telaffuz etmek.

Self pronouncing : Fonetik bir alfabe ile yazılmış.

İngilizce Pronounced Türkçe anlamı, Pronounced eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pronounced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Irreversible : Tersinmez (fizik terimi). Tersinir olmayan. Tersinmez. Değiştirilemez. Dönüşümsüz. Tersine çevrilemez. Dönüştürülemez. Dönülemez. Ters çevrilemez. Dönülmez.

Biting : İğneleyici. Zalim. İğneli. Isırıcı (rüzgar). Sokma. Dokunaklı. Alaylı. Acı. Acıtıcı.

Absolute : Katıksız. Absolü. Tam. Sınırsız. Mutlak. Müstakil. Katışıksız. Sonsuz. Saltık. Salt.

Highlighted : Önemi belirtilmiş. Altı çizilmiş. İşaret edilmiş. Kararmış.

Accurate : Yanlışsız. Doğru. İnce. Dakik. Hassas. Yanlış yapmamaya özen gösteren. Tam. Sahi.

Acutest : Keskin. Şiddetli. Aşırı. Dar (açı). Sivri. Zeki. Akut. Dar. Ağır. İlerlemiş.

Blatant : Küstah. Terbiyesiz. Gürültücü. Gürültü yapan. Kaba. Besbelli. Arsız. Utanmaz. Yaygaracı. Besbelli olan.

Efficient : Yüksek verimli. Rasyonel. İyi çalışan. İşgüzar. Yaman. Hızlı ve verimli. İş bilir. Etkin. Hızlı ve verimli çalışan.

Acerb : Ekşi. Acılı ekşi. Acı.

Acrid : Barut gibi. Kekre. Ekşi. Tehlikeli. Keskin. Ekti. Acı. Buruk.

Pronounced synonyms : determinate, decisive, as large as life, hefty, effectives, conspicuous, asper, exact, expressed, distinctive, heftiest, clean cut, express, beefy, broadest, beefier, acuter, efficacious, emphasised, explicits, emphaticical, effective, dogmatical, as sure as fate, in evidence, drastic, definitive, evidential, clear cut, business like, broads, a hundred percent, absolutes.

 

Pronounced zıt anlamlı kelimeler, Pronounced kelime anlamı

Unnoticeable : Fark edilmeyen. Farkedilemez. Göze çarpmayan.

Pronounced ingilizce tanımı, definition of Pronounced

Pronounced kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Decided. [A Gallicism]. Strongly marked. Unequivocal.