Purine türkçesi Purine nedir

  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. en sık rastlananı adenin ve guanindir.
  • Purin.
  • Azotlu organik baz. canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler.
  • Pürin.

Purine ingilizcede ne demek, Purine nerede nasıl kullanılır?

Purine bases : Pürin bazları. Kimyasal yapı olarak pürine benzeyen ve dna’nın yapısında bulunan adenin ve guanin bazları.

Purines : Pürin. Purin.

Mercaptopurine : Merkaptopürin.

Alizarinopurpurin : Kökboyasıgilller familyasındaki bitkilerin köklerinden elde edilen, hücre çekirdeğinin boyanmasında kullanılan bir çeşit boya. Alizarinopurpurin.

Purpurin : Pürpürin.

Purifications : Arıtma. Arınma. Tasfiye. Temizleme ya da arıtma. Arındırma. Arıtım. Temizleme.

Purificatory : Temizleme etkisine sahip olan. Temizleyici. Arıtıcı.

Purified diet : Sentetik rasyon. Deneme hayvanlarına besleme çalışmalarında yedirilen, saf nişasta ve saf selüloz, kazein gibi saf formda olan, beslenme için gerekli besin maddelerinin karışımı, sentetik rasyon, pürüfiye rasyon. Saf rasyon.

 

Purifier : Temizleyici. Arıtma makinesi. Arındırıcı. Arıtma cihazı. Sasör. Arıtma sistemi. Arıtıcı. İrmik sasörü.

Purified : Arınmış. Saf hale getirmek. Arındırmak. Saflaştırılmış. Arıtılmış. Arınmak. Temizlenmiş. Temizlemek. Arındırılan. Arıtmak.

İngilizce Purine Türkçe anlamı, Purine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Purine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Base : Altlık. Kök. Bilgisayar, bilişim, hukuk, fizik, gramer, jeoloji alanlarında kullanılır. Depart. Başlangıç ya da temel sayılan yer ya da nesne. transistorun salgıcı ile toplacını ayıran kesimi. Akarsuların aşındırma yapabildiği en aşağı düzey. Yerdeğişir bir bilgisayar izlencesinde, gerçek adresleri bulmak için göreli adreslere eklenmesi gereken değer. genellikle kullanılan bilimsel sayılama dizgesinde, bir üst ile gücü alınan sayı. örn. 2,7x6,25 (1’5) = 42,1875 deyimindeki 6,25 sayısı. Temel. Kelime kök ve gövdelerinin çekim eki almamış yalın durumu: taş, işçi, bilgili, terbiye, ciltle-, ayakkabı, aktualite, planlama vb. Dayanak.

G : Tanrım. Gramın simgesi. Herif. Sol (müzik terimi). Bin dolar. Tanrı aşkına. Sol notası. İngiliz alfabesinin yedinci harfi. Bin (roma). Gaussun simgesi.

A : Herhangi bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Pek iyi. (herhangi) bir. Atom ağırlığı. Belirli bir tür veya nitelikteki. La (müzik terimi). Bir. Miktar belirtir. İngiliz alfabesinin birinci harfi.

Alkali : Ph değerleri 7.0' den büyük olupasitlerle tuz oluşturabilen ve sulu çözeltileri acı tat veren kimyasal maddelerin genel adı, baz. Alkali. Çözündüğü zaman hidroksil iyonları veren, suda eriyen baz bileşik.

Guanine : Karaciğer ve pankreasta bulunan kimyasal madde. Guanin.

Adenine : Adenin.

Purine synonyms : purines.