Adenozin nedir, Adenozin ne demek
Adenozin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Biyoloji'deki anlamı:
Bir pürin bazı olan adeninin riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlanması ile oluşan nükleosit.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Bir pürin bazı olan adeninin riboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.
Teknik terim anlamı:
Bir pürin bazı olan adeninin riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan nükleosit.
Adenozin anlamı, kısaca tanımı
Adenozin deaminaz : Pürin nükleotitlerin yıkım yolunda AMPı IMPa veya adenozini inozine katalize eden, eksikliğinde bağışıklık yetersizliğine yol açan enzim.
Adenozin difosfat : Peş peşe iki fosfat grubunun bağlandığı, adenozini taşıyan nükleotit. Enerji taşıma reaksiyonlarında önemli olup adenozin trifosfata (ATP) dönüşen, fotosentez ile oksidatif fosforilâsyon olaylarında adenozin trifosfattan oluşan nükleotit. Genellikle şekeri riboz olanlar ATP ile, deoksiriboz olanlar dATP ile gösterilir. Enerji taşıma reaksiyonlarında önemli olup adenozin trifosfata (ATP) dönüşen, genellikle şekeri riboz olanlar ADP ile deoksiriboz olanlar dADP ile gösterilen, peş peşe iki fosfat grubunun bağlandığı, adenozin taşıyan bir nükleotit. Adenin, riboz ve iki fosfat grubu kapsayan nükleotit. ATPnin hidroliziyle oluşur, oksidatif fosforilasyon ve substrat düzeyinde fosforilasyonla ATPye geri dönüştürülür. Kan pulcuklarının kümeleşmesine neden olan madde, ADP.
Adenozin monofosfat : ATP veya ADP'nin hidrolizle parçalanması sonucu serbest enerji vererek meydana gelen bir nükleotit; adenozinin şekerfosfat esteri. Şekeri riboz olanlar AMP, deoksiriboz olanlar dAMP olarak gösterilir. Şekeri riboz olanlar AMP, deoksiriboz olanlar dAMP olarak gösterilen, ADP veye ATPnin hidrolizle parçalanması sonucu serbest enerji vererek meydana gelen bir nükleotit, adenozinin şekerfosfat esteri. Adenin, riboz ve bir fosfat grubu kapsayan nükleotit. ATP veya ADPnin hidrolizle parçalanması sonucu serbest enerji vererek meydana gelen bir nükleotit, adenilat, AMP.
Adenozin trifosfat : Peş peşe üç fosfat grubu taşıyan riboz şekerine bağlı adenozinden oluşan bir nükleotit. Riboz şekeri yerine deoksiriboz bulunduğu durumda dATP oluşur. Enerji yüklü olan bu molekül enerji kaynağı olarak, bütün canlıların metabolik reaksiyonlarında fotosentez ve oksidatif fosforilâsyon sırasında adenozin difosfata (ADP) dönüşerek enerji ve fosfat (Pi) ve adenozin monofosfata (AMP) dönüşerek enerji ve pirofosfat (PPi) verir. Bütün canlıların metabolik reaksiyonlarında, fotosentez ve oksidatif fosforilasyon sırasında adenozin difosfata dönüşerek enerji ve fosfat, adenozin monofosfata dönüşerek de enerji ve pirofosfat veren, genellikle şekeri riboz olanlar ATP ile deoksiriboz olanlar dATP ile gösterilen, peş peşe üç fosfat grubu taşıyan riboz şekerine bağlı adenozinden oluşan bir nükleotit. Hücrede kimyasal enerjinin saklandığı ve serbestlendiği bir organik molekül ve nitrojenli bir baz olan adenin, bir pentoz şeker olan riboz ve üç fosfat radikalinden oluşan bir nükleotit, ATP. Son iki fosfat radikali moleküle yüksek enerjili çok kararsız olan fosfat bağlarıyla bağlıdır ve bu bağlar hücresel reaksiyonları yürütmek için enerji gerektiğinde hemen parçalanabilir. Adenozin trifosfatın hidrolizi sonucu açığa çıkan serbest enerji; ribozomlarda protein üretiminin yapılması, hücre zarındaki aktif taşınmada ve kas kasılması gibi mekanik işlerde kullanılır.
Adenozin trifosfataz : Adenozin trifosfatı (ATP) adenozin difosfat (ADP) ve ortofosfata (Pi) hidrolizleyen enzim. Çıkan serbest enerji organizmada mekanik iş olarak, kasta, enzim reaksiyonlarında, zardan iyon taşınmasında kullanılabilir. Aynı zamanda mitokondrideki kapling faktör 1'in bir parçası olup ADP+Pi = ATP şeklinde ters reaksiyonu katalizler. ATP sentetaz. Adenozin trifosfatı adenozin difosfat ve ortafosfata hidrolizleyen enzim, ATP sentetaz, ATPaz. Genellikle enerji gerektiren bazı reaksiyonlarda adenozin trifosfatı, adenozin difosfat ve ortofosfata hidrolize eden enzim, ATPaz.
