Pigme nedir, Pigme ne demek

Pigme; kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Boy ortalaması 150 santimetrenin altında olan Afrika kökenli bir zenci topluluğun bireyi

Pigme hakkında bilgiler

Orta Afrika'nın ilk sakinlerinden biri olarak kabul edilen Pigmeler, günümüzde Papua Yeni Gine ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde de yaşayan ve genel olarak 1.5 metreyi aşmayan boylarıyla hatırlanan yerli bir kabiledir.

Papua Yeni Gine, Güneybatı Büyük Okyanus’ta, Avustralya kıtasının kuzeyinde ve ekvatorun güneyinde, 0°-10° güney enlemleri ve 130°-150° doğu boylamları arasında, Yeni Gine Adasının doğu yarısı, Bismarck Takımadası ve birçok bitişik ada gruplarını içine alan bağımsız bir ülke. Batısında Endonezya, güneyinde Avustralya bulunur.

Bölgede yaşayan ilk insanların kimler olduğu hakkında bilgiler kesin değildir. Bu adalar topluluğunda hayâtın 10.000 yıl evvel başladığı kabul edilir. Arkeolojistlerin çalışmalarına ve elde edilen târihî kayıtlara göre bölgenin bilinen ilk insanları kuzeyden gelen Malenezyalılar ile Papua yerli dilini kullanan ada yerlileridir. Daha sonra Asya ve Endonezya’dan göçler yapılmıştır.

Ülkede yerli nüfûsu olarak üç ana grup vardır; güney ve iç bölgelerde Papuanlar, kuzey ve doğuda Malenezyalılar ve batı bölgelerde Pigmeler. Bunların dışında ayrıca Avustralyalılar, Polinezyalılar ve bir miktar da Çinliler mevcuttur. Yerlilerin çoğunluğu siyah derilidir. Bunlardan deri renkleri sarı ile siyah arasında değişebilen, yuvarlak kafa yapılı Pigmeler, kısa boylu olmalarıyla bilinir.

 

Pigme anlamı, kısaca tanımı:

Orta : Sorunların çözümünde aşırılıklardan kaçınan, ölçülü bir yöntem izleyen. Orantı. Başlangıcı ile bitimi arasında eşit uzaklıkta olan süre. İki karşıt nitelik veya durum arasında bulunan, tutarlı, ılımlı, vasat. Öğretimde, öğrencinin değerlendirilmesinde geçer not ile iyi arasındaki derece. Futbolda oyunculardan birinin, topu, kale ağzında duran arkadaşlarına havadan yollamak için yaptığı vuruş. Ne büyük ne küçük, midi. İyi ile kötü arasındaki durum. Defterde, bir araya getirilmiş belli sayıda yaprakların oluşturduğu bölümlerden her biri. Yeniçeri Ocağında tabur. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri. Bir olayın, içinde gerçekleştiği yer. Ne uzun ne kısa, midi. Bir şeyin eşit olarak ayrılabileceği bölüm. Bir şeyin kenarlarından merkeze doğru yaklaşık olarak aynı uzaklıkta olan yer. Her iki yanında kendi türünden aynı nitelikte nesneler, durumlar bulunan.

Afrika : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Toplu : Hepsi bir arada bulunan, toplanmış. Vücutça dolgun. Topunu, tamamını, bütününü içine alan. Topu olan. Düzenlenmiş, dağınık olmayan. Bir arada, bütün, kombine.

Pigment : Boyar madde.

Santimetre : Bir metrenin yüzde biri uzunluğunda bir ölçü birimi, santim (cm).

Altın : Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke. Üstün nitelikli, değerli.

 

Köken : Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Soy, asıl.

Zenci : Siyah ırktan olan kimse, siyahi.

Birey : Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert.

Kabul : Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Akseptans. Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Bir yere alınma.

Demokratik : Demokrasiye uygun.

Pigment birikimi : Pigment artışı nedeniyle deri veya dokuda meydana gelen renk koyuluğu veye renk değişikliği, pigment birikimi.

Pigment hücresi : [Bakınız: renk hücresi] [Bakınız: renk gözesi]

Pigment inkontinensi : Pigment tutamama.

Pigment tutamama : Melanin granüllerinin subepidermal dermiste serbest halde veya makrofajların içerisinde bulunması, pigment inkontinensi. Likenoid dermatozis, lupus eritematozus, eritema muitiforme ve basit büllöz epidermolizis gibi bazal hücrelerin hidropik dejenerasyonuna neden olan değişimlerden kaynaklanır.

Pigmentasyon : Bir organ veya organizmada renk veren maddelerin toplanması. Pigment birikimi. Renk verici maddenin birikimi. Pigment artışı nedeniyle deri veya dokularda meydana gelen renk değişikliği. Tavukların gaga, bacak ve kloaka rengi.

Pigmentasyon mutantları : Bazı mutasyonların pigment oluşturan mikroorganizmalarda bu yeteneğin kaybolmasına yol açmasıyla oluşan mutantlara verilen ad

Pigmentogenezis : Pigment oluşması.

Pigmentolizis : Pigmentin yıkımlanarak ortadan kalkması.

Diğer dillerde Pigme anlamı nedir?

İngilizce'de Pigme ne demek? : n. pygmy, pigmy

Almanca'da Pigme : n. Pygmäe

Rusça'da Pigme : n. пигмей (M)

adj. пигмейский