Pucker türkçesi Pucker nedir

Pucker ile ilgili cümleler

English: Ali was expecting a kiss, so he leaned forward and puckered his lips.
Turkish: Ali bir öpücük bekliyordu, bu yüzden öne doğru eğildi ve dudaklarını buruşturdu.

Pucker ingilizcede ne demek, Pucker nerede nasıl kullanılır?

Puckered : Büzük. Kırışmak. Buruşuk. Büzgü yapmak. Buruşturmak. Büzülmüş. Buruşmak. Kırıştırmak. Büzmek (dikiş). Büzüşük.

Puckering : Büzmek (dikiş). Buruşmak. Buruşturma. Gofreleme. Çekme bozuklukları. Büzgü yapmak. Buruşturmak. Kırıştırmak. Büzülme. Kırışmak.

Puckers : Buruşmak. Büzülmek (dudakları). Büzüşmek. Buruşturmak. Kırışmak. Kırıştırmak. Büzmek (dudaklarını). Büzgü yapmak. Büzmek. Büzmek (dikiş).

Puckery : Buruk.

Puck : Bir ses aygıtında mıknatıslı kuşağın belirli bir hızla ve düzgün biçimde yol almasını sağlayan silindir biçiminde madensel çubuk. Pak. Buz hokeyi diski. Cin. Afacan peri. Döndürme çubuğu. Yaramaz çocuk. Buz hokeyi topu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Puccini : Giacomo puccini (1858-1924). La boheme ve madame butterfly adlı çalışmaları ile ünlü italyan opera bestecisi. Bir soyadı.

 

Puclic bank : Sermayesinin tamamının ya da büyük bir kısmının devlete ait olduğu banka. Devlet bankası.

Pucks : Cin. Pak. Afacan peri. Buz hokeyi topu. Yaramaz çocuk. Buz hokeyi diski.

Pucherite : Pucherit.

Pucka : Birinci sınıf. Hakiki. En iyi kalite. Kaliteli. Gerçek. Halis.

İngilizce Pucker Türkçe anlamı, Pucker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pucker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Shirr : Büzme. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda pişirmek. Yassı lastik. Yumurtayı ufalanmış ekmek ile yağda kızartmak. Lastik geçirmek. Büzgü.

Ruga : Kırışık. Kıvrılma. Buruşuk. Kıvrım.

Pursed : Keseye koymak. Kese. Ağzını büzmek. Ödül. Portföy. Para çantası. Dudak büzmek. El çantası. Para kesesi.

Astringing : Sıkıştırmak. Kabız. Sıkmak.

Cockle : Kabuk (midye vb.). Tarak kabuğu. Dalgalandırmak. Bir tür midye. Küçük sandal. Delice.

Decks : Güverte. İskambil destesi. Üst kısım. Deste.

Rumple : Kırışık. Dağıtmak. Örselemek. Darmadağın etmek. Karman çorman etmek. Karıştırmak (saçı). Karmakarışık etmek.

Astringe : Sıkıştırmak. Kabız. Sıkmak.

Contorts : Burmak. Saptırmak. Bükmek. Eğme. Çarpıtmak. Kıvırmak. Eğmek. Burma.

Pucker synonyms : ruckle, puckers, constrict, contort, coating, bat the eyes, contorting, shirring, smock, seam, crisp, furrow, ruck, purses, pursing, layer, knit, creases, pursiness, puckering, crinkle, crinkliness, bunch, fold, astringed, crimp, seams, shrivel, flexure, ruffle, covering, rucked, kat.

Pucker ingilizce tanımı, definition of Pucker

Pucker kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Often with up. To gather into small folds or wrinkles. A wrinkle. A collection of folds. To contract into ridges and furrows. To corrugate. A fold. As, to pucker up the mouth.