Flavin adenin dinükleotit nedir, Flavin adenin dinükleotit ne demek

Flavin adenin dinükleotit; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Bazı oksidatif enzimlere (flavoprotein) prostetik grup olarak bağlanan, metabolik reaksiyonlarda elektron taşıyıcı olarak görev yapan riboflavinin bir türevi; önemli bir koenzim. FAD şekli oksitlenmiş, FADH2 şekli indirgenmiş halidir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Riboflavinin bir türevi olup bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören önemli bir koenzim, FAD.

Flavin adenin dinükleotit kısaca anlamı, tanımı

Aden : Salgı yapan organ, bez

Adenin : Nükleik asitlerin yapısında bulunan azotlu bir pürin. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), nikotinamit adenin dinükleotidin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotit, flavin adenin dinükleotit (FAD) ve flavin mononükleotidin (FMN) yapısında bulunan azotlu bir baz. Adenozin nükleositin, adenozin trifosfatın (ATP), adenozin difosfatın (ADP), (AMP), nikotinamit adenin dinükleotitin (NAD), nikotinamit adenin dinükleotit fosfatın (NADP), flavin nükleotitin, flavin adenin dinükleotitin (FAD), flavin mononükleotitin (FMN) ve nükleik asitlerin yapılarında bulunan azotlu bir pürin bazı. Nükleik asitlerin, adenozin trifosfat, nikotinamit adenin dinükleotit, nikotinamit adenin dinükleotit fosfat ve flavin adenin dinükleotidin yapısına giren bir pürin bazı.

 

Dinükleotit : 3'-5' fosfodiester bağı ile bağlı iki nükleotit.

Flavin : Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin olarak bulunan, FAD ve FMN'de olduğu gibi bir enzime bağlı olan, yeşilimsi sarı flüoresans gösteren san pigment grubundan herhangi biri. İzoalloksazin çekirdek ve özellikle riboflavin içeren bileşiklerin bir grubu. Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin içeren FAD ve FMN yapısında bir enzime bağlı olarak bulunmaktadır.

Elektron taşıyıcı : Geri dönüşlü olarak elektronları alabilen veya verebilen flavoprotein veya sitokrom gibi bir protein.

Prostetik grup : Birçok enzimlerde olduğu gibi, genellikle aktif merkezin bir kısmını oluşturan proteine sıkıca bağlı, diyalizle uzaklaştırılamayan, protein olmayan flâvin, metal iyonları gibi kimyasal maddeler. Bileşik proteinlerin içerdiği aminoasit yapısında olmayan bileşik. Bir proteine kovalent olarak bağlanmış, diyalizle uzaklaştırılması mümkün olmayan ve proteinin etkinliği için gerekli olan bir metal iyonu veya organik bir bileşik.

Flavoprotein : Prostetik grup olarak bir flavin nükleotit (FAD veya FMN) içeren protein.

Elektronlar : Negatif elektrik yük birimini taşıyan ve bütün atomların çekirdeklerinin çevresinde bulunan parçacıklar.

Oksidasyon : Paslanma. Paslandırma. [Bakınız: yanma]. [Bakınız: yükseltgenme]. Yükseltgenme. Bir kimyasal maddenin oksijen ile birleşmesi ya da oksijen etkisi altında parçalanması olayı; yanma.

Riboflavin : B2 Vitamini. Molekülünde D-ribitol bağlanmış izoalloksazin halkası içeren, kaymağı alınmış süt, yumurta ve karaciğerde bulunan, yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizma tarafından sentezlenen, biyolojik etkin biçimi oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerde prostetik grup olarak rol oynayan FAD ve FMN olan, eksikliğinde deri lezyonları, kilo kaybı, çeşitli göz bozuklukları, büyümede gerileme ve felçlere neden olan, sarı yeşilimsi floresans gösteren, portakal sarısı renkte kristal toz şeklinde ve ticari yemlik kalitede üretilen, suda çözünen B kompleks vitaminlerden biri, B2 vitamini, G vitamini, ovoflavin, verdoflavin, hepatoflavin, laktoflavin. Bütün yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, bütün canlı hücrelerde koenzim flâvin adenin dinükleotit (FAD)'in ve flâvin mononükleotit (FMN)'in bir komponenti olarak görev yapan, sütte, karaciğerde, bira mayası ve yeşil bitkilerde bol bulunan, noksanlığında insanlarda deride yarık ve çatlamalara yol açan B vitaminleri grubundan bir vitamin. B2 vitamini. Oksidasyon olaylarında önemli rolü olan vitamin B2; sarı bir enzim.

 

Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.

Koenzim f : Tetrahidrofolat.

Metabolik : Metabolizmaya ait olan.

Taşıyıcı : Taşıma işini yapan kimse ya da şey. Kendisi hastalığa yakalanmaksızın o hastalığın sebebi olan mikrobu taşıyan kimse veya hayvan, portör. Ücretle yük taşıyarak geçinen kimse, yükçü, sırtçı, hamal. Aktarıcı.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

İndirgen : Oksit durumundaki cisimlerin oksijenini alma veya daha düşük bir oksitleme derecesine indirme özelliği olan (madde).

Bağlanan : Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent.

Hidrojen : Oksijenle birleşerek suyu oluşturan, atom numarası 1, rengi, kokusu ve tadı olmayan bir gaz, müvellidülma (simgesi H).

Koenzim : Bir enzimi aktifleştiren enzimin protein olmayan bileşeni. Koferment. Organik bileşikler (C21H36O16N7P3S gibi) veya metal iyonlarından (K, Mg, Fe gibi) oluşan ve enzimlerin etkinliğinde yer alan bir katalizör. Bir enzimi aktif duruma getiren, enzimin protein olmayan bileşeni, koferment. Bir enzimin aktivitesi için gerekli olan, grup transferinde, oksidoredüksiyon ve izomerizasyon reaksiyonlarında önemli rol oynayan, genellikle vitamin olan organik bir molekül.

Elektro : Elektrokardiyografi. Elektrikle ilgili.

Diğer dillerde Flavin adenin dinükleotit anlamı nedir?

İngilizce'de Flavin adenin dinükleotit ne demek ? : flavin adenine dinucleotide