Nükleotit nedir, Nükleotit ne demek

Nükleotit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

DNA ya da RNA'nın tekrarlanan birimleri; riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan nükleositin fosfat esteri. Pürin nükleotitler adenin ve guanin bazları, pirimidin nükleotitler sitozin, timin ya da urasil bazları içerir. Aynca adenozin trifosfat (ATP), guanozin trifosfat (GTP) gibi enerji taşıyıcısı ya da nikotinamit adenin dinükleotit (NAD), flavin adenin dinükleotit (FAD) gibi koenzimlerin yapısında bulunurlar. Nükleotid.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Bir pürin veya pirimidin bazının bir riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleositin bir fosfat esteri.

Teknik terim anlamı:

İki şeker, bir pürin ve bir pürimidin bazından oluşan tek bir DNA sırası.

Nükleotit anlamı, tanımı

Nükleotit dizisi : DNA ya da RNA zincirini oluşturan nükleotitler dizisi

Piridin nükleotit : Piridin halkasına sahip nikotinamidi içeren NAD veya NADP koenzimi, piridin koenzim.

Nikotinamit adenin dinükleotit : Nikotinamit, adenin, iki riboz ve iki fosfat grubundan oluşan önemli bir koenzim. Bütün canlı hücrelerde bulunan, hidrojen alıcı olarak hareket eden ve NADH'ye indirgenen, hücrede önemli bir indirgeyici güç olarak bulunan, oksidatif fosforilâsyonda elektron taşıyıcısı olarak görev yapan bir madde. Bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören koenzim, NAD.

 

Flavin adenin dinükleotit : Bazı oksidatif enzimlere (flavoprotein) prostetik grup olarak bağlanan, metabolik reaksiyonlarda elektron taşıyıcı olarak görev yapan riboflavinin bir türevi; önemli bir koenzim. FAD şekli oksitlenmiş, FADH2 şekli indirgenmiş halidir. Riboflavinin bir türevi olup bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören önemli bir koenzim, FAD.

Adenozin trifosfat : Peş peşe üç fosfat grubu taşıyan riboz şekerine bağlı adenozinden oluşan bir nükleotit. Riboz şekeri yerine deoksiriboz bulunduğu durumda dATP oluşur. Enerji yüklü olan bu molekül enerji kaynağı olarak, bütün canlıların metabolik reaksiyonlarında fotosentez ve oksidatif fosforilâsyon sırasında adenozin difosfata (ADP) dönüşerek enerji ve fosfat (Pi) ve adenozin monofosfata (AMP) dönüşerek enerji ve pirofosfat (PPi) verir. Bütün canlıların metabolik reaksiyonlarında, fotosentez ve oksidatif fosforilasyon sırasında adenozin difosfata dönüşerek enerji ve fosfat, adenozin monofosfata dönüşerek de enerji ve pirofosfat veren, genellikle şekeri riboz olanlar ATP ile deoksiriboz olanlar dATP ile gösterilen, peş peşe üç fosfat grubu taşıyan riboz şekerine bağlı adenozinden oluşan bir nükleotit. Hücrede kimyasal enerjinin saklandığı ve serbestlendiği bir organik molekül ve nitrojenli bir baz olan adenin, bir pentoz şeker olan riboz ve üç fosfat radikalinden oluşan bir nükleotit, ATP. Son iki fosfat radikali moleküle yüksek enerjili çok kararsız olan fosfat bağlarıyla bağlıdır ve bu bağlar hücresel reaksiyonları yürütmek için enerji gerektiğinde hemen parçalanabilir. Adenozin trifosfatın hidrolizi sonucu açığa çıkan serbest enerji; ribozomlarda protein üretiminin yapılması, hücre zarındaki aktif taşınmada ve kas kasılması gibi mekanik işlerde kullanılır.

 

Guanozin trifosfat : Bir guanin, bir riboz (ya da deoksiriboz) ve üç fosfat grubu kapsayan, enerji kaynağı olarak kullanılan nükleotit. Hücre içerisinde meydana gelen bazı biyokimyasal tepkilerde enerji için kullanılan bir tür molekül, GTP. Bir guanin, bir riboz ve üç fosfat grubu kapsayan enerji kaynağı olarak kullanılan nükleotit, GTP.

Tekrarlanan birim : Kromozom üzerinde aynı genin peş peşe tekrarlanmasından oluşan birim.

Dinükleotit : 3'-5' fosfodiester bağı ile bağlı iki nükleotit.

Nikotinamit : İnsanda pellagra hastalığının tedavisinde kullanılan, enzim kofaktörleri NAD ve NADP'de bulunan, nikotinik asitten türeyen bir amit. Niyasin, B5 vitamini. Formülü C5H4NCONH2, mol kütlesi 122,1g, e.n.129°C olan, nikotinik asit amidi olarak ve pp vitamini olarak bilinen, suda çözünen beyaz kristal halinde bir madde. B5 vitamini. Niyasin.

Nükleosit : Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik.

Pirimidin : Nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına giren ve pürinlerle çiftler oluşturan, bazıları fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak da metabolizmaya giren, canlı hücrelerde sitozin, urasil ve timin gibi çeşitleri bulunan azotlu bazlar. Nükleotit ve nükleik asitlerde bulunan azotlu ve altıgen pirimidin halkasına sahip sitozin, timin, urasil bazından biri.

Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.

Guanozin : Riboza guanin eklenmesi ile oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan guaninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

Adenozin : Bir pürin bazı olan adeninin riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlanması ile oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit. Bir pürin bazı olan adeninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.

Koenzim : Bir enzimi aktifleştiren enzimin protein olmayan bileşeni. Koferment. Organik bileşikler (C21H36O16N7P3S gibi) veya metal iyonlarından (K, Mg, Fe gibi) oluşan ve enzimlerin etkinliğinde yer alan bir katalizör. Bir enzimi aktif duruma getiren, enzimin protein olmayan bileşeni, koferment. Bir enzimin aktivitesi için gerekli olan, grup transferinde, oksidoredüksiyon ve izomerizasyon reaksiyonlarında önemli rol oynayan, genellikle vitamin olan organik bir molekül.

Sitozin : Nükleik asit molekülünün (DNA ve RNA), dört temel bazından biri. Yapısmda bir heterosiklik halka bulunan, oluşturduğu nükleotit DNA çift ipliğinde daima guanin nükleotit ile üç hidrojen bağı ile birleşen, timin ile birlikte pirimidin grubunu oluşturan bir baz. Nükleik asit molekülünün dört temel bazından birisi. DNA ve RNA’nın yapısında bulunan bir pirimidin bazı.

Nikotin : Tütün yapraklarından çıkarılan, renksiz, açıkta bırakıldığında havadan oksijen alarak esmerleşen, 247 °C'de kaynayan, 1,033 yoğunluğunda çok zehirli bir alkaloit (C10H14N2).

Urasil : Ribonükleik asidin bileşimine giren bir azotlu baz; pirimidin bazı. Yalnızca RNA’nın yapısına katılan bir pirimidin bazı. RNA’nın yapısında bulunan bir pirimidin bazı.

Bazlar : Hidrojen iyonlarını alan kimyasal maddeler.

Diğer dillerde Nükleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Nükleotit ne demek ? : nucleotide