Proprietor türkçesi Proprietor nedir

  • Durağan değer iyesi.
  • Mal üzerinde iyelik hakkını gerçekleştirmiş olan kişi.
  • İmtiyaz sahibi.
  • Mal sahibi.
  • Sahip.
  • Malik.
  • Yapı iyesi.
  • Maliyesi.
  • Mülk sahibi.
  • Ticari bir kuruluşun sahibi.
  • Taşınır ve durağan malı bulunan kişiler.
  • İye.
  • Arazi sahibi.
  • Ekonomi alanında kullanılır.

Proprietor ile ilgili cümleler

English: The proprietor of the store worked at the head of his employees.
Turkish: Dükkan sahibi çalışanların başında çalıştı.

Proprietor ingilizcede ne demek, Proprietor nerede nasıl kullanılır?

Proprietor of the work : Yapıtı yaratan kişi. Yapıt iyesi. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yapıt iyeliğini elinde bulunduran kimse.

Individual proprietor : Tek sahip.

Landed proprietor : Arazi sahibi. Toprak sahibi.

Sole proprietor : Tek mal sahibi. Tek başına işletme kuran kişi. Tek sahip. Tek malik. Tek patronluk işletme.

Proprietorial : Ev sahipliği ile ilgili. Mülk sahipliği ile ilgili.

Proprietaries : Mal sahibi. Şahsi. Kişiye özel. Mülkiyet ile ilgili. Tescilli. Sicilli. Tescilli mümessil. Özel. Birinin mülkü olan. Hissedarlar.

Proprietorship : Adi şirket. Maliklik. Şahıs işletmesi. Mülk sahipliği. Mal sahipliği. Şahıs şirketi. Tek kişilik şirket.

Proprietorship register : Mülkiyet sicili.

Sole proprietorship : Tek kişinin kontrolü. Tek mülkiyet. Şahıs şirketi. Tek maliklik. Şahıs işletmesi. Tek sahiplik. Tek sahipli şirket. Tek kişilik şahıs işletmesi.

 

Proprietorships : Mal sahipliği. Mülk sahipliği. Maliklik. Tek kişilik şirket. Şahıs şirketi. Şahıs işletmesi. Adi şirket.

İngilizce Proprietor Türkçe anlamı, Proprietor eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proprietor ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Restaurateur : Lokanta işleten veya lokanta sahibi kimse. Restoratör. Lokanta sahibi. Lokantacı.

Proprietaries : Şahsi. Sicilli. Mülkiyet ile ilgili. Kişiye özel. Birinin mülkü olan. Tescilli ilaç. Özel. Tescilli. Mal sahipleri.

Heritors : Mirasçı. Kalıtçı. Varis.

Grantee : Burs verilen kişi. Burslu öğrenci. Hibe alan kimse. Yardım alan kimse. Temellük eden. Devralan. Bağış yapılan kişi. Hibe alan. Malı veya hizmeti devralan kişi ya da kurum.

Has in his possession : Ona ait. Mülkiyeti var.

Concessionaires : Ayrıcalıklı kimse. Temsilci. Bayi.

Land owner : Toprak sahibi. Arsa sahibi olan kimse.

Holder : İyesi kendisi olsun olmasın bir malı kullanmakta olan kişi, elde tutan, eldeci. Taşıyıcı. Tutamaç. Kulp. Bir ortaklık veya mal üzerinde payı olan kişi. hisse senedini satın alarak elinde bulunduran kişi. Çek, ödek ve benzeri tecim belgitlerinden kendisine verilmiş ve aktarılmış bulunanların iyesi olan kişi. Çek, bono, poliçe, gönderim belgesi, hisse senedi, tahvil vb. her türlü değerli kağıdı yasalara uygun olarak elinde bulunduran kişi. Elinde bulunduran kimse. Hamil. İçinde bir şey saklanabilen kap.

Landocracies : Sahip oldukları mülkiyet veya servet ile yetki sahibi olan insanlar sınıfı. Mülkiyet sahibi olan insanlar.

 

Proprietor synonyms : restauranter, newspaper publisher, landed gentleman, patentees, renter, land holder, a error, lording, homeowners, a priori probability, publisher, landholder, man of affairs, franchisees, businessman, landowner, endowed with, abadir test, mistresses, franchisers, bwanas, proprietresses, a priori information, saloon keeper, a priori theoretical criteria, a b model, a level, abc method, concessionaire, aalens linear regression model, lord, landholders, disponer.

Proprietor ingilizce tanımı, definition of Proprietor

Proprietor kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : One who has the legal right or exclusive title to anything, whether in possession or not. An owner. As, the proprietor of farm or of a mill.