Public issue türkçesi Public issue nedir
- Sermaye piyasası araçlarının satın alınması için borsalar veya örgütlenmiş diğer piyasalar aracılığıyla halka çağrıda bulunulması.
- Halka açık ihraç.
- Kamusal sorun.
- Halka açılma.
- İktisat alanında kullanılır.
Public issue ingilizcede ne demek, Public issue nerede nasıl kullanılır?
Public : İzleyiciler. Seyirciler. Seyirci. Halk için. Halka açık. Ahali. Genel. Kamu. Bar. Kamuya ait.
Issue : Çıkarmak. Sorun. Yayınlamak. Sonuçlanmak. (dergi veya gazete) sayı. Bildirmek. (dergi veya gazete) nüsha. Yayınlanmak. Neşet etmek.
Public accounting : Kamu muhasebesi. Devlet muhasebesi. Yetkili muhasebeci. Muhasebe. Devletin gelir, gider ve ayniyat akımlarıyla ilgili tüm işlemlerini içeren kayıt sistemi. Serbest muhasiplik.
Public administration : Kamu yönetimi. Merkezi hükümet. Kamu idaresi. Amme yönetimi. Amme idaresi.
Public assistance : Sosyal yardım.
Public auction : Müzayede. Açık satış. Aleni müzayede. Genel müzayede. Açık artırma ile satmak. Açık mezat. Açık artırma.
İngilizce Public issue Türkçe anlamı, Public issue eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Public issue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
A shift in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.
Floatation : Hisse senedi veya tahvil çıkarma. Tahvil satışı. Flotasyon. Tahvil ihracı. Yüzdürme. Tahvil ihraç etme. Bir işe başlama eylemi. Yüzme.
A type mutual funds : Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiyede kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu ortaklığı. A tipi yatırım fonu.
Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.
A change in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.
Going public : Piyasaya hisse senedi sürmek. Bilgileri halka açıklamak. Halka açılmak.
Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.
A shift in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.
A change in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.
Initial public offering : Hisse senetlerinin halka ilk kez arzı. Halka ilk arz. Halka arz. İlk halka arz. Bir şirketin borsadaki hisselerinin halka ilk kez arz edilmesi. Ipo. İlk kez kamuya arz.
Public issue synonyms : abnormal budget receipts, ability to pay approach, a group shares, ipo, a shift in demand, public offer, abnormal budget expenditures, a pass through certificate, a change in individual demand, ability rent, abnormal budget.

Bu kısımda Public issue kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Public issue ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Public issue anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Public issue ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.