Pürin nedir, Pürin ne demek

Pürin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Azotlu organik baz. Canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. Ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. En sık rastlananı adenin ve guanindir.

Teknik terim anlamı:

(purine) Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu bir heterosiklik baz.

Pürin anlamı, tanımı

Pürin bazları : Kimyasal yapı olarak pürine benzeyen ve DNA’nın yapısında bulunan adenin ve guanin bazları

Nükleik asitler : Nükleotit denen ve pürin ya da pirimidin bazlarının biri, riboz ya da deoksiriboz şekerinden biri ve bir fosforik asitten oluşan birimlerin tekrarlanması ile meydana gelen ve çekirdekte ve sitoplâzmada bulunan asitler. DNA, RNA. Bütün canlı hücrelerde, özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan DNA ve RNA gibi asitler.

Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.

 

Organik baz : Aminler ve alkaloitler gibi organik bileşikler.

Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.

Pirimidin : Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.

Nükleotit : DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası. Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.

İmidazol : Formülü C3H4N2, mol kütlesi 68,1 g olan, halkalı bir bileşik. 1,3-diazol. Glioksalin.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

 

Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).

Altıgen : Altı kenarlı çokgen, müseddes. Bu biçimde olan.

Heteros : Farklı, değişik.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol. Gösterişli.

Nüklei : Çekirdek grubu.

Guanin : DNA ve RNA'nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit. DNA ve RNA’nın yapısına katılan bir pürin bazı. Balıklarda dermis tabakasında bulunan, gümüş-beyaz veya yanar döner mavi-yeşil renk tonlarını veren bir renk pigmenti. DNA ve RNA’nın yapısına giren bir pürin bazı, guanozin nükleotit.

Hetero : Yunanca diğer anlamına gelen ön ek. Farklılığı veya benzemezliği ifade eden Latince bir ön ek.

Adenin : Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu bir pürin. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), nikotinamit adenin dinükleotidin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotit, flavin adenin dinükleotit (FAD) ve flavin mononükleotidin (FMN) yapısında bulunan azotlu bir baz. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), adenozin difosfatın (ADP), (AMP), nikotinamit adenin dinükleotitin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotitin, flavin adenin dinükleotitin (FAD), flavin mononükleotitin (FMN) ve nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazı. Nükleik asitlerin, adenozin trifosfat, nikotinamit adenin dinükleotit, nikotinamit adenin dinükleotit fosfat ve flavin adenin dinükleotidin yapısına giren bir pürin bazı.

Verici : Veren, verme yanlısı olan kimse. Çıkar gözetmeksizin her türlü yardımı yapan, esirgemeyen kimse. Başkasına aktarılmak üzere kan, doku veya organ veren kimse, donör. Elektromanyetik dalgalar yardımıyla işaret, ses ve görüntü iletmeye yarayan cihazların genel adı.

Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.

Azotlu : İçinde azot bulunan.

Diğer dillerde Pürin anlamı nedir?

İngilizce'de Pürin ne demek ? : purine