Dideoksi adenozin trifosfat : Deoksiribozun üçüncü karbonunda hidroksil grubu bulunmayan modifiye edilmiş adenozin trifosfat. Dideoksi ATP.
Döngüsel adenozin monofosfat : Adenozin monofosfatta şekerin 5ı karbonuna bağlı fosforik asidin adenilat siklaz aracılığıyla ribozun 3ı karbonuna bağlanmasıyla meydana gelen, hormon ve benzerleri maddelerin fonksiyonlarına aracılık eden bir nükleotit, siklik AMP, cAMP, halkasal adenozin monofosfat. İkinci haberci olarak çeşitli metabolik yolların düzenleyicisi olan önemli bir molekül.
Halkasal adenozin monofosfat : Adenozin monofosfatta, şekerin 5' karbonuna bağlı fosforik asidin adenilat siklaz aracılığı ile ribozun 3' karbonuna bağlanması ile meydana gelen bir nükleotit. Bezlerin hormonal kontrolünde, hücreler arası haberleşmede, kanser hücrelerinde ve çok çeşitli hücre aktivitesinde önemli rolü olan, çeşitli metabolik olaylarda ikinci haberci molekül olarak kullanılan bir molekül. Siklik adenozin mo-nofosfat, halkasal AMP. Döngüsel adenozin monofosfat.
Nükleosit : Riboz ya da deoksiriboz şekerine bağlı bir pürin ya da pirimidin bazından (adenin, guanin, sitozin, timin ya da urasil) oluşan herhangi bir grup bileşik. Adenozin, sitidin, üridin, timidin, guanidin gibi. Bir pürin veya pirimidin bazının riboz veya deoksiriboz şekerine bağlanmasıyla oluşan bir bileşik.
Bağlanma : Bağlanmak işi veya durumu.
Bağlan : Sev, sevdiğine bağlı kal anlamında kullanılan bir isim . Diyarbakır şehri, Kayacık nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Iğdır şehri, Tuzluca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
Adenin : Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu bir pürin. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), nikotinamit adenin dinükleotidin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotit, flavin adenin dinükleotit (FAD) ve flavin mononükleotidin (FMN) yapısında bulunan azotlu bir baz. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), adenozin difosfatın (ADP), (AMP), nikotinamit adenin dinükleotitin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotitin, flavin adenin dinükleotitin (FAD), flavin mononükleotitin (FMN) ve nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazı. Nükleik asitlerin, adenozin trifosfat, nikotinamit adenin dinükleotit, nikotinamit adenin dinükleotit fosfat ve flavin adenin dinükleotidin yapısına giren bir pürin bazı.
Şekeri : Çok tatlı, ufak bir çeşit armut.
Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.
Bağla : Buğday ve arpanın içinde bulunan burçak, mercimek şeklinde siyah tanecikler. Bakla yaprağına benzeyen ve pişirilip yenilen bir bitki. Fasulye. Değirmen çarkını firenleyen ağaç. Su bendi tıkacı. Ufak göl. Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent. Duvarların arasına yatay olarak konulan ağaç. Çoban köpeklerinin boynuna takılan, üzerinde sivri dişler bulunan demir halka. (Adalıkuzu, Hacılar Güdül Ankara) (bakla) : (Akbaş Güdül Ankara).
Şeker : Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı. Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Şeker hastalığı. Sevimli, cana yakın ve güzel.
Riboz : Ribonükleik asitlerin ve ribonükleotitlerin yapısında bulunan beş karbonlu şeker. Formülü CH2OH(CHOH)3CHO, mol kütlesi 150,1 g olan, D-riboz; bazı nükleik asit ve koenzimlerin bileşiminde furanozit ve piranozit şeklinde bulunabilen bir pentoz şeker. D-2-deoksiriboz; Formülü HOH2C(CHOH)2CH2CHO, mol kütlesi 134,1g olan deok-siribonükleik asit ve hücreye ait çekirdekte bulunan bir bileşik şeker. Beş karbonlu aldoz yapısındaki monosakkaritlerden biri. RNA, FAD, NAD, NADP ve koenzim Anın bir bileşeni.
Pürin : Azotlu organik baz. Canlı hücrelerde bulunan çeşitleri olan adenin ve guanin nükleik asitlerin nükleotitlerinin yapısına girer ve pirimidinlerle çift oluştururlar. Ayrıca pürin nükleotitler fosfat verici ve enerjice zengin bileşikler olarak metabolizmaya girerler. (purine) Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu bir heterosiklik baz. Nükleotitler ve nükleik asitlerde bulunan azotlu, altıgen pirimidin halkasıyla beşli bir imidazol halkasına sahip baz. En sık rastlananı adenin ve guanindir.
Şeke : Üzüm suyunun pekmez toprağı ile kestirilerek, leğende biraz kaynatıldıktan ve süzüldükten sonraki durumu.
Diğer dillerde Adenozin anlamı nedir?
İngilizce'de Adenozin ne demek ? : adenosine


Bu kısımda Adenozin nedir? Adenozin ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Adenozin tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Adenozin hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.