Flavin nedir, Flavin ne demek

Flavin; Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir kelimedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin olarak bulunan, FAD ve FMN'de olduğu gibi bir enzime bağlı olan, yeşilimsi sarı flüoresans gösteren san pigment grubundan herhangi biri.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İzoalloksazin çekirdek ve özellikle riboflavin içeren bileşiklerin bir grubu. Yüksek hayvan ve bitkilerde genellikle riboflavin içeren FAD ve FMN yapısında bir enzime bağlı olarak bulunmaktadır.

Flavin anlamı, kısaca tanımı

Flavin adenin dinükleotit : Bazı oksidatif enzimlere (flavoprotein) prostetik grup olarak bağlanan, metabolik reaksiyonlarda elektron taşıyıcı olarak görev yapan riboflavinin bir türevi; önemli bir koenzim. FAD şekli oksitlenmiş, FADH2 şekli indirgenmiş halidir. Riboflavinin bir türevi olup bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören önemli bir koenzim, FAD

Flavin mononfikleotit : Riboflavinin ATP ile fosforilâsyonu sonucu teşekkül eden riboflavin 5' fosfat.

Flavin mononükleotit : Riboflavin fosfat, bazı oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarında hidrojen atomları ve elektronların taşıyıcısı olarak işlev gören koenzim, FMN.

Riboflavin : B2 Vitamini. Molekülünde D-ribitol bağlanmış izoalloksazin halkası içeren, kaymağı alınmış süt, yumurta ve karaciğerde bulunan, yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizma tarafından sentezlenen, biyolojik etkin biçimi oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen enzimlerde prostetik grup olarak rol oynayan FAD ve FMN olan, eksikliğinde deri lezyonları, kilo kaybı, çeşitli göz bozuklukları, büyümede gerileme ve felçlere neden olan, sarı yeşilimsi floresans gösteren, portakal sarısı renkte kristal toz şeklinde ve ticari yemlik kalitede üretilen, suda çözünen B kompleks vitaminlerden biri, B2 vitamini, G vitamini, ovoflavin, verdoflavin, hepatoflavin, laktoflavin. Bütün yeşil bitkiler ve birçok mikroorganizmalar tarafından sentezlenen, bütün canlı hücrelerde koenzim flâvin adenin dinükleotit (FAD)'in ve flâvin mononükleotit (FMN)'in bir komponenti olarak görev yapan, sütte, karaciğerde, bira mayası ve yeşil bitkilerde bol bulunan, noksanlığında insanlarda deride yarık ve çatlamalara yol açan B vitaminleri grubundan bir vitamin. B2 vitamini. Oksidasyon olaylarında önemli rolü olan vitamin B2; sarı bir enzim.

 

Yeşilimsi : Rengi yeşili andıran, yeşile benzeyen, yeşilimtırak.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Bulunmak : Bulma işine konu olmak. Bir yerde olmak. Herhangi bir durumda olmak.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

 

Pigment : Boyar madde.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Bulunma : Bulunmak işi.

Bileşik : Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Pigme : Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi.

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Enzim : Bir kimyasal tepkimeyi gerçekleştiren ve onu hızlandıran, çoğunlukla protein yapısında olan organik madde.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Genel : Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.

Diğer dillerde Flavin anlamı nedir?

İngilizce'de Flavin ne demek ? : flavin