Pirimidin nedir, Pirimidin ne demek
Pirimidin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.
Pirimidin hakkında bilgiler
Pirimidin, genellikle nükleik asitlerde, ayrıca bazı koenzimler ile vitaminlerde bulunan azotlu aromatik bazların genel adı. En basit pirimidin yapısı C4H4N2'dir ve biyoloji açısından son derece ilgi çekici olan pirimidinler, bu ana yapının türevleridir. Üç pirimidin (sitozin, timin ve urasil), biyolojik sistemde bulunur. Urasil, yalnızca ribonükleik asitte (RNA), timin deoksiribonükleik asitte (DNA), sitozinse hem DNA'da, hem de RNA'da görülür. Pirimidinlerin biçimleri ve boyutları, aynı zamanda da pürinlerle hidrojen bağları oluşturma yetenekleri, nükleik asitlerin üç boyutlu yapılarını ve biyolojik işlevlerini sağlar.
Pirimidin tanımı, anlamı
Piri : Küçük çivi. Küçük köpek. Kastamonu ilinde, Çatalzeytin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer
Pirim : Çürük, bere.
Pirimidin bazları : Kimyasal yapı olarak pirimidine benzeyen sitozin, timin ve urasil bazları.
Pirimidin dimeri : Mor ötesi ışığa maruz kalan bir hücrede, DNA molekülü üzerinde birbirine komşu iki pirimidin, genellikle timinler arasında kovalent bağlanma sonucu oluşan dimer, timin dimeri.
Pirimidin glikozidi : Fiğ ve baklada bulunan visin ve konvisin içeren glikozit.
Ribonükleik asit : Bazı virüslerde kalıtım materyali olan, esas itibarı ile protein sentezi ile ilgili olan, bazlardan biri (A, G, C ya da U), şeker (riboz) ve fosforik asitten oluşan nükleotitlerin meydana getirdiği uzun zincirler. DNA'dan protein sentezi için kopyalanan şifreyi taşıyan mRNA, amino asitleri ribozoma taşıyan tRNA ve protein sentezinin yapılmasında görev alan ve ribozomların yapısına giren rRNA tipleri bulunur. Protein sentezinde rol oynayan ribozomal RNA (rRNA), mesajcı RNA (mRNA) ve taşıyıcı RNA (tRNA) olmak üzere üç tipi bulunan, DNAnın transkripsiyonuyla oluşan tek zincirli nükleik asit molekülü. Bir D-riboz şekeri, bir fosforik asit ve dört azot bazından (adenin, guanin, sitozin, urasil) birisini içeren nükleotitlerin polimeri, RNA. Hücrenin protein sentezinde önemli rol oynayan, hücrenin çekirdek ve sitoplazması içinde bulunan, DNAnın transkripsiyonuyla oluşan tek zincirli ribonükleotit polimeri. Mesajcı RNA, ribozomal RNA ve taşıyıcı RNA olmak üzere üç tip RNA vardır.
Hidrojen bağları : Genellikle oksijen ve azot gibi negatif elektrik yüklü atomlarla diğer bir negatif yüklü atomlara kovalent olarak bağlanmış hidrojen atomları arasında oluşan bağlar.
Nükleik asitler : Nükleotit denen ve pürin ya da pirimidin bazlarının biri, riboz ya da deoksiriboz şekerinden biri ve bir fosforik asitten oluşan birimlerin tekrarlanması ile meydana gelen ve çekirdekte ve sitoplâzmada bulunan asitler. DNA, RNA. Bütün canlı hücrelerde, özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan DNA ve RNA gibi asitler.
Nükleik asit : Bütün canlı hücrelerde özellikle hücre çekirdeğinin proteininde bulunan kompleks asit gruplarından her biri.
Metabolizma : Canlı organizmada veya canlı hücrelerde hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, biyolojik ve kimyasal değişimlerin bütünü, özümlemenin ve yadımlamanın toplamı.
İlgi çekici : İlgiyi, dikkati üzerinde toplayan.
Yetenekler : Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. Dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.
Son derece : Pek çok, çok fazla, son kerte.
Üç boyutlu : Eninden ve boyundan başka derinliği de olan, üç buutlu.
Nükleotit : DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid. İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası. Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.
Biyolojik : Biyoloji ile ilgili, dirim bilimsel.
Oluşturma : Oluşturmak işi.
Aromatik : Aromalı.
Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).
Yalnızca : Yalnız olarak. (ya'lnızca) Belli durumun, şartın veya işin dışına çıkmaksızın, yalnız, ancak, tek, sırf, salt, sadece. Tek başına.
Diğer dillerde Pirimidin anlamı nedir?
İngilizce'de Pirimidin ne demek ? : pyrimidine

Bu kısımda Pirimidin nedir? Pirimidin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pirimidin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pirimidin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.