Ruga türkçesi Ruga nedir

Ruga ile ilgili cümleler

English: He is very frugal, but not stingy.
Turkish: O çok tutumlu ama cimri değil.

English: Germans are a frugal people.
Turkish: Almanlar tutumlu bir millettir.

English: He lives frugally.
Turkish: O tutumlu bir şekilde yaşıyor.

English: Ali is frugal.
Turkish: Ali tutumlu.

English: She is very frugal, not to say stingy.
Turkish: O cimri değil, çok tutumluydu.

Ruga ingilizcede ne demek, Ruga nerede nasıl kullanılır?

Rugate : Kırışık. Buruşuk.

Corrugare : Korrugare. Buruşturma.

Corrugate : Kırıştırmak. Buruşturmak. Dalgalandırmak. Buruşmak. Kırışmak.

Corrugated : Oluklu (saç veya karton vb). Dalgalı (metal). Dalgalı. Kıvrımlı. Koruge. Oluklu. Paralel girinti ve çıkıntıları olan. Ondüleli. Buruşmuş. Katlı.

Corrugated cardboard : Oluklu mukavva.

Corrugated metal : Oluklu metal. Oluklu saç levha. Oluklu sac. Ondüle sac.

Corrugated paper : Oluklu karton veya mukavva. Kutu yapmak için kullanılan sağlam sert kağıt. Mukavva. Oluklu karton.

Corrugated lining : Ses dağılımının düzenlenmesinde kullanılan duvar kaplaması. Oluklu kaplama.

Corrugated iron : Oluklu sac. Oluklu saç. Oluklu demir levha. Dalga şeklinde yapılmış olan demir veya çelik saçlar (inşaat malzemesi olarak kullanılan). Kıvrımlı demir.

 

Corrugated sheet : Ondüleli sac. Kırışık sac. Oluklu levha. Oluklu sac.

İngilizce Ruga Türkçe anlamı, Ruga eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruga ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Creases : Buruşmak. Buruşturmak. Kırmak. Katlanmak. Katıla katıla gülmek. Pli yapmak. Ütülemek. Sıyırmak. Kırışmak.

Creasy : Kıvrımlarla dolu. Kırış kırış.

Crinkles : Hışırdamak. Buruşmak. Katlamak. Karıştırmak. Kırışmak. Buruşturmak. Kırıştırmak. Hışırdatmak. Kıvırmak.

Writhed : Debelenmek. Kıvranmak. Acıdan kıvranmak. Bükünmek. Kıvrandırmak. Kıvırmak.

Inflexion : Eğilme. Ses tonunun değişmesi. İnfleksiyon. Büküm. Tasrif. Sesin perdesini değiştirme. Bükün. Çekim. Gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Flection : Yapım ve çekim sırasında kelime köklerinin farklı biçimlere girmesi şeklindeki kırılma olayı. büküm; arapça, almanca, ingilizce, rusça gibi sami, cermen ve islav dillerine özgü bir olaydır: ar. ketebe «yazdı» kökünün kütibe «yazıldı», yüktebü «yazılır», yüktebune «yazılırlar», litükteb «yazıl!»; katebu «mektuplaştı, yazıştı», katibun «yazan, katip», mektubun «yazılmış şey, mektup» mektebun «mektep okul» şekillerine girmesi; almanca sehen «görmek», sah «gördü», gesehen «görmüş, görülmüş»; ing. to write «yazmak» wrote «yazdı», written «yazmış, yazılmış» gibi. Esneme. Çekim (dilbilgisi terimi). Büküm. Eğilme. Bükülme. Bükün.

Haggardness : Yorgunluk. Yabanilik. Bitkinlik.

Wrinkliness : Buruşukluk. Kırışıklılık. Buruşuk olma durumu.

 

Crispest : Gevrekleştirmek. Canlı. Buruşmak. Zindeleştiren. Kıvırcık. Gevrek. Taze. Gıcır gıcır. Gevretmek. Dalgalandırmak.

Crimp : Engellemek. Yapağı lifinin doğal dalgası. Asker toplamak. Lüle lüle saç. Engel. Kıvırmak. Askere almak. Dalgalandırmak. Durdurmak.

Ruga synonyms : furrowy, crispation, furrow, liney, inflection, linier, flexion, torsions, crankle, twisting, furrowed, crispy, flexions, seams, torsion, crinkly, creased, crimps, crispiest, inflexions, seam, lined, crasis, rugosity, contortion, contortions, buckled, curlings, crease, folding, crispier, inflections, crinkliest.

Ruga ingilizce tanımı, definition of Ruga

Ruga kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A wrinkle. A fold. As, the rugæ of the stomach.